Geçen hafta yazıp da çok çabalamama rağmen, teknik nedenlerden dolayı gönderemediğim yazımın başlığı böyle idi. Her zaman olduğu gibi mazeretımi köşemde okurlarıma iletemedim. Birçok telefon aldım yazınız neden yok diye? Sevgili okurlarımdan özür diliyorum. Saygılarımı sunuyorum.

Evet bir seçimi daha geride bıraktık. HDP’yi olağanüstü koşullarda bir seçim dönemi ile başbaşa bıraktılar. Miting yapamadı, medyada kendisine sansur uygulandı, her türlü seçim hilesine maruz kaldı. Bu koşullar altında barajın aktında kalmamak önemli bir sonuçtu. HDP’yi seçim hileleri ile baraj altında bırakmanın rizikosunu göze alamayan devlet son anlarda HDP nin barajı geçmesine gönlü razı olmasada sesini çıkarmadı.

Seçim sonuçları medyada alabildiiğine tartışıldı. Tartışılmaya devam ediliyor. HDP’de seçim sonuçlarını yetkili kurullarında tartışacak, kendi öz eleştirilerini yapacaklar.

HDP çok açık bir biçimde Kürdistan’da ikinci parti durumuna düştü. 22 Kürdistan ilinden 11’inde HDP birinci olurken, AKP’de geride kalan 11 ilde birinci parti oldu. AKP Kürdistan’da 57 milletvekiliğini kazanırken HDP 47 milletvekili, CHP ise 3 milletvekili çıkardı. HDP 7 Haziran seçimlerine göre Ardahan, Kars, Erzurum, Dersim, Iğdır, Ağrı, Antep, Van, Diyarbekir, Mardin, Kocaeli, Bursa, Antalya, Mersin ve Adana’da birer milletvekiliğini kaybederken, Urfa’da iki, İstanbul’da ise dört milletvekiliğini kaybetti.

Kürt Özgürlük Mücadelesi ile iç, içe olan illerde HDP birinci parti olurken, Kürt Özgürlük Mücadelesi ile iç, içe olmayan yerlerde AKP birinci oldu. Silvan, Gever, Nusaybin, Sur, Varto, Bismil, Lice, Cizre v.s. gibi özyönetim ilan edilen, her türlü baskı ve devlet terörüne hedef olan yerleşim birimleri ile Şırnak ve ilçelerinde, Hakkari ve ilçelerinde HDP’ye tulum oy çıktı. Demek ki ulusal ve toplumsal bilinc gelişince devlet terörü sevgili Kürt halkını vız gelip tırıs geçiyor. Ulusal ve toplumsal bilinçlenmenin henüz yeterli olmadığı yerlerde ise yine sevgili Kürt halkı beş ay içinde azda olsa saf değiştirebiliyor. Bu gerçeği bilince çıkarmalı ona göre yeni taktikler oluşturmalıyız.

7 Haziran seçimlerine göre hem Kürtler hemde Türkiyeli emekçiler, inanç grupları, ötekileştirilenler rehavet içerisine girdiler. Buna 7 Haziran sonrası içine girilen kibirlenme halide dahildir. Rehavet ve kibir kitlelerin 7 Haziran’da olduğu gibi canla başla çalışmaya engel oldu. HDP içinde yaşadığı durumu halka anlatamadı. Kimi bölgelerde sayın eşbaşkan Yüksekdağ’ın dediği gibi ailelere ve aşiretlere bağlanan umutların üzerine kar yağdı. Oysaki HDP gibi Türkiye’nin geleceğinde iddialı bir parti ailelere ve aşiretlerin sözlerine kanacağına halkı örgütleme çabası içerisinde olmalıydı.

Seçim sürecinde 7 Haziran sonuçlarının sonunda bizlerde oluşan kibir “büyük lokma yiyeceğimize, büyük laflar etmemize” neden oldu. Normal koşullarda ulaşacağımız oy oranına anormal koşullarda ulaşabileceğimizi sanıp halka umut verdik. Beklenen hedeflere ulaşamayıncada ulusal ve toplumsal bilinci zayıf olan kitlelerde şaşkınlık yarattık. Tanzim edilen milletvekili listeleri ise yaşanan handikapların diğer bir nedeni idi.

Tüm eksikliklere rağmen HDP’nin mecliste olması önemlidir. HDP grubu muhalefet görevini iyi yürütürse, demokratik bir anayasanın yapılmasına, demokratikleşmeye katkı sunarsa, her türlü haksızlığa karşı toplumun sesi ve kulağı olabilirse, eleştirilere tahammüllü olursa, Kürdistan ve Türkiyede yeni ve ilerici bir örgütlenme modeline giderse bu günleri kolay aşarız. Çetin Altan’ın dediği gibi ensenizi karartmayın, davanıza sahip çıkın, daima ileriye bakın ve politikanın bir bilim olduğunu unutmayın.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

*  Büyük Kürt şairi ve dilbilimcisi, SKDP kurucusu ve Genel sekreteri, Hawar dergisinin yazarlarından Osman Sebrî 12 Kasım 1993 tarihinde Şam’da hayata gözlerini yumdu.

*  49’lar, 23’ler davasının sanıklarından, Deng dergisinin Genel Yayın yönetmeni, Barış Derneği davası sanıklarından Kürt avukat Medet Serhat 12 Kasım 1994 günü uğradığı silahlı kontra saldırısında İstanbul’da şehit düştü.

*  Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 12 Kasım 1998’de Roma’ya giderek havaalanında siyasi İltica talebinde bulundu. 

* 13 Kasım 1960 tarihinde Suriye Muhaberatı’nın Amude’de bir sinemayı yakması üzerine 280 Kürt hayatını kaybetti.