AKP-MHP iktidarının tüm devlet olanakları ve zor aygıtlarını kullanarak hazırlandığı seçim öncesi sandık taşımadan seçmen taşımaya ve silmeye, sansürden siyasi soykırıma kadar her türlü hukuksuzluk yapıldı. Hile ve hırsızlık için de hazırlık yapıldığı belirtiliyor.
Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da Pazar günü yapılacak yerel seçimler öncesi tespit ettikleri ihlaller ve oluşturdukları bağımsız seçim izleme heyetinin raporunu açıklayan İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan, “Tüm seçmenlerin oy kullanma haklarını kullanabilmeleri için sandığa gitmelerini ve oylarını kullanmalarını tavsiye ediyoruz” dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, 31 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimleri öncesi tespit ettikleri ihlaller ve oluşturdukları bağımsız izleme heyeti raporunu Merkez Yürütme Kurulu üyelerinin katılımıyla Genel Merkez binasında kamuoyuyla paylaştı. Raporu, İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan okudu. 31 Mart 2019 yerel seçimini demokratik, adil ve dürüst seçim ilkesine göre yürütülemeyeceğine yönelik yoğun eleştirilerin olduğunu hatırlatan Türkdoğan, bugüne kadar Türkiye ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), AK Parlamenterler Asamblesi gibi resmi olarak bağımsız seçim gözlemciliği yapan kuruluşların önceki seçimlerle ilgili raporları, İHD ve ESHİT gibi ulusal düzeyde bağımsız seçim izleme yapan sivil kuruluşların yayınladıkları raporların bu eleştirileri haklı çıkardığını vurguladı.
Vesayet altında seçime gidiliyor
Bu seçimlerin bir diğer özelliğinin aralarında 94’ü DBP’li belediye olmak üzere 101 belediyeye kayyım atandığı olduğunu vurgulayan Türkdoğan, “Aslında Türkiye’de ciddi anlamda merkezi hükümetin vesayetinin altında bir seçime gitmektedir” dedi.
Türkdoğan, AGİT’in kriterlerine göre değerlendirdikleri başlıklara göre, bugüne dek yaşanan usulsüzlük ve ihlallere ilişkin oluşturdukları rapora dair şu bilgileri paylaştı:
YSK’nin yetkisi alındı
OHAL ortamında 16 Nisan 2017’de yapılan referandumda, Yüksek Seçim Kurumu’nun (YSK) kanuna aykırı olarak mühürsüz oy pusulası ve oy zarflarını geçerli kabul eden kararıyla ciddi bir güven sorunu ortaya çıktı. 9 Şubat 2017’de çıkarılan 687 sayılı OHAL KHK’sıyla YSK’nin televizyon ve radyo üzerindeki yetkisi kaldırıldı. Böylece TV’lerin ve radyoların yanlı yayın yapması halinde cezalardan kurtulması sağlandı. Bu KHK’yle YSK’nın anayasal yetkisi elinden alındı. Nitekim bu KHK’yle 24 Haziran 2018 seçim sürecinde iktidar partisi lehine muhalefet aleyhine basın yayın alanında bir durum yaratıldı.
Listeler ve taşımalı sandıklar
13 Mart 2018’de 7102 sayılı kanun çıkarıldı. Bu kanunla 298 sayılı seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda önemli değişiklikler yapıldı. Bu kanuna göre, aynı binada oturan seçmenler farklı sandıklara kaydedilebiliyor. Böylece aynı binada oturan komşuların hangi sandıkta oy kullandığı seçmen kütük listelerinden öğrenilemiyor. Seçim güvenliği açısından vali veya il seçim kurulu başkanının talebi üzerine o yerde bulunan yerlerdeki sandıkların başka seçim bölgelerine taşınmasına veya sandık bölgelerinin birleştirilmesine YSK kararıyla imkan tanındı.
