
Muğla’nın Bodrum ilçesinde 31 yıldır çamura hayat veren heykeltıraş Cuma Altuntaş, 5 dönüm arazi üzerinde kurduğu atölyesinde şehirden ve paradan uzak bir hayat kurduğunu dile getirdi. Sêwa’ın (Sivas) Kocaoğlu köyünde dünyaya gelen ve 7 yaşında gördüğü rüyadan etkilenerek çamurdan heykel yapmaya başlayan Cuma Altuntaş’ın kurduğu komün Heykel Atölyesi’nde din, dil ve cinsiyet eğiliminin hiçbir ayrımına yer yok. Çocukluk yıllarında şeker pancarı ve çamurdan heykel yapmaya başlayan Altuntaş, şuan ise doğaya müdahale etmeden ağaç parçaları, mermer, taş, çamur ve metalden heykeller yapıyor. Şehir yaşamına tepki amaçlı Heykel Tarlası’nda 5 metre karelik bir kulübede yaşayan Altuntaş, Heykel Tarlası’nda 11 kedisi, bir köpeği ve yaklaşık olarak yaptığı 3 bin heykel ile birlikte yaşıyor. Şamanizm’in hakim olduğu Heykel Tarlası’nda, Altuntaş ve gönüllülerin inşa ettiği bir Şaman Çadırı bulunmakta. Bütün insanların içerisinde hayvani bir ruhun olduğuna inanan Altuntaş, heykellerin de sadece hayvan ve insan figürlerine yer veriyor.
Komün atölyesi
Altuntaş’ın kurduğu Heykel Tarlası’na ise dünyanın dört bir yanından sanatseverler gelerek şiirden, edebiyata, resimden heykele icra ediyor. Gelen gönüllüler ise Heykel Tarlası üzerinde inşa edilen yaklaşık 3 bin heykelin arasında uyuyor. Hem sanatsal anlamda hem de yaşamsal olarak Heykel Tarlası’nda komün bir anlayışın hakim olduğunu dile getiren Altuntaş, “Hiçbir şeyi olmayan insanlar da gelip burada yaşayabilir. Parasının olmasına gerek yok. Burada bahçe bostan işlerinde çalışarak da yaşayabilir. Bostanımızda yerel tohumlar ve organik bir şekilde ürettiğimiz sebze ve meyveleri gelen ziyaretçilerimizle birlikte yiyerek yaşayabiliriz” dedi.
‘Ruha göre şekil veriyorum’
Bir ağaça, taşa baktığında onların ruhunu gördüğünü, o ruha göre ağacı, taşı şekillendirdiğini aktaran Altuntaş, “Oraya saklanmış ve gizlenmiş ruhun sadece kabasını alıyorum. O kendiliğinden ortaya çıkıyor. Üretirken mutlu oluyorum. Her gün en az bir heykel yapıyorum ve heykel yaptığımda yeni bir çocuk doğurmuş gibi mutlu oluyorum” diye konuştu. Yaptığı heykelleri satma taraftarı olmadığını dile getiren Altuntaş, bazen sadece yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla heykel sattığını söyledi.
Gökhan Öner / Dihaber