Kadir AMAÇ
Birçok seçmen blokları vardır. Genel olarak seçmenlerin büyük çoğunluğu, partilerin seçim kampanyasında vaat edilenlere ve liderlerin karizmatik yönüne bakarak oy işlemini gerçekleştirir.
Postmodern olan ülkelerde siyasi partileri iktidara taşıyan, parti kimliği ve parti programı değildir. Aksine, siyasi partileri iktidara taşıyan karizmatik liderlerdir. Örneğin, ABD’de Barack Obama, İngiltere’de Tony Blair ve Fransa’da Macron.
Hiç bir parti kimliği olmayan insanlar ilk oy verdikleri partiye karşı eğilimlerini koparabilir, bir başka partiye rahatlıkla yönelebilir ve bu tür seçmenlerin oyları her seçimde değişebilir.
İnsanların belli bir siyasi parti veya bir dizi siyasi partiye oy verme eğilimlerinin sebepleri çok olmakla birlikte, aynı zamanda karmaşık bir durum arz eder.
Özellikle, seçmen kategorilerin en çok dikkat çekeni ve en çok problemli olanı, liberal ve muhafazakar seçmendir. Diğer önemli bir nokta ise seçmenlerin siyasi partilere oy verme davranışlarını en fazla etkileyen amillerin başında ırk, bölge, din, ekonomi ve cinsiyetçilik gibi konulardır.
Yukarda anahatlarıyla belirtiğimiz seçmen panoramasından hareket edecek olursak, iki tür seçmenin varlığından söz edebiliriz.
1- Uzun vadeli oy kullanan seçmen: Oy verdiği partiye, hem fikirde ve hem de gönülde bağlıdır.
2- Kısa vadeli düşünen seçmen: Bugün oy verdiği partiye beş yıl sonra farklı bir partiye oy verme eğilimindedir.
Evet, 24 Haziran erken seçimine az bir zaman kalırken, anket şirketleri seçmen davranışlarını ve seçim tahminlerini, Türk ve Kürt kamuoyu ile paylaşıyor. Bu anket sonuçlarından en çok tedirgin olan, en çok huzursuz olan ve en çok borderline davranışlar sergileyen, Erdoğan ve Türk-İslamcı şürekasıdır.
Özellikle Kürt seçmeni, Erdoğan ve AKP’ye geriden ve tersten bakarak retrospektif oy kullanacağını düşünüyorum. Yani Kürt seçmeni Erdoğan’ın, Kürt şehirlerinde yaratığı olaylara ve Kürt şehirlerinde işlediği amellere bakarak, HDP’den yana büyük bir oy patlaması yapacağını bekliyorum.
İngiltere’nin eski başbakanı olan Harold Macmillan’a politikalarını neyin belirlediğini soran gazeteciye şöyle yanıt verir: „Olaylar, sevgili çocuklar, olaylar!“
Evet, Erdoğan ve İslamcı şürekası başta Kürtlerin gönül dünyasına büyük suikast gerçekleştirerek, yüz yılın en büyük olayına ismini yazıyordu. İkincisi, yaptığı kötülüklerle, liberal ve muhafazakar seçmenini hayal kırıklığına, ülke içinde ve ülke dışında gerçekleştirdiği tiyatrolarla dünya milletlerini ve dünya devletlerini şaşkına uğrattı.
Mamafih, İslamcı AKP ve elebaşı Erdoğan, elleri nasır tutmadan, alınları ter dökmeden mal-mülk sahibi oldular. Modern hırsızlık yöntemiyle para kazandılar, gayri meşru yollardan kazandıklarıyla, ense ve karın şişirerek samimi dindarların ve emekçilerin öfkesini kazandılar...
Evet, Erdoğan ve AKP tarafından Kürt ve Türk milletine yaşatılan tüm bu kötü olaylar, Türk ve Kürt seçmenini üzerinde büyük bir olumsuz etki bırakacağını ve onların başka bir partiye oy verme eğilimlerini güçlü bir hale getireceğini düşünüyorum.
Diğer önemli bir nokta ise; seçim kampanyasında siyasi parti ve liderler Türk şehirlerinde seçmenlerine mal-mülk, para ve iş sübvansiyonu sunarken; Kürt şehirlerinde ise Kürt meselesini çözme vaadinde bulunuyor...
İkincisi, seçim kampanyalarında Kürt meselesini çözme konusunda, Muharrem İnce ve CHP’nin HDP ile at başı gittiği görülüyor. 24 Haziran’da, Muharrem İnce ve CHP’nin nasıl bir performans göstereceği en fazla merak edilen konulardan biri.
T.C’yi Türk İslamcılarına kaptıran, jön Türkler ve seküler Kemalistler tekrar devlet yönetimini ele geçirmek için son bir kez daha şanslarını 24 Haziran’da deneyecekler. Jön Türkler ve seküler Kemalistler İslamcı fırkayı alaşağı etme ve başarılı olma ihtimalleri oldukça yüksek görünüyor. Çünkü daha önce AKP’ye oy veren, liberal ve muhafazakar Türk seçmeni bu kez tereddütsüz oylarını CHP’ye vereceğinin güçlü sinyallerini veriyor.
Muharrem İnce ve CHP’nin Kürt meselesiyle ilgili en iyimser politikasının şu olacağını düşünüyorum. Kürt milletini ve Kürt siyasetini bir dizi akültürasyon haklarla Türk devletine entegre etmeye çalışacak. Oysaki Kürt milletinin en büyük ihtiyacı, teritoryal ve selfdeterminasyon hakkıdır.
Sonuç olarak; Kürtler, ikinci turda İnce’ye oy verirse; İnce, Türk devletinin yeni Cumhurbaşkanı olacak!
HDP ise Kürt halkının ve dostlarının sevgisini ve ruhaniyetini arkasına alarak bölük-bölük, fırka-fırka ve dalga-dalga büyüyerek, 24 Haziran akşamı 80 Parlamenter çıkaracağını düşünüyorum.
Kadiramac@hotmail.com/
https://twitter.com/KADIRAMAC