ROJ DENİZ/HİVDA HEBUN  

Türk devletinin Efrîn işgalinden sonra Şehba'ya geçen yüz binlerce kişi çok zor şartlarda yaşamını sürdürüyor. Şehba üzerindeki ambargo ve ablukadan dolayı sağlık ihtiyaçları da karşılanamıyor. Efrîn işgalinden sonra alanda kısıtlı imkanlarla kurulan tek hastane Avrin ve Heyva Sor a Kurd tarafından kurulan 11 sağlık noktası bulunuyor. Ancak, doktor, cihaz ve ilaç eksikliğinden dolayı hastane ile sağlık noktaları da yeterli olamıyor.

Avrin Hastanesi yönetiminde yer alan Dr. Osman Şêx Îsa, ilk süreçte zor şartlar altında ve zorunlu ihtiyaçlardan dolayı Özerk Yönetim ve Sağlık Komitesi tarafından Avrin Hastanesi'ni kurduklarını hatırlatarak, şunları söyledi: "Avrin Hastanesi bölgenin tümünde bir merkez haline geldi. Halep’ten birçok hasta imkan bulduğunda gelip burada tedavi görüyor. Hastane yönetiminin Efrînli mülteciler dışında kimseyi tedavi etmeme gibi bir kararı yoktur. Gelen herkese tüm imkanlar doğrultusunda aynı hizmet verilmektedir. Halep'ten, Nubil-Zehra’dan ve başka şehirlerden de gelen hastalarımız var. Tahlilden ameliyata kadar her şey ücretsiz yapılıyor. Halep ile yaptığımız görüşmeler sonucu bazı ağır hastaları gönderme şansımız var fakat çok sınırlı. İstediğimiz zaman ve istediğimiz sayıda hastayı gönderemiyoruz. Hem tek bir ambulansımız var ve elimizdeki ağır hasta sayısı çok, hem de yol sorunundan dolayı acilen Halep’e gitmesi gereken hasta gidemiyor. Bu da hastanın hayatını tehlikeye atıyor, bazen de hasta hayatını kaybediyor. Özellikle kanser hastalarımızın sayısı çok fazla. Buraya geldiğimizden bu yana 12 kanser hastası vatandaşımız hayatını kaybetti. Şu anda sürekli Halep’e gidip göndermemiz gereken 36-40 kanser hastamız var. Tüm çabalarımıza rağmen bir yere kadar imkanları oluşturabildik. Hala çok fazla eksiğimiz var. Sağlık kadrolarımız yok, yine cihazlarımız çok eksik, tahlil cihazlarımız yok."

Cilt hastalıkları yayılıyor

Sağlık malzemelerinin yanı sıra cerrah eksikliğinin de çok fazla olduğuna dikkat çeken İsa, "Kalp cerrahı, cilt cerrahı, sinir ve psikolojik uzmanlar yok. Özellikle bölgede çok sayıda cilt hastalıkları var ve bu hastalıklar yayılıyor. Göç şartları ve bölgenin durumundan kaynaklı cilt hastalıkları çok fazla artıyor. Maalesef cilt doktorumuz yok. İmkansızlıklardan dolayı sayı giderek artıyor ve biz zamanında hastaları Halep’e gönderemiyoruz. Tabii ki bu hastanın durumunun giderek ağırlaşmasına ve çoğu zamanda hastanın hayatını kaybetmesine neden oluyor" şeklinde konuştu.

Ambargo ve kuşatma engelliyor

Şehba’nın bölge olarak tümden çemberde olduğunu; tüm giriş ve çıkışlar için izin gerektiğini, izin verilmezse ne hastanın çıkabildiğini ne de ilacın gelebildiğini vurgulayan Dr. Şêx İsa, şöyle devam etti: "Yine Halep’ten birçok sağlık uzmanı ve doktor buraya gelip çalışmak istiyor. Kontrol noktalarının çok olması, soruşturmalar, üzerlerindeki baskı ve korkudan dolayı gelemiyorlar. Tüm bu sıkıntılara rağmen biz yine de imkanlarımıza göre hizmet etmeye çalışıyoruz. Bazı ağır hastalıklar için ilaç tedarik edemiyoruz. Biz Heyva Sor a Kurd ile sürekli planlama halindeyiz. 11 sağlık noktası ve hastane hizmet vermesine rağmen yine de yetmiyor. Geçen ayda elimizdeki sayıya göre hastaneye 23 bin 256; Heyva Sor a Kurd’a ise 24 bin insan başvurmuş. Günlük 800 ile 900 arasında insan tüm bölümler dahil hastanemize başvuruyor.

Sayı yoğunluğu büyük baskı

Avrin Hastanesi açıldığından bu yana 3 bin 700 ameliyat yapmış. Elbette bu kadar sayı yoğunluğu büyük bir baskı oluşturuyor. Bizim özellikle şeker, kalp, sinir, psikolojik ve yine akrep ve yılan sokmalarına karşılık ilaçlara ihtiyacımız var. Çünkü onlar bizde yok. Yine bizim çocuk hastalıkları bölümümüz yok. Çünkü, çocuk doktorlarımız yok. Tüm uluslararası kurumlara eleştirimiz var. Hiçbir şekilde buradaki halka destek olmadılar. Uluslararası toplum buradaki halka karşı çok duyarsız. Onlardan tek istediğimiz Şehba üzerindeki ambargo ve çemberin kırılmasında yardımcı olmalarıdır."