Evde kal zenginler için
Kadın Haberleri —

ESRA SOLİN DAL / MA/AYDIN
Koronavirüs nedeniyle geç başlayan çilek hasadı hem işçileri hem de üreticiyi zor durumda bıraktı. Aydın’ın Köşk ilçesinde çilek tarlalarında çalışan kadınlar, salgın döneminde zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Koronavirüs tedbirleri nedeniyle 20 yaş altı ve 65 yaş üstü kişilere sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen çalışmak zorunda olduklarını belirten tarım işçileri, servislerle tarlaların yolunu tutuyor. Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Esra Solin Dal’ın görüştüğü kadınlar, aynı işi yaptıkları halde erkeklerden daha düşük ücret aldıklarını belirterek, yaşadıkları zorlukları anlattı.
Kadınlara 70, erkeklere 100 TL
30 yıl önce Çewlîg’den Aydın’a göç eden Nurten Adıbelli (45), 25 yıldır tarım işçiliği yapıyor. Çilek hasadının tamamlanmasının ardından, sebze toplamaya gidiyor, yaz aylarında ise incir fabrikasında çalışıyor. Yılın 8 ayını çalışarak geçirdiğini ifade eden Adıbelli, herhangi bir sosyal güvencelerinin olmadığını belirtiyor. Adıbelli, “Başımıza bir şey gelirse sosyal güvencemiz olmadığı için yine biz karşılıyoruz” diyor.
Yıllarca tarlada çalıştığını ancak emeğinin karşılığını alamadığını dile getiren Adıbelli, tarım işinde çalışanların ağırlıklı olarak kadınlardan oluşmasına rağmen işçi statüsünde görülmemelerinin haksızlık olduğunu vurguluyor. Sabah 05.00’da tarlada çalışmaya başladıklarını belirten Adıbelli, “17.00’da işi bırakıyoruz. Aldığımız ücret 70 TL. Yarım saat dinleme molası veriliyor. Yemek ve yol giderlerimiz bize ait. Biz tarlada çalışan erkeklerle aynı işi yapıyoruz ama onlar 100 TL alıyor. Hiçbir zaman eşit koşullarda ücret almıyoruz. Fakat çalışmak zorundayız” diyerek kadınların yaşadıkları zorlukları anlatıyor.
Parası olan evde kalıyor
12 yaşından beri tarlalarda çalışan 2 çocuk annesi Cennet Alevi (47) de, “Koronavirüs salgınında evde kal söylemleri tarım işçileri için değil zenginler içindir. Evde kalın diyorlar ama kimse ne yiyip içeceğimizi söylemiyor. Parası olan evde kalıyor ama parası olamayan kişiler yaşamak için çalışmak zorunda. Bir maske bile vermiyorlar” diyor.
20 kişi bir arabaya biniyor
Salgın sürecinde tarım işçilerinin çalışma koşullarında herhangi bir değişiklik yapılmadığına dikkat çeken Gülten Karuç da, fiziki mesafeyi korumanın da mümkün olmadığını, 20 tarım işçisinin bir arabaya bindiğini dile getiriyor, ve “Yani bırakın tek kişinin bir koltukta oturmasını, oturmaya yer bulamıyoruz. Ama çalışmasak aç kalacağız” diye ekliyor.







