Mayıs ayında patlak veren yolsuzluk skandalının ardından erken seçime gidilen Avusturya’da Sebastian Kurz’un liderliğindeki ÖVP birinci parti oldu. 2017’de yüzde 4’lük seçim barajına takıldığı için Avusturya Parlamentosu’na giremeyen Yeşiller ise oylarını yüzde 14’e çıkararak büyük bir başarıya imza attı.

Avusturya’da koalisyon hükümetin bozulmasıyla sonuçlanan yolsuzluk skandalı ardından, 29 Eylül pazar günü yapılan seçimin galibi eski Başbakan Sebastian Kurz’un liderliğindeki muhafazakar Halk Partisi (ÖVP) oldu.

Avusturya, yeni parlamentonun üyelerini seçmek yaklaşık 6,5 milyon seçmen sandığa çağrıldı. Oy kullanma yaşının 16 olduğu ülkede seçime katılım oranı yüzde 75,5 olarak açıklandı. Pazar günü saat 17.00’de sandıkların kapanmasının hemen ardından Avusturya medyasında yer alan haberlere göre seçim Sebastian Kurz’un liderliğindeki muhafazakar Halk Partisi’nin (ÖVP) zaferiyle sonuçlandı. 2017’deki seçimlere göre oy oranını yüzde 5,7 artıran ÖVP’nin ilk sonuçlara göre yüzde 37,2’lik bir başarı elde ettiği belirtildi. Aynı şekilde Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) de, yüzde 5’lik bir kayıpla yüzde 22’de kalırken, ülkenin erken seçime gitmesine neden olan Kurz’un eski koalisyon ortağı Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) de yüzde 10’luk bir kayıpla yüzde 16’lık bir sonuç elde etti.

Liberal çizgideki Neos partisi ise oylarını 2,5 puan kadar artırarak yüzde 7.8 ile yeniden parlamentoya girmeye hak kazandı. Henüz resmi olmayan sonuçlara göre geçen seçimde Parlamento’ya giren Liste Jetzt ise yüzde 4 seçim barajının altında kalarak Avusturya Parlamentosu’na giremedi.

Seçimin sürprizini Yeşiller yaptı

Seçimin sürprizini ise 2017’deki geçen seçimde yüzde 4’lük seçim barajına yüzde 3,8’lik bir oranla takıldığı için ulusal Parlamento’ya giremeyen Yeşiller Partisi yaptı.

Pazar günkü seçimlerle birlikte, insanlığı bekleyen iklim felaketi ve çevre sorununu gündeme getiren Yeşiller Partisi, Almanya başta olmak üzere son bir kaç yıldan beri Avrupa’nın farklı ülkelerinde yakaladığı başarıyı, bu kez de Avusturya’da tekrarlamış oldu.

Önceki günkü seçimlerde yüzde 14’lük bir başarı elde eden Yeşiller’in yeni Kurz hükümetinin ortağı olabileceği belirtiliyor. Çünkü eski ortak FPÖ ile yapılacak yeni bir koalisyonun yeniden yükselişe geçen Kurz’un siyasi popülaritesine gölge düşüreceğine dikkat çekiliyor. Kurz’un önündeki bir başka seçenek ise Sosyal Demokratlarla (SPÖ) birlikte büyük koalisyon hükümetine kurmak.

Seçimden sonra kim ne dedi?

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander van der Bellen tarafından hükümet kurması için görevlendirilmesi beklenen ÖVP’nin 33 yaşındaki lideri Sebastian Kurz, seçimden hemen sonra ORF televizyonuna yaptığı açıklamada “Atacağım her adımı çok iyi düşüneceğim” dedi.

Yeşiller partisi lideri Werner Kogler, partisinin görüşmelere açık olduğunu belirtti ancak ÖVP’nin yolsuzlukla mücadele, çocuk yoksulluğu ve iklim koruması konularında harekete geçtiği takdirde koalisyon görüşmelerinin anlamlı olacağını söyledi. Kogler, her koşulda da koalisyon hükümetinde yer almayacaklarını vurguladı.

SPÖ lideri Pamela Rendi-Wagner ise bu sonuçlarla yeni bir ÖVP-FPÖ koalisyonu kurulamayacağını ifade etti. Rendi-Wagner, aldıkları kötü sonuca rağmen yola devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Adı yolsuzluk skandalına karışan Heinz-Christian Strache’den ardından FPÖ’nün liderliğine getirilen Norbert Hofer ise partinin oy kaybetmesi nedeniyle koalisyon görüşmelerinde yer almayı düşünmedikleri sinyalini verdi.

FPÖ’nün skandalı koalisyonu dağıtmıştı

Avusturya’da koalisyon hükümeti, geçtiğimiz Mayıs ayında ÖVP ile ortak aşırı sağcı parti FPÖ’nün yolsuzluk skandalıyla sarsılmıştı. Mayıs ayında aşırı sağcı Başbakan Yardımcısı ve FPÖ lideri Heinz-Christian Strache’nin medyaya sızan skandal video görüntüleri sadece Viyana’da değil, bütün Avrupa’yı şok etkisi yapmıştı.

Bir Rus oligarkının yeğeni olduğunu söyleyen bir kadın ile yaptığı görüşmeye ilişkin görüntülerinin yayınlanması ardından aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) lideri Strache görevinden istifa etmişti. Yaklaşık 1 buçuk yıl ülkeyi aşırı sağcı perspektifle yöneten koalisyon bu skandalın ardından dağılmıştı. Strache, kendisini ‘Rus yatırımcı’ olarak tanıtan kişi ile Ibiza Adası’ndaki buluşmadan dolayı ‘Ibiza-gate’ olarak adlandırılan skandal sonrası 14 yıldır yönettiği FPÖ’den ve başbakan yardımcılığı görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı.

Aralık 2017’den bu yana ülkeyi yöneten aşırı sağcı-muhafazakar hükümetinin de sonunu getiren video görüntülerinin ardından Avusturya Halk Partisi (ÖVP) Lideri Başbakan Sebastian Kurz’a karşı güven oylaması kararı alınmıştı. Kurz’un güvenoyu alamaması üzerine ülke erken seçime gitmişti. Hükümetin düşmesinin ardından ülkenin idaresi için geçen Haziran ayında hiçbir parti mensubu olmayan geçici bir yönetim atanmıştı. Geçici hükümetin başına ise Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen tarafından Anayasa Mahkemesi Başkanı Brigitte Bierlein getirilmişti. 

 HABER MERKEZİ