MURAT ALPAVUT / DÜSSELDORF


Sözlü Kürt edebiyatının günümüzdeki taşıyıcılarından ve üreticilerinden biri olan kültür emekçisi Hozan Şemdîn uzun bir aradan sonra yılların birikimi olan yeni bir albümle geliyor.

En son 2002 yılında 3’üncü albümü ‘Desmala Govendê’yi çıkartan Hozan Şemdîn, o günden bu yana albüm çıkartmasada; gerek derlediği ve yazdığı parçalar gerekse beğeni toplayan ‘Şevbêrk’ adlı dengbêj proğramları ve Kürdistan’ın yörelerini, kültürünü tanıtan proğramlarla hep halkın içindeydi.

Aslında Şemdin’i sadece yaptığı müzikle sınırlamak haksızlık olur. O aynı zamanda Kürt halkının demokrasi ve özgürlük mücadelesinde sesinin yanı sıra alanlarda da hep olan bir sanatçı. Hozan Şemdîn bu anlamda bir emek ve özgürlük neferi aynı zamanda.


Dengbêj sohbetleriyle büyüdü

1955 Iğdır doğumlu olan Hozan Şemdîn daha küçük yaşlarda köy odalarında toplanan dengbêjleri, Erivan Radyosu’nu dinleyerek müziğe sevdalanır. “Amcam güzel dengbêji parçalar söylerdi. Biz çocuktuk. Köy odalarında sıra sıra dizilen insanlara çay dağıtır bir yandan da onların destansı söyleyişlerini dinlerdik” diyen Şemdîn, gençlik yıllarında enstrümansız ağızdan ağıza söylenen dengbêj parçalarını bir enstrüman ile destekleyerek ritimlerle söylenmesi gerektiğine inanarak ailesinden habersiz bir saz alır ve gizli gizli çalarak söylemeye başlar. 


İlk sazı kırıldı ikincisi yakıldı

Ancak enstrüman çalmanın ayıp ve küçültücü görüldüğü toplumunda buna fazla devam edemez. Babası sazını yere vurarak iki parçaya böler. Şemdîn’in ikinci sazı ise tandırda yakılır. Ancak pes etmez. Babasına küserek İzmir’e gider. Orada akranı olan bir akrabası ile saz alırlar ve Denizli’de bir saz kursuna giderek saz çalmayı geliştirirler. 

Hozan Şemdîn bir müddet ayrılıktan sonra köyüne tekrar döner. Ancak orada da uzun süre kalamaz ve birçok Kürt sanatçısı gibi sürgün yılları başlar.


Dengbêjlik sevdasını aşıladı

Koma Berxwedan bünyesinde yer alan Hozan Şemdîn, 1995 yılında Avrupa’da yayın hayatına başlayan ilk Kürt televizyonu MED televizyonunda ‘Şevbêrka Dengbêjan’, ‘Şevbêrk’ ve ‘Destanên Kurdî’ adlı proğramlarla dengbêjlik sevdasını halka yeniden taşımaya başlar. “Benim programıma katılıp sonradan vefat eden dengbêjler oldu” diyen Şemdîn bunlara örnek olarak Xalê Ehmed, dengbêj Seydo, Pîr Miço, Xale Ekrem, Mehmedî Musa, Fatima Îsa gibi dengbêjleri örnek veriyor. Yirmi yılı aşkın süredir programyapan Şemdîn, o dengbêjlerin geride sadece seslerini değil görüntülerini de bırakarak kalıcılaştıklarını söylüyor. 


Programına kadınlar rengini verdi



Bugüne kadar programlarına yaklaşık 120 kadın dengbêjin katıldığını ve artık programlarına kadının rengini verdiğini söyleyen Şemdîn  “İlk başlarda özellikle kadın dengbêj bulmak çok zordu” diyor. Bir ekip işi olan programlarını tek başına organize ettiğini ve gittiği her yerde adeta bir “dengbêj avcısı“ gibi dengbêjleri bulduğunu söyleyen Hozan Şemdîn şöyle devam ediyor: “Başlarda kadın dengbêj bulmak da çok zorlanıyorduk. İnsanlar  ‘filanın eşi, kızı gitmiş televizyonda türkü söylemiş’ diyerek ayıplayacaklar diye gelmiyorlardı. Ancak bu konuda özellikle Botan ve Colemêrg kadınları daha girişkenler. Biz kadın dengbêjlerimizi programımıza çıkarttıkça ilgi artmaya başladı. Şimdi öyle oldu ki artık telefonlar geliyor ve kadın dengbêjler programa katılmak istediklerini söylüyorlar.”