Kuzey Kürdistan’da, ağırlıklı olarak Halkların Demokratik Partisi (HDP) seçmeninin bulunduğu illerde sandık taşınma ve birleştirme talepleri kabul edildi. Ancak güvenlik sorunu var diye 98 bin seçmeni etkileyecek sandık taşınması ve birleştirilmesi kararlarının verilmesi iktidarın emrindeki valilerin isteği üzerine oldu. Böylece bu bölgelerde seçimlerin manipüle edilmesine zemin hazırlandı. Seçmenlerin özellikle köylerdeki seçmenlerin il veya ilçe merkezlerine veya korucu köylerinin bulunduğu yerlere gidip oy kullanması oldukça zorlaştırıldı.
Mühürsüz oylara geçerlilik
7102 sayılı kanunun 11. maddesi ile 298 sayılı kanunun 101. maddesinin 2.fıkrasına yeni bir bent eklendi. Buna göre; sandık kurulunun ihmali ile mühürlenmemiş olan oy pusulalarına geçerlilik kazandırıldı.
Görev süreleri doldu, gitmediler
YSK üyelerinin görev süreleri dolmuş olmasına rağmen yapılan yasa değişikliği ile kurul üyelerinin görev süresi en az bir yıl daha uzatıldı. Bu kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne açılan davada, söz konusu değişiklik Anayasa’ya uygun bulundu ve istem reddedildi.
Seçmen artışı nüfustan fazla
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2009 yılı Türkiye nüfusu istatistiğine göre Türkiye nüfusu 72 milyon 651 bin 312 kişidir. YSK’nın 2009 yılı yerel seçimlerinde oy kullanma hakkı bulunan seçmen sayısı 48 milyon 6 bin 650 kişidir. Aradan 10 yıl geçtikten sonra TÜİK’in Türkiye nüfus istatistiği 2018 yılı sonu itibariyle 82 milyon 3 bin 882 kişidir. YSK’nın 2019 yılı yerel seçimlerinde oy kullanma hakkı bulunan seçmen sayısı ise 57 milyon 58 bin 636 kişidir. Bu durumda Türkiye nüfusu 9,5 milyon artmasına rağmen seçmen sayısı 11 milyon artmıştır. Matematiksel olarak böyle bir şey imkansızdır. Son 10 yılda Türkiye’nin nüfus artış hızı göz önüne alındığında seçmen sayısında 1,5 milyonluk artış izah edilemez. Bu veriler bile Türkiye’deki seçmen kütüklerinin hatalı ve her türlü manipülasyona açık olduğunu gösteriyor.
Devlet güçleri için 142 belgesi
Sçimlerde önemli bir sorun ise “142 belgesi” ismiyle anılan seçimlerde görevli devlet güçlerinin kayıtlı olmadıkları sandıklarda oy kullanabilmeleri halidir. Bu seçmenlerin hem kayıtlı oldukları sandıklarda hem de görevli oldukları sandıklarda mükerrer oy kullanmalarını önleyecek sağlıklı bir mekanizma kurulamadı.
MİT fişlemelerinin yayınlanması
Türkiye’de ilk defa il ve ilçe seçim kurulları tarafından onaylanıp aday listesine konan belediye başkanı, il genel meclisi ve belediye meclisi üyelik adayları ile ilgili olarak “istihbarat niteliğindeki gizli veriler” iktidar partisi tarafından ‘ele geçirildi’ ve bu parti tarafından çeşitli basın yayın kuruluşlarında yayınlanarak kişilik hakları ihlal edildi. Kişisel verilerin gizliliği kuralı ihlal edildi. Bu şekilde özelikle CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden 234 adayın isimleri, Türk medyasında yer aldı.
Cumhurbaşkanlığı imkanlarının istismarı
Cumhur İttifakı’nı oluşturan partiler, kamu kurum ve kuruluşlarının imkanlarını kullanırken diğer partiler bakımından bu durum aleyhte sonuçlar yarattı. Örneğin, partili Cumhurbaşkanı partisinin seçim kampanyasını sürdürürken Cumhurbaşkanlığı’nın her türlü imkanından yararlanıyor.
Bu seçim döneminde yürütülen seçim kampanyalarında öne çıkan en önemli konu nefret söylemidir. Türkiye’de nefret suçları düzenlenmemiş. Bunun rahatlığı ve dokunulmazlığın zırhı ile özellikle iktidar sözcüleri nefret söylemini had safhaya vardırdı, özellikle İçişleri Bakanı muhaliflere yönelik hakaret, tehdit, karalama, hedef gösterme gibi söylemlerle seçim ortamını adeta zehirledi.
