Hemen kapımızdaki, belki de TC tarihinin en önemli seçimleri varken ben ona aldırmadan(!) Komünal Ekonomiyi anlatmaya devam etmek istiyordum, fakat yine de bu hafta seçimleri yazmadan duramadım.
Eğer HDP barajı aşarsa sadece AKP'nin tek başına iktidar olması sona ermiyor aynı zamanda ve daha da etkili olarak CHP'nin kurumsal 'muhalefet' durumu da kırılacak. Yani CHP gerçekten muhalefet yapmak zorunda kalacaktır. AKP iktidar olmayı yani rantı yukardan aşağıya paylaşma şansını, kısmen de olsa elinden kaçırdığında, bu paylaşım savaşı, şimdi öncüllerini gördüğümüz belediyeler üzerine dönüşerek devam edecektir. 'Parsel parsel satılan' kentlerin belediyeleri ne kadar verimli rant yerleri olurlarsa olsunlar, obez rantyiyen partiyi doyuramaz. Herkes bir köşede, kopardığı rant parçasını kemirirken yapacakları kavgalara hazır olun siz.
CHP ensesinde bir 'sol' muhalefetin soluğunu hissettiğinde, yıllar sonra ilk defa 'Ehven-i Şer' olma özelliğini, belki de tek gerçek niteliğini kaybettiğinde, ortalık iyice şenlenecektir. Garip bir şekilde yıllardır kendisinden kopup kopup gene kendisine dönen parçacıkların toplamı olan parti, bu sefer bu büzülerek birleşme kabiliyetini kaybedecektir ki bu aslında var olma biçiminin yıkılacağı anlamına gelir.
Hatta bütün bunların üstüne dün açıklanan HDP aday listesine baktığınızda görebilirsiniz ki sadece 'kurumsal CHP'değil 'kurumsal sol liderlik' de bu muhtemel aşılmış barajın altında kalabilir.
Yani bu karikatür demokrasinin karikatür seçimleri, bir sürü taşa yer değiştirtecek ve her durumda da; harekette bereket vardır.