İmralı tecridine karşı Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde ölüm orucuna giren Ahmet Topkaya’nın annesi Fatma Topkaya, “Ölümler yaşanmadan yasalar uygulansın” dedi. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde 1 Mart’tan itibaren açlık grevinde olan Ahmet Topkaya, ölüm orucuna giren 15 tutuklu arasında. 1992’de Amed’in Hani ilçesinde dünyaya gelen Topkaya, 18 yaşında liseyi terk ederek, ailesine “Antalya’ya çalışmaya gidiyorum” deyip, HPG’ye katıldı. Haziran 2016’da Lice ilçesi kırsalında başlatılan askeri operasyonlar sırasında yaralı olarak esir düşen Topkaya’ya, yargılandığı mahkemece 22 yıl hapis cezası verildi. Topkaya, 2016’dan bu yana Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutuluyor.
Moral alarak dönüyorum
Yıllarca oğlundan haber bekleyen anne Fatma Topkaya, 2016’dan bu yana oğlunu cezaevinde görebiliyor. Oğlu Topkaya’nın açlık grevine başladığı 1 Mart’tan bu yana gittiği her görüşte moralli ayrıldığını dile getiren anne Topkaya, “Gittiğim her görüşe üzgün gittim, ancak ondan moral alıp eve dönüyorum. Arkadaşlarıyla birlikte kararlılar, moralliler” dedi.
İradesine saygılıyım
Oğlu Topkaya’nın ölüm orucuna başlamasını “İradesine saygı duyuyorum” şeklinde değerlendiren anne Topkaya, “Devlet adım atsın, yeter. Cezaevlerinden cenazeler çıkmasın. İnsanlara yazık değil mi? Hepsi bizim çocuklarımız. İnsanlar ayaklanmalı. Bu sessizlikle hiç bir yere varamayız. Artık diyecek bir şeyimiz yok. Anneler saldırıya maruz kalıyor. Anneler ne yapsın? Halk tümüyle toplanmazsa sonuç alamayız” şeklinde konuştu.
Yasalarını uygulasın
Adalet Bakanlığı’nı yasaları uygulamaya çağıran anne Topkaya, “Gece gündüz ağlıyorum. Yediğim her lokmada yüreğim yanıyor. Elimizden bir şey gelmiyor. Ölümler yaşanmadan devlet adım atmalıdır. Genç kalmadı, insan kalmadı. Ölümler nereye kadar. Gidin cezaevlerine bakın, fidanlarımız bir avuç kaldılar. Ölümler yaşanmadan yasalar uygulansın. Başka bir şey istemiyoruz. Sadece yasalar uygulansın, ortada bir sorun kalmayacak” şeklinde konuştu.
Bu devletten adalet görmedik
Ordu E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 63 gündür açlık grevinde Süleyman Timurtaş’ın babası Ahmet Timurtaş, bu devletten adalet görmediklerini söyledi.
Tutuklu bulunduğu Ordu E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan Süleyman Timurtaş (24), üç yıl önce tutuklandı ve “örgüt üyesi olmak”tan 7 buçuk yıl hapis cezası aldı. Timurtaş’ın anne ve babası, çocuklarının sağlık durumuna ilişkin Mezopotamya Ajansına (MA) konuştu. İki yıl önce oğlunun Ordu’ya sürgün edildiğini belirten anne Kumru Timurtaş (50), yolların kötü ve uzak olmasından kaynaklı olarak bir yıldır oğlunu göremediğini söyledi. Oğluyla sadece haftalık telefon görüşmesinde konuşabildiğini aktaran anne Timurtaş, “Sesi çok kötü geliyordu. Çocuklarımızın üzerindeki tecrit kalksın” dedi.
