Şehitlerimiz, onurumuzdur

Dünya Haberleri —

Dêrik eylem

Dêrik eylem

  • Şam’daki HTŞ rejimi, Rojava Devrimi şehitlerinin isimlerini Özerk Yönetim okullarından silmeye çalışıyor. Dêrik’te sokağa çıkan halk, “Şehitlerimizin isimleri kırmızı çizgimizdir. Tüm kazanımlarımızı onlara borçluyuz” dedi.
  • Çeteler, Reqa’da Kürtlerin mülklerine el koydu, farklı şehirlerde 49 genci gözaltına aldı. 62. Tümen’de resmen faaliyet yürüten El Emşat da Hama’da El-Mewali aşiretinin tarım arazilerini gasp etti.

Şam’daki Geçici Hükümet, Rojava’da Kürt halkının kültürel, özgün ve temel haklarını elinden almak için farklı politikalara başvuruyor. 29 Ocak’ta Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile yapılan anlaşmaya uymayan, süreci ağırdan alan ve dayatmalarda bulunan Şam rejimi, bu kez Rojava Devrimi sürecinde şehit düşen savaşçıların isimlerini her yerden silmeye çalışıyor.

29 Ocak Anlaşması’nın, “Eğitim Bakanlığı ile birlikte Kürt toplumunun eğitim sürecinin ele alınması ve eğitsel özgünlüklerin gözetilmesi” maddesi tüm taraflar için bağlayıcı bir hüküm. Ancak Şam, Kürt halkının hassasiyetini ve değerlerini gözetmeyerek, okullara verilen şehit isimlerini değiştirmek istiyor.

23 Nisan’da Dêrik’te binlerce kişi, Şam’ın kirli planlarına karşı sokağa çıktı. Öğrenciler, öğretmenler, şehit aileleri ve yurttaşlar, Özgürlük Meydanı’nda bir araya gelerek yürüyüş düzenledi.

“Xwendekar parêzvanên jiyana azad in", "Divê mafê me yê hînbûnê di destûrê de were mîsogerkirin", "Zimanê me nasnameya me ye", "Navên şehîdên me xeta me ya sor e" ve "Bê ziman jiyan nabe” yazılı pankartlar taşıyan öğrenciler, toplumsal, kültürel ve tarihi değerlerinin yanı sıra anadiline bağlı olduklarının altını çizdi.

Mirasları sayesinde… 

Êvlîn Elî adlı öğrenci, kitle adına yaptığı açıklamada, “Şehitlerin isimlerinin okullardan silinmek istenmesi insani hukukun ihlali, demokrasiden uzaklaşma ve anlaşmaya uymamaktır. Okullara şehitlerin isimlerinin konulması, onların izinden yürüdüğümüzün göstergesi. Çünkü tüm kazanımlarımızı şehitlerin emekleri ve verdikleri bedeller sayesinde elde ettik” dedi. Şehitlerin bıraktığı değerlere karşı geliştirilen politikalara tepki gösteren Êvlîn Elî, özgür ve demokratik bir yaşam istediklerinin altını çizdi. Şam rejimi, Reqa ve Tebqa’da da okulların adını değiştirmiş, halkın sert tepkisiyle karşılaşmıştı.

HTŞ’nin pratiği

Şam’ın devrim şehitlerine saldırıları ilk değil. Anlaşmadan sonra kontrolünü devraldığı bölgelerde şehitliklere defalarca saldırdı, mezarları tahrip etti. En son Mart ayında Dêrazor kırsalındaki El Kesar beldesinde bulunan şehitliğe saldırmıştı. Ancak daha önce Şêxmeqsûd, Minbic, Şedadê, Til Hemîs ve Reqa’da da aynı saldırıları gerçekleştirmiş, halkın tepkisiyle karşılaşmıştı.

