2015 milletvekili seçimleri sona erdi. Resmi olmayan sonuçlara göre 13 yıllık AKP iktidarı bu seçimlerde yüzde 41.8 oy oranına rağmen 258 milletvekili çıkararak ilk defa hükümet kurma barajının altında kaldı.

Seçimlerin diğer mağlubu ise her zaman olduğu gibi CHP oldu. Oy oranında küçük bir düşüş olmasına karşın çıkardığı milletvekili sayısında üç kaybı olan CHP, müzmin mağlup statüsünü değiştiremedi. Feodal unsurları Kürdistan’da liste başına getirip çıkış yolu arayan CHP Urfa, Van ve Elazığ’da başarılı olamadığı gibi sadece Malatya ve Antep’te çıkardığı üç milletvekili ile yetinmek zorunda kaldı.

Seçimlerde oy ve milletvekili oranını artıran iki parti oldu: HDP ve MHP. HDP her türlü hile ve baskılara rağmen cunta döneminin kalıntısı olan yüzde 10 barajını üç puan geçerek çıkardığı 80 milletvekili ile TBMM ağırlığı olan bir parti hüviyetini kazandı.

Seçimlerin diğer kazançlı partisi ise oy oranını 3 puan artırarak milletvekili sayısını 80’e çıkaran MHP oldu. İç Anadolu’da AKP’ye giden emanet oylarını geri alan MHP, Türkiye genelinde sadece liderlerinin memleketi olan Osmaniye’de birinci olurken, HDP ise ondört Kürt ilinde birinci parti oldu, üç Kürt ilinde de ikinci parti olabildi. Yine HDP’nin Erzurum’da bir milletvekili çıkarması önemli bir sonuç oldu.

HDP’nin oy patlaması yapmasının birinci sebebi Kobanê direnişi oldu. Erdoğan’ın “Kobanê düştü, düşecek” söylemi Kürdistan’da ve metropollerde muhafazakar Kürtlerin HDP’ye yönelmesinde etkili oldu. İkinci önemli neden ise kampanya süresince HDP’ye yapılan saldırılar kitlelerin HDP etrafında kenetlenmesinde etkili olurken, Bingöl, Erzurum ve Diyarbakır saldırıları HDP etrafındaki kenetlenmeyi daha da güçlendirdi. Kürtlerin çelik iradesine su vererek daha bir güçlendirdi. Urfa ve Bingöl’deki oy artışı önemlidir. Daha önce Bingöl’de AKP ile HDP arasında var olan yüzde 40’lık açık bu seçimde yüzde 8’e geriledi. Urfa’da ise HDP ile AKP arasındaki yüzde 30’luk fark yüzde 10’lara geriledi. HDP yine Ardahan’da ilk defa milletvekili çıkarırken geçen seçimde üçüncü sırada olan HDP, bu Kürt ilinde birinci sıraya yükseldi. Seçim sonuçları Kürt haritasını daha bir netleştirirken, hatalar yapılmazsa, eksiklikler giderilirse bu haritaya ileride Urfa, Antep, Adıyaman, Malatya, Erzincan ve Erzurum’un da dahil olacağının sinyallerini veriyor.

Seçimlerde hiçbir parti tek başına iktidar olamadı. Onüç yıl sonra yeniden koalisyonlar dönemi başlayacak. Koalisyon senaryoları konusunda çeşitli alternatifler öne sürülüyor. MHP kendi kırmızı çizgilerini ilan etti: Çözüm sürecinin terk edilmesi, yeni anaysada üniter devlet ilkesine aykırı hükümlerin yer almaması, yolsuzlukların üzerine gidilmesi. AKP’de çizgilerini açıkladı: Paralel yapı ile mücadele, çözüm sürecine devam edilmesi, yeni bir anayasa yapılması. AKP ile MHP birbirine zıt bu kırmızı çizgilerde uzlaşabilirler mi göreceğiz. MHP lideri AKP, HDP ve CHP’nin koalisyon yapmalarını kendilerinin ise ana muhalefet olacaklarını açıkladı. HDP liderleri hem seçim çalışmaları, hem de seçim sonrası yaptığı açıklamada AKP ile içeriden ve dışarıdan herhangi bir desteklerinin olamayacağını net olarak açıkladı. CHP, MHP ve HDP’nin koalisyon yapmaları ise zor bir ihtimaldir. Ancak burası Türkiye’dir. Bu ülkede dün, dündür, bugün ise bugündür. Onun için seçim sonuçlarının netleşmesini, koalisyon görüşmelerinin sonuçlarını beklemek gerekiyor sanırım.  Kürdistan’da seçim zaferi büyük coşku ile kutlanıyor. Kırk yıllık baskı ve zulüm dönemini sandıkta sona erdirmenin, tek adam kültü, sivil vesayete son vermenin mutluluğunu yaşıyor Kürtler. Bu yıllardır çile çeken Kürdistanlıların en doğal hakkıdır. Aşırıya kaçmamak, pusuda bekleyenleri tahrik etmemek kaydıyla. Emeği geçen herkesi candan kutluyorum. Ampül söndü güneş doğmaya başladı.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 8 Haziran 1992’de Kürt basının unutulmaz ismi Hafız Akdemir gazete bürosuna giderken kontgerilla tarafından vurularak şehit edildi.

*  11 Haziran 1922’de Süleymaniye’de Şeyh Mehmud Berzenci kendisini Kürdistan Meliki ilan etti, adına para bastırdı.

*  14 Haziran 1993’de Diyarbekir DEP üyesi ve gazete dağıtımcısı Haşim Yaşa uğradığı saldırıda yaşamını yitirdi. Aynı gün ve aynı tarihte Digor’da devletin baskısını protesto etmek için Digor merkezine yürüyen köylülerin üzerine devlet güçlerince ateş açıldı. 9 Kürt köylü yaşamını yitirdi.