Şu karikatür demokrasi çok komik. Birçok kez yazdığım gibi, 4-5 yılda bir kullanılan oy, yani aman karşısına bulaşmasın diye itinayla katlayarak attığımız oy demokrasi filan değil, Japon kağıt katlama sanatı origamiden başka bir şey değil. Öte yandan bu demokrasi çok trajik çünkü bu temaşa sadece seyredilip geçilmiyor, mağdurları doğrudan biz oluyoruz. Yani tabii ki 'Allah bütün devletlere zeval versin' ama mesela 1000 odalı saray kendisine dar gelen monarşik rejimin başı Erdoğan ile 2 odalı çiftlik evinde yaşayan Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica'yı karşılaştırdığınızda bu komediye sadece gülmekten ve trajik temaşayı seyretmekten vazgeçerek oyuna dahil olmak zorunda kalıyoruz. (Kavgada bile söylenmeyecek Erdoğan-Mujica karşılaştırması için Mujica'dan özür dileyerek) Özellikle son Yunanistan seçiminden sonra bu durum en azından başlangıç için umut-imrenme karışımı bir ağız tadıyla karşımıza çıktı.

Bu yüzden her seçimden önce ve sonra yapılan seçim analizlerine(!) bu sefer ben de katılmaya karar verdim. Başlıyorum; matematiksel olarak AKP'nin iktidarı kaybetmesi için HDP'nin barajı aşması gerekir. Yani AKP'yi iktidardan düşürmek ancak oylar HDP'ye verilirse mümkün olur. Öyle amatör ve isteksiz bir 'karikatür demokrasi' analizcisinden sayılar beklemeyin ve zaten durum çok açık. Eğer HDP barajı aşamazsa bölgedeki milletvekillerinin tamamına yakınını AKP alır. İstanbul ve İzmir'de HDP'nin vekilleri hemen hemen paylaşılır. Bunun manası, bu genel ortalamayı da değiştireceğinden AKP'nin 60'a yakın daha fazla vekil çıkarmasıdır. Eğer HDP barajı aşarsa bağımsız olarak girdiğinde bağımsız adayın her bölgeden aldığı fazla oyun boşa gitmesi durumu ortadan kalkar. Bu nedenle geri kalan vekilleri kapan AKP yerine bu oylar sahibine, HDP'ye gider ve bu oylar HDP'nin özellikle bölgede vekil sayısını artırır. Sonuç olarak HDP, 70-80 parlamenter çıkarır ki bunun manası AKP'nin tek başına iktidar olmamasıdır. Ve aynı zamanda bunun sonucu, eğer AKP 10 dakika iktidarı kaybederse geriye AKP filan kalmayacağıdır.

Bu yüzden bu kaba hesapla bile seçim stratejisi -ne laflar söylüyorum- AKP'nin iktidarına karşı doğrudan ya da kerhen 'oyların bölünmeyerek' HDP'ye verilmesidir. Çünkü bu hesap göstermektedir ki CHP'de yüzde 8-10 oranında olağanüstü oy artışı olsa bile HDP barajı aşamadığında hiçbir şey değişmeyecektir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sinir olduğum deyişle 'tatava yapma bas geç' bu sefer HDP için ve bu sefer doğru bir hesapla geçerlidir.

Eğer bu durum yaygın ve geniş bir şekilde anlatılırsa AKP iktidarını istemeyenlerden bu oy alınabilir. Bir ittifak değildir anlatmak istediğim yıllarca CHP'ye kerhen verilen oyların HDP'ye verilmesidir. Bu nedenle özellikle batıda HDP adayları geniş meşruiyeti olan, sadece sol değil sosyal demokrat, CHP'lilerin ben aslında o adaya verdim diyebilecekleri bir aday listesi ve daha da önemlisi açık, radikal, sol bir programla çok mümkün olabilir. Fakat sonuçta barajı geçerse iyi olur mu buna emin değilim ama feleğin tekerine çomak sokmak güzel.

Baraj geçilemezse de hoş şenlikli bir sokak demokrasisi inşa ederiz, bu sefer eylemde bir araya gelmiş daha geniş bir kesimle.

Seçim komedisine ben de dahil oldum ya ne diyeyim. Etrafta herkes iddia oynarken 'hadi bana da oyna' der gibi. Hayırlısı...