- Dilan Aras’ı vahşice katleden Umut Karaboğa, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, katilin öldürme kastının tartışmasız olduğu sonucuna varırken, cinayetin öfke, kıskançlık, kibir, güç gösterisi ve “cezalandırma” düşüncesiyle işlendiğine karar verdi.
- Dilan Aras'ın eniştesi Hasan Yıldız, mahkemenin ömür boyu hapis kararının acılarını hafifletmediğini belirterek, “Ne Dilan geri gelecek ne de bu cinayetin geride bıraktığı yıkım ortadan kalkacak. Katil yalnızca Dilan’ı öldürmedi. Çocuklarının geleceğini ve ailesini de mahvetti” diye konuştu.
ENVER ENLİ / FRANKENTHAL
Almanya'nın Ludwigshafen kentinde, kendisinden boşanmak isteyen Dilan Aras'ı 2 Kasım 2025'te 43 bıçak darbesiyle katleden Umut Karaboğa, Frankenthal Eyalet Mahkemesi'nde (Landgericht Frankenthal) aylar süren yargılamanın ardından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, savunmanın ileri sürdüğü iddiaları kabul etmeyerek sanık hakkındaki tüm ağır suçlamaları sabit gördü.
Mahkeme başkanı, katilin anlık ya da dürtüsel hareket etmediğini, aksine Dilan Aras’ın ölümünü göze alarak hareket ettiğini belirtti. Bu nedenle Umut Karaboğa, “tasarlayarak kasten cinayet” suçundan mahkum edildi. Mahkeme, Umut Karaboğa’nın öldürme kastının tartışmasız olduğu sonucuna varırken, cinayetin öfke, kıskançlık, kibir, sahiplenme duygusu, güç gösterisi ve “cezalandırma” düşüncesiyle işlendiğini değerlendirdi. Hakim, katilin cinayetten haftalar önce de Dilan Aras'ı ölümle tehdit ettiğini ifade etti.
Planlayarak vahşice öldürdü
Mahkeme ayrıca Karaboğa’nın akıl sağlığının yerinde olduğuna hükmetti. Savunmanın, katilin olay sırasında ağır psikolojik baskı altında olduğu ve cinayetin anlık geliştiği yönündeki iddiaları kabul edilmedi. Mahkeme, katilin tartışmadan önce bodrumdan aldığı av bıçağıyla saldırıyı gerçekleştirdiğini belirterek cinayetin önceden hazırlık yapılarak işlendiği sonucuna vardı.
Olay yerindeki delillere göre katil önce sıcak çayı Dilan’ın üzerine dökerek onu ağır şekilde yaktı, ardından bıçakla saldırdı. Dilan uzun süre ayakta direnmeye çalıştı; daha sonra kanepeye, oradan da yere düştü. Katil, yerde de saldırısını sürdürerek özellikle boyun ve sırt bölgesini defalarca bıçakladı.
Defalarca barıştırıldı
Dilan Aras, 15 yıllık evliliği boyunca sistematik şiddet ve ölüm tehditleriyle karşı karşıya kaldı. Dilan, her seferinde barıştırıldı. 2023 yılında şiddete uğrayan Dilan rapor almış, polise başvurmuş ve uzaklaştırma kararı çıkarmıştı. Ailelerin araya girmesi ve Karaboğa’nın “çocukları, aileni öldürürüm” tehditleri sonucu Dilan, yeniden eve dönmek zorunda kaldı.
Deliller dikkate alındı
Aylar boyunca devam eden duruşmalarda tanıklar, polis görevlileri, sağlık çalışanları ve adli tıp uzmanları dinlendi. Dosyada yer alan adli tıp raporları, dijital deliller ve diğer bulgular mahkemenin kararında belirleyici oldu. Duruşmalarda dinlenen bilirkişi de katilin Dilan Aras üzerinde kontrol kurmaya çalışan, tehdit ve şiddete dayalı ataerkil bir ilişki yürüttüğünü değerlendirdi. Mahkeme, dosyadaki delillerle birlikte bu değerlendirmeleri de kararında dikkate aldı.
Sahte pişmanlık kabul görmedi
Karaboğa’nın avukatları Andrea Combé ve Sophie Boettcher, müvekkillerinin olay günü ağır bir psikolojik baskı altında bulunduğunu, duygularına hâkim olamadığını savundu. Katilin yaptıklarından pişman olduğunu ve yaşananları yalnızca parçalar halinde hatırladığını ileri sürerek cinayet değil, öldürme suçundan hüküm verilmesini talep etti. Ancak mahkeme bu savunmayı ikna edici bulmadı.