Eylemdekileri kutluyor
Baba Ahmet Timurtaş (56) ise, oğlunun 62 gündür açlık grevinde olduğunu hatırlatarak, “Açlık grevindekileri kutluyorum. Grevleri haklıdır. Talepleri bizim talebimizdir” şeklinde konuştu. Oğlunun süresiz-dönüşümsüz açlık grevinden önce dönüşümlü olarak 10’ar günlük açlık grevine de girdiğini hatırlatan baba Timurtaş, “Bu devletten adalet görmedik. Böyle bir düşmanlık hiçbir kanunda yok. Bir an önce bu kadar insanın açlık grevinden çıkması için taleplerin karşılanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı’na seslenen baba Timurtaş, “Yeter artık. Biz de evimizde grevdeyiz. Boğazımızdan lokma geçmiyor. Hepimiz işkencedeyiz. Cezaevlerinden cenazeler çıkmasın. Ölümlerin olmasını istemiyoruz” dedi.
Kimse kimseyi beklemesin
Tutsakların taleplerinin karşılanmasını isteyen Timurtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “100 kere hawar diyoruz. Bütün halkımıza sesleniyoruz. Kimse kimseyi beklemesin. Kimse demesin benim çocuğum açlık grevinde değil, beni ilgilendirmez. Bu kadar tutuklu açlık grevinde. Birleşelim ve ‘Yeter artık’ diyelim.”
Şeker ve limon verilmiyor
Bayburt M Tipi Cezaevi’nde açlık grevinde olan tutsaklara şeker, su, limon verilmediği ve rutin kontrollerinin yapılmadığı öğrenildi.
Açlık grevleri kapsamında 6 Ocak’tan bu yana 6, 1 Mart’tan bu yana da 40’a yakın tutsağın eylemde olduğu Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsaklara cezaevi yönetimi tarafından şeker, tuz ve limon verilmediği, eylemcilerin rutin kontrollerinin yapılmadığı öğrenildi.
Son dönemlerde baskı ve hak ihlalleriyle sık sık gündeme gelen cezaevinde, açlık grevi eylemine giren tutsaklar hücrelere konulmuş ve görüş cezası verilmişti. Görüşe giden ailelerin verdiği bilgiye göre, 1 Mart’tan bu yana grevde olan 40’a yakın tutsağa tuz, limon ve şeker verilmezken, eylemlerinde 100 günü aşan 6 tutsağın ise doktor kontrolleri yapılmıyor. Ailelerin verdiği diğer bilgiler ise şu şekilde: “Açık görüşte her masa etrafında onlarca gardiyan bulunuyor. Bir masadan diğerine bırak konuşmayı bakmak bile yasak. Görüşüne gittiğimiz tutsak dışında diğer tutsaklara selam dahi veremiyoruz. Selam verildiğinde de bize ‘yasak önünüze bakın’ diyorlar. Tutsakların kontrolleri yapılmıyor. Grevdeki tutsaklara şeker, tuz ve limon gibi temel ihtiyaçlar da verilmiyor.”
Gebze’de ailelere saldırı
Çocuklarına destek olmak için Gebze Cezaevi önünde nöbet tutmak isteyen aileler bir kez daha engellendi. Saldırı sırasında HDP Darıca İlçe Eşbaşkanı İdris Ay darp edilerek gözaltına alındı.
Ailelerin Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi önünde yapmak istedikleri oturma eylemi 23. gününde bir kez daha engellendi. Dünkü oturma eylemini sabah erken saatlerinde yapmak isteyen aileler, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gebze İlçe Örgütü önünde bir araya geldi. Buradan araçlarına binerek cezaevine yakın bir yere gelen aileler, araçlardan inerek cezaevi önüne geçti.
Aileleri ablukaya alan polis, eylemin yasak olduğunu belirterek izin vermeyeceklerini söyledi. Polise tepki gösteren aileler, oturma eylemine geçti. Ailelere saldıran polis, anneleri sürükleyerek kaldırdı. O sırada çıkan arbedede HDP Darıca İlçe Eşbaşkanı İdris Ay, polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı. Ay, daha sonra serbest bırakıldı.
Aileler, Bakırköy’deki mitinge katılmak üzere cezaevi önünden ayrıldı.
Öte yandan basın mensuplarının fotoğraf ve görüntüleri polis tarafından silindi. Yaşananları telefonları ile kaydeden ailelerin de telefonlarındaki tüm görüntü ve fotoğraflar silindi.