
Sur ve Cizre katliamlarına karşı Strasbourg'ta Avrupa kurumları önünde başlatılan oturma eylemi 10’uncu gününde devam ediyor.
Sur ve Cizre katliamları başta olmak üzere Türk devletinin Kürdistan'da işlediği savaş suçlarına karşı, Avrupa Konseyi (AK), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve İşkenceyi Önleme Örgütü (CPT) gibi Avrupa Birliği'nin etkili kurumlarının harekete geçmesi talebiyle Strasbourg'ta yapılan oturma eylemi sürüyor. Dokuz günü geride bırakan oturma eylemi, binden fazla Kürt ve Kürt dostunun ilk günkü coşku, heyecan ve kararlılığıyla sürüyor.
Yarınki anmaya çağrı
Eylem alanında yarın direnişin önderlerinden Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç'u anma etkinliği düzenlenecek. Tertip Komitesi yaptığı açıklamada öz yönetim direnişi boyunca Tunç'un sembol bir isim haline geldiğini, tavrı ve duruşuyla direnişe damgasını vurduğunu belirtti. Açıklamada, "Şehit Mehmet Tunç, Cizre direnişimizin yüzü, duruşu ve çizgisi olmuştur. Halkımız ve Avrupa'daki tüm eşbaşkanları Tunç için yapacağımız etkinliğe davet ediyoruz. Halkımızı, Mehmet Tunç şahsında öz savunma şehitlerini anacağımız bu etkinliğe katılmaya çağırıyoruz" ifadesi kullanıldı.
Süryaniler: Birlikte hareket etmeliyiz
Çadır etkinliklerinde Kürdistan ve Mezopotamya'nın zenginliğini oluşturan dini ve etnik yapıların kendilerini ifade edebilmesine özel bir önem veriliyor. Aleviler, Süryaniler ve Êzîdîler bir haftalık programda kendilerini tanıtan etkinlikler yapıyor.
Bu amaçla dün Asuri Süryaniler bir panel düzenledi. Panelde konuşan Betnahrin Ulusal Konseyi (MUB) Temsilcisi Orom Bar Gewriye, Mezopotamya'nın kadim halklarından Asuri Süryanilerin de 1915 Ermeni Soykırımı sırasında 500 binin üzerinde kayıp verdiklerini söyledi. Öz yönetimleri selamlayan Gewriye, Türk devletinin katliamlarına bugün de devam ettiğini belirterek, şu çağrıda bulundu: "Bugün de aynı katliamlar yapılıyor. Bunları önlemek için birlikte hareket etmek gerekiyor. Geçmişten dersler çıkararak, karanlık zihniyetin önünü alabiliriz."
Çok sayıda Asuri Süryani gençlerinin PKK'nin saflarına katıldığına da işaret eden Gewriye, Rojava devriminde de Süryanilerin aktif bir rol üstlendiğini vurguladı.
Öz yönetim geleceğin projesi
Gewriye, toplantıdan sonra öz yönetimlerle ilgili gazetemize şu açıklamada bulundu: "Öz yönetimleri, halkların hep birlikte eşit koşullar altında yaşamasının olmazsa olmazı bir gereklilik olarak görüyoruz. Geleceğin projesidir. Bugün Türkiye’deki duruma baktığımızda bırakalım öz yönetimleri, halklar kendi ana dillerini bile kullanamıyorlar."
Avrupa Süryani Birliği İsviçre Temsilcisi Aram Özmen ise gazetemize verdiği demeçte, katliamları protesto etmek ve Avrupa kurumlarının Kürtler üzerindeki katliamlara karşı harekete geçmesini talep etmek için eylemde yer aldıklarını söyledi. "Harekete geçmeyen kurumları, harekete geçirmek için bu tür eylem ve etkinliklerin daha da geliştirilmesi gerekiyor. Avrupa'da yapılan bu eylemler direnen halkımıza da büyük moral veriyor" diyen Özmen ekledi: "Bu katliamların yaşanmaması, halkların kardeşçe eşit bir şekilde yaşaması için öz yönetimleri bir şans olarak görüyoruz. Öz yönetim modelinin uygulanması ile halkların geleceği teminat altına alınabilinir."
Soğuğun panzehiri sohbetler
Soğuk hava ve daha önemlisi de Avrupa'nın katliamlar karşısındaki sessizliğine karşı Avrupa Konseyi'nin yanındaki çadırda her gün farklı etkinlikler yapılıyor. Düzenli olarak AİHM ve Avrupa Parlamentosu önüne düzenli yürüyüşler, çadırda paneller, kültürel etkinlikler ve arta kalan zamanda da soğuk havaya inat gruplar halinde çay ve kahveyle sohbetler yapılıyor. Sohbetler, burada soğuğun en önemli panzehiri. Kürdistan’daki katliamlara karşı bir şey yapamamanın vicdan azabını yaşayan Kürdistanlılar, Avrupa’daki eylemlerin daha güçlü geçmesi için Avrupa'daki halkın etkinliklere katılımının önemine vurgu yapıyor.
76’lik eylemciden mesaj
Eyleme katılan 76 yaşındaki Ekrem Yavuz, "İnsanlarımız Türk devletinin katliamlarına karşı yüzlerce değil, binlerce, hatta on binlerce kişiyle eylemler yapmalı. Yaptığımız bu oturma eylemi de on binlerce kişiyle yapılmalı. Ben 76 yaşındayım ilk günden beri bu eylemde yer aldım. Sonuna kadar, sonuç alınıncaya kadar burada ayrılmayacağım. Eylemlerimizle Avrupa şehirlerini kilitlemeliyiz" dedi.
Komünist Parti'den destek
Eylemin yapıldığı çadırı dün Fransız Komünist Partisi'nden bir grup ziyaret etti. Komünist Parti temsilcisi, "Sizlere şartsız desteğimizi sunmak için buradayız. Ülkesiz bırakılan, DAİŞ barbarları ve Türk faşist devletinin saldırılarına uğrayan Kürt halkının durumunu en açık bir şekilde görüyoruz. Kürt halkına desteğimizi ifade ediyoruz. Gerek Fransa devletinin, gerekse de AB'nin katliamlar karşısındaki sessizliğini de protesto ediyoruz. Sizin mücadeleniz faşizme ve karşıdır. Aynı zamanda sosyalizm için örnek teşkil etmektedir. Yaşasın PKK, Yaşasın Kürdistan, Öcalan'a özgürlük" diye konuştu.
Dün de her gün olduğu gibi çadırdan AİHM önüne kadar Kürdistanlılar ve dostları bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eylemde, AB kurumlarının katliamlar karşısında bir an önce harekete geçmesi istendi.
ERKAN GÜLBAHÇE / STRASBOURG