
Şemdinlililer, 1984 yılında İlçe Jandarma Komutanlığı'nın ele geçirilmesi ve 3 Kasım 2005 tarihinde Umut Kitabevi'nin bombalanmasında devlet güçlerinin suçüstü yakalanması ardından, ilçelerinin bir kez daha Kürt tarihinin akışını değiştirecek bir gelişmeye sahne olduğunu belirtiyor.
Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'ne bağlı Bağlar (Nehri) Köyü’nün Çem (Navrezan) ve Rüzgârlı (Rubunus) mezralarında 23 Temmuz tarihinde HPG’liler tarafından yapılan yol kontrolünün ardından başlayan çatışmalar günlerdir devam ediyor. Irak, İran ve Türkiye sınırında bulunan Şemdinli, 19 bini aşkın bir nüfusa sahip. Şehir, 15 Ağustos 1984 yılında PKK’nin ilk silahlı mücadelesine tanıklık etmiş ve bu tarihten sonra çok şiddetli çatışmaların da merkezi olmuştu. 1984 yılında PKK’liler Siirt’in Eruh İlçesi’yle eşzamanlı Şemdinli’ye giriş yapmış İlçe Jandarma Komutanlığı'nı ele geçirmişti. 3 Kasım 2005 tarihinde Umut Kitabevi'nin bombalanması ise ilçenin gördüğü ikinci önemli olaylardan biri oldu.
23 Temmuz'dan beri
Sürekli bu iki olayla gündeme gelen Şemdinli, son olarak 23 Temmuz tarihinde ilçeye 25 kilometre uzakta bulunan Bağlar (Nehrî) Köyü’nde HPG’lilerin yol kontrolüyle başlayan çatışmalara tanıklık etti. Şemdinlililer, ilçelerinin HPG'nin son hamlesiyle büyük bir alanda hakimiyetini sürdürmesi ile tarihin akışını değiştirecek üçüncü bir olaya tanıklık ettiğini kaydediyor. HPG’lilerin Goman Dağı arkasında tamamen alan hakimiyeti kurduğu gerçeğine karşılık, resmi kurumlar günlerdir konu ile ilgili bilgi vermemeye özen gösteriyor. Şemdinli çıkışında bulunan Hayal (Pira Xiyalî) Köprüsü ile Ortaklar (Bêsosin) Karakolu'na kadar olan 40 kilometrelik alan her gün savaş uçakları, tank, obüs topları ile bombalanıyor.
Şemdinli-Derecik (Rubarok) karayolu trafiğe kapatılırken, bölgeye giriş çıkışların yasaklanması üzerine 150 köy ile iletişim kesildi. Çatışmanın yaşandığı köylerin yakınlarına bomba atılması üzerine de 15’e yakın köy boşaltıldı. Köyleri boşaltılan yurttaşlar ilçe merkezindeki yakınlarının yanına sığınmak zorunda kaldı.
İlçe merkezine bağlı olan Kılıç ve Moda mahalleleri ise 34. Hudut Tugay Komutanlığı ile 3. Dağ Taktik Komando Taburu’na yakın olduğu için yaşanan çatışmaları en yakın izleyen bölge. Her gün inen ve kalkan helikopterlerin etkisiyle evleri yıkılacakmış gibi olan yurttaşlar, sabaha kadar süren bombardıman nedeniyle uyuyamadıklarını belirtiyor.
Şemdinli'de yaşanan yoğun çatışmalara rağmen resmi kurumlar gibi Türk basın yayın organları da uzun süre yaşananları görmezden geldi. Çatışmaların 14’üncü gününden sonra bölgeye gelen gazeteciler uzun süre resmi kurumlarla görüşme yapıp ilçe merkezinde gezdikten sonra, halkın deyimiyle “Kaymakamın çayını içtikten sonra” bölgeyi terk etti.
Analar bölgeye girmeyi başardı
Milletvekilleri ve sivil toplum örgütleri çatışmaların yaşandığı bölgelere giremezken, birçok il ve ilçeden yola çıkan ve Yüksekova'da bir araya gelen 70’e yakın Barış Annesi ise bütün yasaklamalara rağmen çatışma bölgesine girmiş ve çatışma bölgesinde bulunan köylülerle görüşmüştü. Akşam köylülerle sohbet eden Barış Anneleri sabah saatlerinde de çatışmaların hala yoğun olarak yaşandığı Çem (Nevrazan) Köyü’ne gitmek istedi. Barış Anneleri askerler tarafından engellenirken bir komutanın annelere söylediği “Burası PKK’lilerin kontrolünde sizin güvenliğinizi sağlayamam” sözleri ise dikkat çekmişti.
Esnaf geç açıp erken kapatıyor
Şiddetli çatışmalar ilçeden bile izlenirken, Ramazan ayı nedeniyle ilçe halkı öğlen saatlerine kadar kepenkleri açmıyor. Yaşanan çatışmalara alışık olan halk, günlük yaşamını devam ettirirken çatışmaların uzun sürmesi yurttaşları da şaşırttı. Ramazan aylarında sahur vaktine kadar kepenkleri açık olan kent, çatışmaların başlamasıyla hava kararınca kepenklerini indiriyor.
SAMİ YILMAZ/MÜTHA ÇETİN / DİHA/HAKKARİ
Kadınlar Şemdinli’ye gidiyor
Günlerdir devam eden çatışmalar nedeniyle kadınlar da Şemdinli için harekete geçti. Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nin çağrısıyla, kadınlar Şemdinli’ye dayanışmaya gidiyor, “Susmak, katliama ortak olmaktır” diyor.
Şemdinli'de devam eden çatışmalar nedeniyle devlet yetkilileri gerçekleri gizlerken, köylerinden göç ettirilen Şemdinlilerin mağduriyeti artıyor. Kadınlar "Susmak, katliama ortak olmaktır" sloganıyla Şemdinli halkıyla dayanışmaya gidiyor. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) adına Selis Kadın Derneği'nin çağrısını yaptığı ziyaret, 13 Ağustos'ta gerçekleşecek. Çağrı metninde şu ifadelere yer veriliyor: "Demokratik bir çözüm için yıllardır verdiğimiz mücadele gereği, Kürt kadınları olarak Şemdinli'de günlerdir devam eden çatışmalı ortama karşı sessiz kalmanın o topraklarda devlet eliyle gerçekleştirilen katliama ortak olmak anlamına geldiğinin farkındayız. Kadın, çocuk demeden gereğinin yapıldığı bu ülkede, militarizmin,özü belirlenemeyen gazların Şemdinli'yi, Şemdinli halkını gün be gün katletmesine geçit vermeyeceğiz. Barışı dilinden düşürmeyen kadınlar olarak, bugün de tarihsel sorumluluğumuzdan vazgeçmeyerek, Şemdinli'de kan dökülmesine, devletin bir halkı yok etme, sindirme çabasına karşı Şemdinli'de dimdik duracağız. Erkek egemen devletlerin zulüm ve zorbalık üzerinden geliştirdiği sömürü mekanizmalarını deşifre etmek ve Şemdinli ile dayanışmak için 13 Ağustos'ta Şemdinli'ye gidiyoruz. Siz mücadele dostlarımızı da katliama sessiz kalmamaya ve Şemdinli'de omuz omuza yürümeye davet ediyoruz."
HABER MERKEZİ