26 Kasım 1993’te PKK’ye yasakla oldukça yoğunlaşan Kürtlere dönük kriminalizasyon politikasını yürüten en önemli kurumlardan biri olan Federal Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı’nda başkan yardımcılığına 46 yaşındaki Sinan Selen getirilecek. Bu değişimle birlikte Almanya’da Kürt toplumuna yönelik daha ağır bir kriminalizasyon politikasının devreye girmesi bekleniyor. Haber, Alman Focus dergisinin internet sayfasında yer aldı. Bu değişim ile ilgili olarak Türkiye’yi yakından takip eden tarihçi ve gazeteci Nick Brauns, Artı Gerçek’ten Süheyla Kaplan’ın sorularını yanıtladı. Brauns, “Selen’in atanmasıyla federal hükümet iki kuşu tek bir taşla öldürmek istiyor. Bu pozisyona göçmen kökenli bir memurun ilk kez atanması ile başta Türkiye olmak üzere birçok göçmenin Alman İç İstihbarat Servisi’ne olan olan güveninin yeniden tesis edilmesi amaçlanmaktadır. Hatırlanacağı üzere Türkiye toplumu, 8’i Türkiyeli 10 kişinin öldürüldüğü NSU cinayetlerinden sonra teşkilatı aşırı sağcılara yönelik ihmallerde bulunmakla suçlamış ve teşkilata olan güvenleri sarsılmıştı” dedi.
Almanya AKP ile çalışmak istiyor
Brauns bu atamanın aynı zamanda Almanya’nın AKP hükümeti ile çalışmak istediğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Brauns devamla şunları belirtti: “Selen’in atanması Almanya’nın AKP hükümeti ile çalışmaya devam etmek istediğine dair bir işaret. CDU kökenli olmasına rağmen aşırı sağ, muhafazakar çizgideki AfD’nin pozisyonlarını temsil eden eski Anayasa Koruma Dairesi Başkanı Maassen, daha çok Türk düşmanlığı ve İslamofobik bir çizgiyi benimsedi. Maassen’ın bu tutumu, Anayasayı Koruma Dairesi tarafından hazırlanan yıllık raporlarda DİTİB ve AKP’nin yurtdışı lobi örgütü UETD ile bağlantılı olarak MİT’in faaliyetlerinin ilk defa açıkça belirtilmiş olması gerçeğine de yansımıştı.
Kürtler ve solcular daha fazla mağdur olacak
Almanya-Türkiye arasında terörle mücadele işbirliği için 2016 yılının ilkbaharında ve iki ülke arasındaki mülteci pazarlığında Sinan Selen serpa olarak Almanya adına görevlendirilmişti. 2016 yılında bu yeni oluşturulan Alman-Türk terörle mücadele mekanizması bağlamında her iki ülke sadece PKK, TKP/ML ve DHKP-C gibi örgütlere karşı mücadelede hemfikirdi. Gülen hareketi şu ana kadar Alman İç İstihbaratı tarafından ‘terör örgütü’ olarak görülmedi. Aksine koruma altına alındı. Birkaç gün önce Hollanda İstihbarat Servisi yayımladığı Suriye raporunda IŞİD’in Türkiye’yi üs olarak kullandığını ve Türk yetkililerin de buna ses çıkarmadığını ileri sürdü. Bundan sonra Alman İç İstihbarat Servisi bu gibi konularda nasıl bir rapor hazırlayacak? Titizlikle takip edilmesi gerekir. Ancak bilinen bir gerçek var ki o da Selen’in atanmasıyla toplumun mağdurları Almanya’daki Kürt hareketi taraftarları ve Türkiye kökenli radikal solcular olacağa benziyor.
HABER MERKEZİ