
'Çocuklarımız değerlerimizdir'
Çocuğu HPG saflarında iken Şırnak'ta yaşamını yitiren Barış Annesi Zeliha Turgut, çocuğunun cenazesini alamadığını, cenazesinin nerede olduğunu dahi bilmediğini söyledi. Anıtın yıkılmaması için nöbet tuttuklarını ifade eden Turgut, "Toplu şekilde katledilen şehitlerimiz için şehitlikler yaptık. Şehitlerimiz için yaptığımız şehitliklere dahi AKP'nin tahammülü yok. Biz de zarar verilmek istenen şehitliklerimize sahip çıkmak ve onları korumak için çadırlar kurarak, nöbet tutuyoruz. Biz yıllardan beri haklarımız için mücadele ediyoruz. Bunun için binlerce bedel ödedik. Bu yolda çocuklarımız şehit düştü. Şehit düşen çocuklarımız bizim değerlerimizdir. Kimse bizim değerlerimize el uzatamaz. Buna izin vermeyiz" dedi.
Devletin yıllardır yürüttüğü savaş politikası nedeniyle yaşanan acılara işaret eden Turgut, "Biz artık bu soruna bir çözüm bulunmasını ve kanın dökülmemesini istiyoruz. Ama Erdoğan yaptıkları ve konuştuklarıyla çözümün gelmesini istemiyor. Biz Kürt halkını halk yapan Önderliğimizin de özgür olmasını istiyoruz. Bunun için de sonuna kadar mücadele edeceğiz" diye konuştu.
'Şehitlik onurumuzdur'
Anıtta nöbet tutan Barış Annesi Aliye Balık'ın ise 3 çocuğu gerillaya katılmış, bir çoçuğu şehit. Şehitliklerin kendileri için kutsal olduğunu ifade eden Balık, "Bu şehitlik, Kürt halkının değerlerini içinde barındıran kutsal bir alandır. Şehitlerimize sahip çıktığımız sürece başımız asla öne eğilmez. Valilik, şehitliğin yıkım kararını vermiş, bir Kürt bile kalsa bu şehitliği yıkamazlar. Bu şehitlik bizim onurumuzdur, varlığımızdır" dedi.
'İnfiale neden olur'
Bayramda herkesin çocuklarıyla birlikte olduğunu, kendilerinin ise dağlarda çocuklarının kemiklerini toplamaya çıktığını dile getiren Eynê Atabey ise, "Kürdistan'da ne kadar dağ varsa hepsinde çocuklarımızın kemikleri ve parçaları var. Ben de şehit annesiyim. Ben de isterdim çocuğumun mezarı olsun, ziyaretine gideyim. Çocuğumun bir mezarı bile yok. AKP yandaşlarına sesleniyorum; ellerini vicdanlarına koysunlar bu halk üstünde, Kürt çocuklarının kanı üzerinde oynamasınlar" diye konuştu.
Çocuğunun mezarı bile olmayan bir anne olarak, bunca acıya rağmen barış istediğini ifade eden Atabey, "Ben barış istiyorum. Devlet eğer Kürtleri bitirmeyi düşünüyorsa yanılıyor. Kürtlerin bir damla kanı bile kalsa mücadelelerinin peşinde, şehitlerin peşindeler, gerillanın peşindeler, Önderliğin peşindeler. Önder Apo özgür olmasa Kürt halkı özgür değildir. Devlet bunları bilsin" diye ekledi.
Anıtın yıkılmasının toplumsal bir infiale neden olacağını söyleyen Betül Çınar da şunları söyledi: "Anıtın yıkılmaması için bugün nöbet için buradayız. Kadın hareketi olarak burada yapılan gerilla anıtının, Ronahi arkadaşın anıtının yıkılmasını istemiyoruz. Valiliğin aldığı bu kararı geri almasını istiyoruz."
DİHA/WAN