Efrîn’deki dört şehitliği de yıktılar

Kürtlerin hafızasını yok etmek, değerlerinden koparmak ve kültürel-tarihi bağı zayıflamak için yapılan saldırılar, Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’de işlediği suçları hatırlatıyor.  2018 yılında Efrîn’i işgal eden Türk devleti, kente bulunan 4 şehitliği de yıktı. Rojava Devrimi öncesinde Cindirêsê ilçesinde inşa edilen Şehit Seydo Şehitliği, işgal sürecinde bombardımanla yıkıldı. Şehit Refik Şehitliği, 2019 yılı sonunda yıkıldı, 2020’nin başlarında İdlib’ten getirilen mülteciler, şehitliğin olduğu alana yerleştirildi. İşgal saldırıları sırasında inşa edilen Şehit Avesta Xabûr Şehitliği, 2020 yılının Nisan ayında iş makineleriyle yıkıldı, yerine hayvan pazarı kuruldu. Yine Şera’daki Şehit Refiq Şehitliği de yıkıldı.

Reqa’da Kürtlerin mallarına el koydu

Şam rejimi, sadece Rojava’da değil kontrolü altındaki bölgelerde de Kürt düşmanlığını sürdürüyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), rejime bağlı çetelerin geçtiğimiz hafta Reqa’da Kürtlere ait evlere, bir kum ocağına, bir kağıt fabrikasına, bir restoran ve fırına el koyduğunu duyurdu. Ayrıca, aşiretlere bağlı silahlı kişilerin de 2 aracı çaldığını ekledi. Çetelerin Kürtleri tehdit ederek açık bir şekilde mallarını gasp ettiğine dikkat çeken SOHR, Şam’ın hesap sorma mekanizmasını devreye koymadığını vurguladı. İki aile, çetelerin suçları ve ihlallerinden dolayı Reqa’yı terk ederek yönünü Kobanê ve Hesekê’ye çevirdi.

49 genci tutukladı

Hukuksuz bir şekilde gözaltı ve tutuklama furyasını da sürdüren Şam’a bağlı “güvenlik kurumları” baskınlar düzenleyerek çok sayıda genci herhangi bir suçlama veya resmi bir mahkeme kararı olmaksızın tutukladı. Nisan ayının başından bu yana tutuklanan gençlerin sayısı 49’a yükseldi.  Gençler evlerinde, kent ve belde merkezlerindeki kontrol noktalarında gözaltına alınarak, mahkemeye çıkarılmadan doğrudan tutuklanıyor.

Hama’da arazileri gözüne kestirdi

Şam’a bağlı El Emşat adlı çete grubu da Hama’da El-Mewali aşiretinin arazilerine el koydu. Türk devletinin eğitip donattığı ve şu anda Şam’a bağlı 62. Tümen’de resmen faaliyet yürüten El Emşat, verimli tarım arazilerini gözüne kestirdi. Gaspı yapan ise 62. Tümen’in komutanı ve “Ebu Emşe” adıyla da bilinen Muhammed Hüseyin el Casım’ın kardeşi Fadi el Casım adlı çete.

Gaspın üzerine El-Mewali aşireti, El-Başakem Aşiret Konseyi aracılığıyla Şam’daki Geçici Hükümet’e resmi şikâyette bulundu. Fadi el-Casım’ın 62. Tümen’in komutanlarından olduğunu ve Türk devleti tarafından desteklendiğini belirtti. Fadi el Casım, Hama kırsalındaki El-Hamra bölgesinde bulunan Ebu el-Kaddur kasabasında yaklaşık 650 dönüm tarım arazisi gasp etti, araziyi buldozerlerle yerle bir etti.

El-Mewali aşireti, olayı sivil barışı tehdit eden “açık bir ihlal” olarak değerlendirdi ve özel mülkiyetle ilgili anlaşmazlıklarda askeri güçlerin kullanılmasının toplumsal gerilimin tırmanmasına yol açabileceğine dikkat çekti. El Emşat, ABD ve İngiltere dâhil pek çok ülkenin yaptırım listesinde. Ancak şu ana kadar işlediği hiçbir suçun hesabı sorulmadı. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.