
Bunun sırrını, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın kadın sorununa ilişkin çözümlemelerini okuyup yaşamına yön vermesine bağlıyor. Şu sıralar Yekîtiya Star Hareketi'nin bir üyesi ve Şehit Aileleri Kurumu'nda görevli.
Rojava Devrimi'nden önceki kadınların durumunu şöyle özetliyor: "Kadın erkeğe bağımlıydı. Erkeğin izni olmadan komşuya dahi gidemezdi. Nasıl yaşanacağını, iradesini nasıl kullanacağını, kendi başına bir evi nasıl çekip çevireceğini bilemezdi. O gücü kendinde göremezdi. Ben de hayatı tanımıyordum, tek başına ayakta durmasını bilmiyordum. Eşim katıldığında 20 yaşındaydım ve üç çocukla kaldım."
Gücünü farkettikçe yaşamı kolaylaştı
Eşi olmadan yaşayamayacağını düşünen Wensa Savuş, iki yıl sonra Lübnan'a giderek, Öcalan'dan Dirêj Ali'yi eve göndermesini rica ettiğini ancak Kürt Halk Önderi'nin şu cevabıyla karşılaştığını ifade ediyor: "Rêber Apo, 'Sizin yaşamlarınız erkeğe bağlı değil. Sabır ve iradenle yaşayacak, yaşamını kendin yönlendireceksin."
İlk yıllarda eşinden ayrı yaşamasının toplum tarafından yadırgandığını anlatan Savuş, kurduğu yeni yaşamında kendi gücünü farkettikçe yaşamın daha da kolay hale geldiğini vurguluyor.
Şehit eşleriyle ilgileniyor
Devrimin başlangıcından bu yana her güne savaş ve şehit haberleriyle uyandıklarını dile getiren Savuş, eşleri şehit düşen kadınlarla yakından ilgilendiklerini, destek olduklarını ifade ediyor. Şehit ailelerine her türlü olanağın sağlanmaya çalışıldığını söyleyen Savuş, "Şehit eşlerine düşen, eşlerinin yarım bıraktıkları mücadeleyi kaldığı yerden tamamlamak. Bu nedenle komün, kooperatif, ekonomi, toplumsal çalışmalarda yerlerini alıyorlar" diyor.
Kadınsız yaşam olmaz
Rojava Devrimi'ni en çok kadınların sahiplenmesi gerektiğini kaydeden Wensa Savuş, sözlerini "Kadınsız bir yaşam olmaz. Reber Apo'nun da dediği gibi, kadın özgür olmadan, toplum özgür olmaz. Kadınlar öz savunma eğitimlerinden geçerek kendi güçlerini gördüler. Kadınlar hiç kimsenin ezilmesini istemez, demokratik toplumdan yanadırlar. Bu devrimde sadece Kürt kadınlar değil Êzîdî, Arap, Süryani, Keldani, Asuri kadınlar da yer alıyor. Şehadete giden kadınlar "Keşke bir canımız daha olsaydı da bu devrim için verseydik" diyorlar. Şehitlerimizin döktüğü bir damla kan bile bizim için değerlidir. Bu nedenle dört parça Kürdistan'ı parçalamaya hiç kimsenin gücü yetmez" diyerek sonlandırıyor.
ŞEVÎN ŞERVAN/JINHA/DÊRIK