‘Dengbêj avcısı’

Büyük bir emek sonucu ekranlarımıza gelen o programları organize eden Şemdîn, özellikle Almanya’da yoğun olarak bulduğu konuklarını kendisiyle birlikte merkezi yerlerde toplayarak televizyona getiriyor. Onların yöresel kıyafetleri ile tek tek ilgileniyor. Büyük bir kısmı ilk kez kamera karşısına geçen insanların kamera ve mikrofon korkularını yenmek için onlarla bire bir ilgileniyor. 

Ve bugün Kürdistan’ın dört bir yanından izleyicileri olan ve en çokta kadın izleyicileri olduğunu söyleyen programlar ortaya çıkıyor.


25. Kürt Kültür Festivali’nde

En son albümü ‘Desmala Govendê’yi 2002 yılında çıkaran Hozan Şemdîn’in yeni albümü Tevnê Jînê’deki parçalar uzun yıllara dayanan bir emeğin ürünü.

Mîr Multimedia tarafından hazırlanan, aranjörlüğünü Memo Gül’ün yaptığı albüm, 16 Eylül 2017 tarihinde Almanya’nın Köln kentinde gerçekleştirilecek olan 25. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nde standlarda olacak. Hozan Şemdîn orada dinleyicileri ile buluşarak albümü imzalayacak.


15 yıllık hasret bitti

Toplam 12 parçadan oluşan albümde eski halk türkülerinin yanı sıra yeni ve ritmik parçalar da var. “Aslında istesem her sene bir albüm yapacak kadar beste ve parça ortaya çıkarttım” diyen Şemdîn, bu kadar uzun bir süre albüm yapmamasının eksiklik olduğunu, kendisini gören her Kürdistanlı’nın neden albüm yapmadığını, ne zaman yapacağını sorduklarını söyleyerek “Halkımıza bu bir özeleştirimdir aynı zamanda” diyor. 


Aram Tigran’ın anısına

Albümdeki parçalardan birisi Kürt halkının kadim dostu Ermeni sanatçı Aram Tigran’a atfen söylenen ‘Ozanê Gelan’ parçası. Sözlerini Rusya Kürtlerinden şair Eskerê Boyik’in yazdığı parçanın içinde Ermenice bir kıta da yer alıyor.

‘Here Siyê’ Colemêrg yöresine ait bir halk şarkısı.  ‘Kê Digot’ parçasının sözleri Hekîm Sefkan’a müziği Şemdîn ve Dilovan’a ait bir parça. Albümde yer alan parçalardan ‘Newroza Me’ söz ve müziği Şemdîn’e ait bir hareketli parça. Albümde Soranice  ‘Beşik’ anlamına gelen ‘Lankole’ adlı bir halk parçası da yer alıyor. 


Sorani ve Kurmancî birlikte

Hozan Şemdîn’in yeni albümünde yer alan parçalardan birisi Soranî ve Kurmancî birlikte söylenen ‘Meşk’ parçası. ‘Meşka Kurmancî ve Meşkî Soranî’ olarak adlandırılan parçayla ilgili sanatçı “Meşk yani ‘yayık’ Kürtlerin adeta yaşam tarzını anlatır” diyor. ‘Meşk’ parçası iki ayrı makamda söyleniyor. Bu parçanın bir özelliğide  parçanın başında özüne uygun olarak konulan yayık sesi, kaval sesi, koyun, kuş sesi gibi doğal seslerin yer alması. Albümde yer alan ‘Pepûke’ parçası Efrîn yöresine ait bir halk parçası. 


Kendi parçaları ağırlıkta

‘Şêrên Çiya’ söz ve müziği Şemdîn’e ait olan ve 2005 yılında özgürlük gerillaları için kaleme aldığı bir parça. ‘Rojava’ parçasının söz ve müziği de Şemdîn’e ait. Albümde yer alan ‘Quling û keçika Gerîla’ parçasının sözleri Dr. Rodî’ye müziği ise Şemdîn’e ait bir parça. Albümdeki son iki parçadan birisinin sözleri Veli Tiltay’a müziği ise Şemdîn’e ait ‘Gengelik’ ile bir uzun hava parçası olan ‘Lê lê Xezê’.