Başka bir kadınla ilişki yaşamış
Mahkemeye göre Umut Karaboğa’nın Dilan’a karşı duyduğu sevgi, çocuklarının doğumundan sonra giderek azaldı. Ailenin ekonomik sıkıntılar içinde yaşadığı, sosyal yardımlarla ve zaman zaman Dilan'ın ailesinin desteğiyle geçimini sağladığı belirtildi. Mart 2023'te Dilan'ın, kendisine yönelik saldırı nedeniyle polisi aramasının ardından evlilik tamamen çıkmaza girdi. Mahkeme ayrıca, Karaboğa’nın Mayıs 2025'ten itibaren internet üzerinden başka bir kadınla bir ilişki yaşadığını ortaya koydu. Katilin cinayet gününe kadar bu kadınla bağlantı içinde olduğu kaydedildi.
‘Çok sürmez Dilan, her şey bitecek’
Umut Karaboğa, Dilan'ın kuzeniyle ilişki yaşadığını ve ona gizlice para gönderdiğini iddia ediyordu. Dilan, banka hesap dökümlerini göstererek bu suçlamaların asılsız olduğunu kanıtlamaya çalışsa da katil hiçbir açıklamayı kabul etmedi. Öte yandan boşanması halinde hem maddi açıdan zor durumda kalacağını hem de çocuklarını kaybedeceğini biliyordu.
Deliller, katilin tartışmadan önce bodruma inerek av bıçağını aldığını ortaya koydu. Katilin daha önce Dilan’a, "Çok sürmez Dilan, her şey bitecek" diyerek ölüm tehdidinde bulunduğu dosyada yer aldı.
4 yıllık mesajlar incelendi
Görüştüğümüz Dilan Aras'ın eniştesi Hasan Yıldız, soruşturmanın kapsamlı yürütüldüğüne dikkat çekti. Yıldız'ın aktardığına göre Alman güvenlik makamları ve yargı organları, Dilan Aras'ın, annesinin, kardeşinin ve Umut Karaboğa’nın cep telefonlarını yaklaşık 4 yıllık dönem boyunca inceleyerek cinayet gününe kadar olan tüm mesajlaşma ve görüşme kayıtlarını değerlendirdi. Yaklaşık 15 bin sayfalık dijital veri ve belge dosyası incelenirken, tarafların banka hesapları, mali kayıtları ve internet üzerinden gerçekleştirdikleri işlemler de ayrıntılı biçimde araştırıldı.
Hasan Yıldız, katilin iftiralarının hiçbirinin doğru olmadığının altını çizerek, “15 bin sayfalık dijital veri incelendi ve Dilan’ın onuruna leke sürebilecek en ufak bir şey çıkmadı. Dilan, şerefiyle ve ahlakıyla yaşadı” dedi.
Aileye tazminat ödeyecek
Mahkeme, savcılık ve katılan tarafın ömür boyu hapis talebini kabul ederken, savunmanın katilin yalnızca öldürme suçundan cezalandırılması yönündeki talebini reddederek, planlayarak kasten cinayetten ömür boyu hapse mahkum etti. Mahkeme ayrıca Dilan Aras'ın yakınları lehine manevi tazminata hükmetti. Buna göre Dilan’ın iki çocuğuna ayrı ayrı 17 bin 500 euro, anne ve babasına ayrı ayrı 15 bin euro, erkek kardeşine ise 7 bin 500 euro manevi tazminat ödemesine karar verildi. Karar henüz kesinleşmedi. Tarafların karara karşı yedi gün içinde itiraz hakkı bulunuyor.
***
‘Köhnemiş zihniyeti terk etmeliyiz’
Dilan Aras'ın eniştesi Hasan Yıldız, mahkemenin ömür boyu hapis kararının acılarını hafifletmediğini belirterek, “Mahkeme bugün karar verdi ama kaybımız çok büyük. Ne Dilan geri gelecek ne de bu cinayetin geride bıraktığı yıkım ortadan kalkacak. Herkes bunun acısını ömür boyu yaşayacak. Katil yalnızca Dilan’ı öldürmedi. Çocuklarının geleceğini, ailesini ve yakın çevresini de mahvetti. Bu cinayetin acısını herkes ömür boyu taşıyacak” diye konuştu.
Katilin iddiaları gerçek dışı
Mahkeme sürecinde yürütülen soruşturmanın kapsamına da değinen Yıldız, incelenen dört yıllık telefon kayıtlarına işaret ederek, bu incelemelerde Dilan Aras'ın onurunu zedeleyecek herhangi bir bulguya rastlanmadığını ifade etti. Yıldız, “Dilan'a yönelik ortaya atılan iddiaların hiçbirinin doğru olmadığı belgelerle ortaya konuldu. Alman hukuku bu süreci çok titiz ve tarafsız şekilde yürüttü” dedi.
Çocukları yan odada uyurken
Mahkemenin cinayetin planlı işlendiğine karar vermesine dikkat çeken Yıldız, katilin olayda kullanılan bıçağı önceden temin ettiğini ve bodrumda sakladığını söyledi: “Demek ki son zamanlarda kafasında karanlık düşünceler varmış ve o düşüncelerini de o gece hayata geçirdi. Çocukları yan odada yatarken Devran (10) ve Miran (6) annelerini 43 bıçak darbesiyle katlediyor. Sonrasında çok soğukkanlı bir şekilde ayakkabılarını ve ceketini giyiyor, başka bir kadını arıyor, orada da polisi arayıp Dilan’a iftiralarını atıp ben karımı öldürdüm diyor.” Cinayetin ardından iki kardeşin velayeti ve bakım sorumluluğu anneanne ile dedeye verildi.
