• AYM, Nüfus Hizmetleri Kanunu’ndaki “Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır” düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına oy çokluğuyla karar verdi. Karara 15 AYM üyesinden 5’i karşı oy kullandı.

 

Anayasa Mahkemesi (AYM), kadınların nüfus kaydının evlendiği erkeğin hanesine taşınmasını öngören Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 23. maddesindeki hükmün Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. Karar, 4 Haziran 2026 tarihli ve E:2025/216, K:2026/128 sayılı olup 10 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Eşi ölen kadın yeniden evlenmedikçe ölen eşinin aile kütüğünde kalır. Ancak dilerse babasının kütüğüne dönebilir” hükmünün Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. 

Yerel mahkeme iptal istedi

İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi, baktığı davada söz konusu maddenin iptali için AYM’ye başvurmuştu. Başvuruda, “Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır. Kocası ölen kadın yeniden evlenmedikçe ölen kocasının aile kütüğünde kalır. Ancak dilerse babasının kütüğüne dönebilir” hükmünün kadın ve erkek ile eşler arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı. Uygulamanın kadınlar aleyhine cinsiyete dayalı ayrımcılık oluşturduğu ve nüfus kütüğünde erkeğin esas alınmasının meşru bir amacının bulunmadığı belirtildi.

İptal istemi reddedildi

AYM, iptal istemini oy çokluğuyla reddetti. Kararda nüfus kütüğünün idare tarafından tutulan teknik bir kayıt sistemi olduğu ifade edildi. Kadının nüfus kaydının erkeğin hanesine taşınmasının, kadının hukuki statüsü veya somut bir menfaati üzerinde doğrudan ve belirleyici bir etkisinin bulunmadığı belirtildi. Düzenlemenin Anayasa’nın hukuk devleti, kanun önünde eşitlik, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile ailenin korunmasına ilişkin hükümlerine aykırı olmadığına hükmedildi.

5 üyeden karşı oy

Karara 15 AYM üyesinden 5’i karşı oy kullandı. 4 üyenin ortak karşı oy gerekçesinde, nüfus kayıt sisteminin aile bağlarını göstermesinin mümkün olduğu ancak bunun yapılırken kadının erkek eşin hanesine bağlı bir kayıt unsuru haline getirilmesinin hukuk devletinin insan onuru ve eşitliğe dayalı karakteriyle bağdaşmayacağı belirtildi. Karşı oyda şu değerlendirme yer aldı: “İtiraz konusu kural, evlilik birliği içinde aynı hukuki durumda bulunan kadın ve erkek arasında cinsiyete dayalı haklı bir neden içermeyen farklı muamele oluşturmakta, kadının hukuki kişiliğini bağımsız birey olarak değil, erkek eşin hanesine bağlı biçimde konumlandırmakta, eşler arası eşitliğe dayalı anayasal aile anlayışını zedelemekte ve uluslararası insan hakları hukukunda benimsenen kadın-erkek eşitliği standartlarıyla bağdaşmamaktadır.”

Aykırı olmasına rağmen

Bir diğer karşı oy gerekçesinde ise düzenlemenin kadın aleyhine olduğu ve Anayasa’nın 10. maddesindeki “Kanun önünde eşitlik” ile 41. maddesindeki “Ailenin korunması ve çocuk hakları” hükümlerine aykırı bulunduğu ifade edilerek iptali istendi.

HABER MERKEZİ