Büyükşehir olan Mardin için aday adaylığını açıklayan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, 40 yıllık geçmişi olan siyasi hayatını yerelde halka vereceği hizmetlerle tamamlamak istiyor. Siyaset yasağı olduğu için herhangi bir partiden aday olamayan Türk, BDP'nin adayını belirlemek için önümüzdeki günlerde yapacağı ön seçime katılacak. DİHA'ya konuşan Türk, içinden geçilen süreçte yerel seçimlerin önemine vurgu yaparak, "Kürdistan bölgesinde ve Kürtlerin yaşadığı topraklarda, Kürt demokrasi mücadelesinin geldiği aşamayı, bölgedeki gücümüzü tüm dünyaya ve Türkiye'ye duyurmamız gerekiyor. Bu seçimleri Kürt halkının örgütlenmesini, hem demokratik özerk yapısını oluşturmaya yönelik bir dönem olarak değerlendiriyoruz" dedi.

Kürt rüştünü ispatlayacak

Kürt halkının bu seçimlerde rüştünü ispatlamak ve mücadelesine sahip çıkmak zorunda olduğunu vurgulayan Türk, şunları söyledi: "Eğer biz Kürdistan'da güçlü bir sonuca gidersek, barışa yönelik katkılar sunmuş oluruz. Kürtler, demokratik mücadelesini ispatlarsa kendi kimliğini ispatlamış olur. Eğer düzen, iktidar ve resmi ideoloji partileri Kürdistan'da yüzde 40 veya 50 oy alırlarsa, Kürt sorunun çözümü mümkün olmayacaktır. Kürtler kendilerine sahip çıktığı zaman Türklerin de oturup uzlaşmaktan başka bir seçenekleri olmayacaktır. Eğer bu ülkede barış ve Kürt sorununun çözümü isteniliyorsa, Kürtler mücadelesinde ve çizgisinde hareket etme, siyasi anlayışını ve duruşunu ortaya koymak durumundadır."

Ön seçim hafta sonu

Yılladır siyaset içinde olan Türk, "Partimiz ve arkadaşlarımız aday olmamı istediler. Ben de 40 yıldan beri siyasetin içindeyim. Tabi sorumluluk gereği böyle bir görevi üstlendim. Ama sonuç olarak tabi ki aday olarak çıkmadım ortaya. Aday adayı olarak çıktım. Partimizde çok değerli arkadaşlarımız da aday adayıdır. Demokratik bir yarışla halkımıza hizmet etme anlayışıyla geldik" dedi. Hazırlıkları süren ön seçimin ise Pazar günü yapılması planlanıyor.

'Hepimiz bu toprağın sahibiyiz'

Mardin'in Kürtlerin, Süryanilerin, Mihelmilerin, Türklerin, Êzîdîlerin, farklı kimlikler ve inançların yaşadığı bir şehir olduğuna dikkat çeken Türk, şöyle konuştu:"Bu şehirde bütün Kürdistani halkların kardeşliğini sağlamaya yönelik bir yapılanmanın ortaya çıkarılmasına çalışacağız. Evet, bütün bu kimlikler ve kültürler bir arada yaşamış ama bir arada halka, şehre, beldesine ve bölgesine hizmet etme anlayışı çok yerleşmemiş. Özellikle bugüne kadar devletin resmi ideolojinin politikasını aşan bir yaklaşımı ortaya koymaya çalışıyoruz. Mardin'de birçok kimliğin ve kültürün yaşadığı yerlerde, bu bütün kimliklerin bu ülkenin ve toprağın sahibi olduğunu inancını geliştirmemiz ve yerleştirmemiz lazım. Yani Arap'ın, Süryani'nin, Mihelmilerin, Tat'ın da bu burada yaşayan Kürtler kadar hak sahibi olduklarını anlatmamız ve kavratmamız ve bu şekilde de böyle davranmamız gerektiğine inanıyoruz. Yani bu yeni bir model."

Demokratik kentler projesi

Klasik bir şehircilik anlayışı yerine demokratik şehircilik anlayışını esas aldıklarını belirten Türk, "Hizmet konusunda tabi ki demokrasi ile şehirciliği esas almayan bir yaklaşımla hareket edersiniz, hizmetin ve şehirciliğin ne olduğunu da ortaya koymazsanız, başarılı olma şansınız olmaz. Biz bu dönemde sadece Mardin değil bütün bölgede modern ve demokratik kentler projesini uygulamaya çalışacağız. Yine halkın yönetime katılımını esas alan bir yaklaşımı göstereceğiz. İl meclisimizi de özerk demokratik bir yapının oluşturulması konusunda eğiteceğiz. Değişim ve dönüşümleri esas alan bir yaklaşımı ortaya koyacağız" dedi.

'Ciddiye bile almıyoruz'

AKP'nin, Türk ailesiyle husumetli olduğu gerekçesiyle Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Mehmet Vecdi Kahraman'ı aday gösterdiği yönündeki iddialara ise Ahmet Türk şu yanıtı verdi: "Adayın kim olduğu bizim için önemli değildir. Evet, geçmişte aramızda bazı şeyler yaşanmış olabilir. Ama bugün barışmışız. Biz iki aile olarak geçmişi unuttuk. Biraz daha da kardeşleşmeye yönelik adımlar atmışız. Ama farklı bir çizgi var. Siyasi anlayışımız var. Bir mücadelenin partisiyiz. Bizim siyasetimiz AKP'nin gösterdiği adaylara göre değişmez. Bizim çizgimiz, anlayışımız geçmişteki kan davalarını ilkel anlayışını aşan bir mücadele biçimidir. Bu nedenle bu söylemleri ve söylentileri ciddiye bile almıyorum."



MEHMET ŞAH ORUÇ/FİKRET AYDEMİR/DİHA/MARDİN