Katiller korunmamalı
Katilin ailesine de çağrıda bulunan Yıldız, kadın cinayetlerine karşı herkesin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade ederek, “Hiçbir gerekçe bu barbarlığı haklı gösteremez. Failler kim olursa olsun korunmamalı. Kadınların barbarca öldürülmesine karşı hepimiz mücadele etmeliyiz” diye konuştu.
Hasan Yıldız, Dilan’ın ailesinin durumlarının kötü olduğunu ve konuşmalarının mümkün olmadığını dile getirerek şunları ifade etti: “Ben onların eniştesiyim, sadece kendi düşüncelerimi söyleyebilirim. Artık bu ataerkil, köhnemiş zihniyeti terk etmemizin zamanı geldi. Kadını kendi özel mülkiyetimiz, özel malımız görmenin zamanın geçtiğini anlamamız gerekiyor. İster dinsel ister inançsal isterse de törelerden kaynaklı olsun, artık bunların bir kenara bırakılması lazım.”
‘Artık kadınlara kıymayın’
Dilan Aras'ın halası Kibar Tanrıkulu da, kadın cinayetlerinin son bulması çağrısında bulundu: “Ailemizde ilk defa böyle bir şey yaşanıyor. Bu çok acı ve kabul edilemez bir durum. Ne olur artık kadınlara kıymayın. O bir anne, bir kardeşti. Kadınlara sahip çıkalım.”
***
‘Kadınlar susturulmamalı’
Ronahî Berivan Kadın Meclisi adına mahkemeyi izleyen Ezo Özlem, ömür boyu hapis cezasının önemli olduğunu ancak asıl mücadelenin kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi olduğunu söyledi. “Bizim asıl üzerinde durmamız gereken konu, kadınlarımızı artık susturmamaktır” diyen Özlem, aile içi şiddetin utanç, gelenek ve toplumsal baskılar nedeniyle çoğu zaman gizlendiğine dikkat çekti: “Bunun ne kadar yanlış olduğunu ve nelere mal olduğunu görüyoruz. Dilan’ımızı kaybettik. Gencecik, çok güzel, çocuklarını çok seven iyi bir anneydi.”
Kadınlara ve ailelere çağrıda bulunan Özlem, “Ne din, ne inanç, ne de gelenek adına kadınlar susturulmamalı. Fiziksel ya da psikolojik şiddetin hiçbir türü kabul edilemez. Bu olaylar gizlenmemeli, ortaya çıkarılmalıdır” dedi.
Son olarak ailenin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Özlem, “Kürdistan Kadın Birliği olarak ailenin her zaman yanındayız. Keşke daha önce yanlarında olabilseydik ve bu cinayeti engelleyebilseydik. Kadınlar derneklerden ve kurumlardan uzak durmamalı. Uzak durursanız bu tür kişileri tespit edemeyiz; bize gelirseniz size çareler ve yollar sunabiliriz” ifadelerini kullandı.
***
Karar duruşmasına yoğun ilgi
Karar duruşması 6 Ağustos 2026 Perşembe günü saat 09.00'da başladı. Frankenthal Eyalet Mahkemesi'nin 20 numaralı duruşma salonu kararın açıklanacağı gün neredeyse tamamen doluydu. Duruşmaya Dilan Aras'ın ailesi, yakınları, kadın örgütleri ve çok sayıda demokratik kitle örgütü katıldı.
Mahkeme önünde toplanan Feministisches Bündnis Mannheim (Mannheim Feminist İttifakı), Frauenbündnis Wiesbaden (Wiesbaden Kadın İttifakı), Yeni Kadın, Gegen Femizid kadın inisiyatifi, Kürt kadın grupları ve Die Linke Mannheim üyeleri pankart ve dövizlerle yaptıkları açıklamalarda kadın cinayetlerini protesto ederek adalet çağrısında bulundular.
Annesi: Ciğerim yanıyor
Kararın okunması sırasında mahkeme başkanının zaman zaman gözyaşlarını tutamaması da duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri oldu. Mahkeme salonunda ender rastlanan bu durum, davanın ağırlığını ve yaşananların boyutunu gösterdi.
Mahkeme salonunda kararın açıklanmasının ardından Dilan Aras'ın annesi büyük acı yaşadı. Gözyaşları içinde “Ciğerim yanıyor” diyerek feryat eden anne, sanık salondan çıkarılırken “Katil” diye seslendi. Ailenin yaşadığı derin acı salonda bulunanları da duygulandırdı.
Kararın ardından aile üyeleriyle birlikte Dilan Aras'ın mezarı ziyaret edilerek kısa bir anma gerçekleştirildi.