Medya HDP’ye yer vermedi
Türkiye’deki medyanın yüzde 90’ından fazlası siyasi iktidarın denetimi altındadır. Dolayısıyla medya taraflıdır. Örneğin devlet televizyonu olan TRT’nin HDP’nin hiçbir propaganda faaliyetine yer vermemesi gibi. TRT’nin şubat bültenlerinin dökümü şöyle:
AKP: 49 saat 58 dakika 12 saniye lehte. Aleyhte yayın hiç yok.
MHP: 3 saat 32 dakika 26 saniye lehte. Aleyhte yayın hiç yok.
CHP: 5 saat 47 dakika 25 saniye lehte, 5 saat 56 dakika 15 saniye aleyhte.
İYİ Parti: 55 dakika 32 saniye lehte, 1 saat 11 dakika 53 salise aleyhte.
Cumhur İttifakı: 53 saat 30 dakika 38 saniye lehte. Aleyhte yayın yok.
Millet İttifakı: 6 saat 52 dakika lehte, 7 saat 8 dakika aleyhte yayın.
HDP’ ye ayrılan süreye dair ise herhangi bir bilgiye yer verilmedi.
En çok baskı HDP’ye
İHD Dokümantasyon Birimi’nin yapılan başvurular ile partilerden edindiği bilgiler ve basına yansıyan haberlere dayanarak oluşturduğu bilançoya göre; 31 Mart yerel seçim öncesi partilerin seçim bürolarına, araçlarına, adaylarına, mitinglere ve çalışanlarına yönelik baskın saldırı tehdit ve polis baskınları şöyle: HDP’ye 9, İyi Parti’ye1, SP’ye 1, TKP’ye 1, ÖDP’ye 1 defa saldırı yapıldı. HDP’ye yönelik 3’ü milletvekili olmak üzere 7 yaralama gerçekleştirildi. Yine HDP’den 590 kişi gözaltına alınırken, 66’sı tutuklandı.
AGİT gözlem yapamayacak
Yerel seçimlerde Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nden bir heyetin sınırlı olarak gözlem yapacağını belirten Türkdoğan, AGİT’in gözlem yapamayacağını aktardı. Bağımsız Seçim İzleme Platformu’nu oluşturan İHD ve ESHİD’in bağımsız seçim gözlemi taleplerinin ise YSK tarafından yine reddedildiğini vurgulayan Türkdoğan, şunları söyledi: “31 Mart günü İHD şubelerinin bulunduğu seçim bölgelerinde bağımsız izleme yapılacaktır. İHD Genel Merkezi ve şubeleri açık tutulacaktır. Dolayısıyla seçim günü İHD’ye başvuru yapılabilecektir. Türkiye’deki tüm seçmenlerin oy kullanma haklarını kullanabilmeleri için sandığa gitmelerini ve oylarını kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Seçmenler, sandıklar kapandığında ‘gizli oy - açık sayım’ ilkesine uygun olarak kendi sandıklarının sayım ve döküm işlemlerini izlemeli, sandık sonuç tutanağının ıslak imzalı nüshasının fotokopisini veya fotoğrafını alma hakkı olduğunu unutmamalıdır.”
ANKARA
Kayyumun umudu son hileler
Halfeti’de taşınan seçmen ile polis ve jandarmanın baskısına rağmen istediği sonucu alamayan AKP adayı kayyum Şeref Albayrak’ın seçim günü okulları boşaltmayı ve açık oy baskısıyla sonuç alamaya çalışacağı iddia edildi.
Yerel seçimlere sayılı günler kala Urfa’nın Halfeti ilçesinde taşınan 3 bin 187 seçmen ve oy kaydırmalara rağmen istediği sonucu alamayan AKP belediye başkan adayı olan ilçenin kayyumu ve kaymakamı Şeref Albayrak’ın, HDP seçmenlerine dönük baskı politikalarını sürdürüyor. İlçede Yukarı Göklü (Gogan) jandarma komutanı ve ilçe emniyet müdürü, AKP yöneticileri gibi aktif çalışıyor. Seçmenler, Yukarı Göklü Jandarma Karakolu’na ifade adı altında çağrılıp tehdit ediliyor.
