İmralı heyeti içerisinde yer alan Pervin Buldan, bu hafta sonu KCK yetkililerini ziyaret ederek, Abdullah Öcalan'a cevaben yazdıkları mektubu teslim alacaklarını söyledi. Kandil ardından ise hükümet yetkililerine yasal ve anayasal düzenlenmelerle ilgili beklentiler tekrar hatırlatılacak.

BDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile HDP'nin Müzakere ve Çözüm Sürecinden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder'den oluşan heyet en son 11 Ocak'ta İmralı Adası'nda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'la bir toplantı gerçekleştirmişti. İmralı heyetinin Kandil ziyaretinin ise bu hafta sonu gerçekleşmesi bekleniyor. Gazetemize konuşan BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, "Muhtemelen bu hafta sonu Kandil'i ziyaret edeceğiz, KCK yetkilileriyle görüşeceğiz, Sayın Öcalan'ın mektubunun cevabını da alacağız" dedi. Öcalan'ın Kandil'e yazdığı 20 sayfalık mektubun cevabının henüz kendisine ulaşmadığı İmralı'daki son toplantı ardından kamuoyuna yansımıştı.

Hükümet ile görüşme

KCK yetkilileriyle yapacakları görüşme ardından Ankara'da temaslarda bulunacaklarını ifade eden Buldan, "Mektubun cevabını aldıktan sonra Sayın Öcalan'a iletmeleri için hükümet yetkililerine teslim edeceğiz" diye belirtti. Bu görüşmeler esnasında Sayın Öcalan'ın önemle altını çizdiği yasal ve anayasal değişimler ile komisyonlara ilişkin taleplerini de yetkililere ileteceklerini aktaran Buldan, "Adadaki toplantıdan sonra hükümet yetkilileriyle bir temasımız olmadı. Öcalan'ın mektubunu teslim ederken aynı zamanda görüşmelerimizi de gerçekleştireceğiz" dedi. 


Öncelikli 3 adım

İmralı heyetinin öncelikli gündemi ise Öcalan'ın da her görüşmede altını çizdiği, "anlamlı müzakere", "izleme kurulu" ve "hukuki boyut" için gerekli adımların atılması. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş yaptığı bir açıklamada "siyasi heyetin dışında başka heyetlerin de İmralı'ya gitmesinin hükümetin gündeminde olduğunu, ancak 17 Aralık operasyonu ardından bu adımın ötelendiğini" belirtmişti. BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ise bu konuya ilişkin son İmralı toplantısı öncesinde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve İçişleri Bakanı Efkan Ala ile yaptıkları görüşmeleri hatırlatarak, "Yol haritamızı belirlemek, talepleri ve beklentileri aktarmak için görüşmeler yapmıştık. Yapılması gerekenleri anlatırken, siyasi heyetin dışında farklı kesimlerinde adaya ziyaretlerinin gerçekleşmesi gerektiğini belirtmiştik. Bekir Bozdağ görevi yeni devraldığı için Sadullah Ergin ile bu konuyu görüşeceğini söylemişti. Biz de bu konunun üzerinde duruyoruz. Her fırsatta bunun mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini vurguluyoruz" dedi.
Akademisyenlerden, gazetecilerden oluşan bir heyetin adaya gidebileceği yönünde bilgiler aldıklarını ama henüz bu konuda somut bir gelişme olmadığını ifade eden Buldan, "Şu ana kadar bize iletilen, 'şu tarihte, şu kişiler adaya gidecek' yönünde bir bilgi yok" diye konuştu.

Hükümetin paketinde ne var?

BDP'nin yetersiz bulduğu hükümetin demokratikleşme paketi ise önümüzdeki süreçte Meclis Genel Kurul gündemine gelecek. Akil İnsanlar Heyeti'yle bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da paketin kapsamının genişletilerek önümüzdeki haftalarda Meclis gündemine geleceğini belirtmişti. Adalet, İçişleri bakanları ve AKP'li hukukçuların Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) kaldırılması ve ellerindeki dosyalar bitene kadar yetkileri devam eden Özel Yetkili Mahkemeler'in (ÖYM) tamamen kapatılması formülü üzerinde durduğu belirtiliyor.

BDP ne istiyor?

Pakete ilişkin tartışmaları ise hükümet yine kendi içinde yürütüyor. Buldan, "Demokratikleşme paketine ilişkin bizim de bilgimiz kulislerde konuşulanlardan ibaret. Bu konuda bize resmi kanallardan 'şu kanunda, şu maddede değişiklik yapılacak' biçiminde iletilmiş bilgi yok" dedi. Seçimler öncesinde Meclis gündemine gelmesi beklenen pakete ilişkin Buldan, şöyle konuştu: "Hem TMK hem de TCK'nin bazı maddelerinde değişiklik yapılacağı yönünde bilgiler aldık. Olması gereken de budur. Sürecin ilerleyebilmesi için yasal ve anayasal değişikliklere ihtiyaç var. Yasal değişikliklerin olması için de demokratikleşme paketinin içerisine bazı maddelerin girmesi gerekiyor. Uzun tutukluluk süresi, KCK'li tutuklular, hasta tutuklular meselesi çözüme kavuşmalı. Yine eğer savaş süreci bitiyorsa, barış sürecine giriliyorsa TMK'nin bir anlamı kalmıyor. TMK, adı üstende Terörle Mücadele Kanunu'dur. TMK'nin tamamıyla ortadan kalması gerektiğini düşünüyoruz. Önümüzdeki haftalarda demokratikleşme paketinin Genel Kurul'a gelmesi halinde bu konular tartışmaya açılacak. Muhtemelen birkaç maddede değişiklik yapılarak, sürece katkı sağlayacak maddeler Genel Kurul'dan geçer. Beklentimiz bu yönde."

Seçim öncesi adım atılmalı
Yerel seçimler nedeniyle Meclis'in tatile gireceğini hatırlatan Buldan, adımların seçim sonuna ertelenmemesinin önemine vurgu yaparak, Abdullah Öcalan'ın "Arafat'ta sonuna kadar beklenemez" sözlerini hatırlattı. Buldan, "Seçime kadar beklenmemesi gerekiyor. Seçimin sonuçlarının ne olacağına ilişkin bir öngörü yok. Dolayısıyla hiç seçim beklenmeden bu konularda mutlaka adım atılması gerekiyor" dedi. Sürecin seçimlere heba edilmemesi gerektiğinin altını çizen Buldan, "17 Aralık yolsuzluk operasyonuyla birlikte Türkiye'de birçok şey değişti. Dengeler bozuldu. Yasal ve anayasal düzenlemelerin seçimler beklenilmeden mutlaka olmasını bekliyoruz. Yasal ve anayasal düzenlemeler, süreci heba etmek isteyen kesimlere de bir cevap niteliğini taşır" diye konuştu.

'HSYK tavrımız net'

Meclis Genel Kurulu'nda tartışmaları devam eden HSYK'ya ilişkin de tutumlarının net olduğunu ifade eden Buldan, "Adalet Bakanı'yla yaptığımız görüşmede de HSYK ile ilgili mutlaka anayasal bir düzenleme yapılması gerektiğini, bu haliyle çıkmasının yanlış olduğunu, HSYK'nin tamamıyla Adalet Bakanlığı'na bağlı bir kurum olmasının Türkiye'nin demokratikleşmesine ters olduğunu belirtmiştik. Meclis'ten geçmesi halinde Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Demokratikleşme paketi içerisinde buna uygun bir düzenleme yapılırsa, Türkiye açısından hukukiken de siyaseten de doğru olacağını düşünüyoruz" dedi.

HABER MERKEZİ