Yukarı Göklü Jandarma Karakoluna çağırılan yurttaşlar, karakol komutanı tarafından sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınmakla tehdit edildikten sonra AKP’ye oy vermeleri durumunda bu paylaşımlarını görmezden gelecekleri yönünde baskı uygulanıyor.
Kayyum boş durmuyor
Jandarma karakoluna çağrılıp ikna edilemeyen yurttaşların telefon numaraları, belediye çalışanı Bozan Yikit adlı kişiye verildi. Yurttaşları arayan Yikit, “Kaymakam seninle görüşmek istiyor” diyerek, yurttaşların Kaymakamlığa çağırıyor. Kaymakamlığa giden yurttaşlar, kayyum Şeref Albayrak ile görüştürülüyor. Albayrak, “Neden HDP’ye oy veriyorsunuz? HDP size ne veriyor? HDP sizden tehdit ederek mi oy istiyor? HDP’ye oy vermeyin biz de sizi rahat bırakalım” şeklinde tehdit ediyor.
Jandarma HDP’den ayrılmıyor
Seçim çalışması yürüten HDP’lilere sürekli iki jandarma ekibinin eşlik ediyor. Kırsal mahallelerden ayrılan HDP’lilerden sonra jandarma mahallelilere baskı yapıyor. Bunun yanında HDP’nin ilçe merkezi ve kırsal mahallerde astığı pankart ve flamalar, kayyum Albayrak tarafından söktürülüyor. HDP anons araçlarının trafik şubeye bağlı polisler tarafından sürekli durdurulup keyfi bir şekilde evrak kontrollerine tabi tutularak ceza kesiliyor. HDP Halfeti İlçe Eşbaşkanı Ali Öcalan, ilçe seçim kuruluna başvurarak Jandarma, polis ve ilçe trafik şubenin partilerine dönük keyfi tutumlarından vazgeçmelerini istedi ama sonuç alamadı.
Seçim gününe dikkat
Seçimlerde AKP’den Halfeti Belediye Başkan aday adayı olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kişi, Şeref Albayrak’ın kaybedeceğini anladığını, bu yüzden seçim günü hileye başvuracağını söyledi. Koruması ile yaptığı bir konuşmaya şahit olduğunu belirten AKP’li, kayyum Albayrak ile koruması arasında geçen diyaloğu şöyle aktardı: “Biz bu seçimi kaybettik, bunu kabul etmek lazım. Ne polis, ne de jandarma başarılı olamadı. Seçimin son gününe kadar üzerlerine gidelim ama bir fayda olmayacak. Biz işi ancak seçim günü bitirebiliriz.”
Hile yapılacak mahalleler
Seçim günü Gürkuyu, Yeşilözen ve Cumhuriyet mahallerinde kargaşa çıkartıp okulların boşaltılmasını sağladıktan sonra, sandıklarda oyların değiştirileceğini aktaran AKP’li, Fıstıközü, Gözeli ve Saylakkaya (Cibin) mahallerinde ise sandık başkanları tarafından oyların değiştirilmesinin planlandığını; Özmüş, Zagala, Hillalı mahalleri ile Bozak mezrasında oy kullanacak olan yurttaşların da açık oy kullanmaları için baskı uygulanmasının planlandığını dile getirdi.
HDP engel olmaya çalışacak
Konuya ilişkin konuşan HDP Halfeti İlçe Eşbaşkanı Ali Öcalan, seçimler başladığından bu yana partileri üzerinde keyfi uygulamaların eksik olmadığını söyledi. Kayyumun seçim boyunca HDP çalışanlarını ve seçmenlerini tehdit ettiğini aktaran Öcalan, “Hile, tehdit ve engellemelere rağmen seçim günü sandık görevlilerimiz, müşahitlerimiz ve onlarca avukatlarımız ile hile yapmalarına müsaade etmeyeceğiz. Kayyum son demlerini yaşıyor ve ne olursa olsun bu seçimi kazanıp kayyumu geldiği yere geri göndereceğiz” dedi.
URFA