Şemzinan Kürdistan’ın Behdinan bölgesinde Colemêrg’e(Hakkari) bağlı bir yerleşim bölgesidir. Üç sömürgeci devletle(Türkiye, İran ve Irak) sınırları olan bu bölgenin Kürdistan tarihinde dini ve ulusal açıdan önemli bir yeri vardır. Kürdistan’a Nakşibendiliği getiren ve yayan Mevlana Halidê Kurdi’nin iki talebesinden birisi olan Şeyh Taha Şemzinan’lıdır. Diğer talebesi ise Şeyh Ali Serdi’dir.
Şeyh Taha’nın oğlu Ubeydullah Nehri 1880 yılında Osmanlı ve İran İmparatorluğuna karşı başkaldıran kişidir. Şemzinan’ın Nehri bölgesindendir. İsyan’ın bastırılmasından sonra  İstanbul‘a getirlmiş, buradan bir yolunu bularak kaçıp Kafkasya üzerinden Şemzinan’a gitmiş, ancak ikinci başkaldırısı da bastırıldıktan sonra Hicaz’a sürgüne gönderilmiş ve Medine’de vefat etmiştir. Oğlu Seyid A.Kadir’de babası ile birlikte İstanbul ve Hicaz sürgünlerini yaşamış, Osmanlıların son döneminde Meclis-i Mebusanda yer almış, Şur’ayı Devlet (Danıştay) başkanlığında bulunmuş, Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti ve Kürt Teali Cemiyeti’nin kurcusu ve başkanlığını yapmış, 25 Mayıs 1925’te Diyarbekir’de oğlu ile birlikte idam edilmiştir.
Şeyh Ali Serdi’nin torunu ise Şeyh Seid efendidir. Cibranlı Miralay Xalit bey’in 1924 Aralık’ında tutuklanıp Bedlis’e gönderilmesinden sonra Azadi örgütünün başına geçmiş, 1925 Kürt Milli Hareketinin önderliğini yapmış, 29 Haziran 1925’te  Diyarbekir Dağkapı’da 46 arkadaşı ile birlikte idam edilmiştir.
Şemzinan’ın 1961-75 yılları arasında M.Mıstefa Berzani önderliğindeki Kürt Milli Harekatı döneminde de harekata Kürdistan’ın Kuzeyinden yapılan yardımların ulaştırılmasında önemli bir merkez olduğu gibi, Şemzinanlı Kürtler bu dönemde peşmerge olarakta Kürt hareketine önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Şemzinan, 15 Ağustos (1984) atılımı sırasında aynı gün baskın yapılan iki Kürt bölgesinden birisi idi.
15 Ağustos günü saat 21.00’de Şemzinan’a giren şehit Abdullah Ekinci komutasındaki 21 Mart Silahlı Propaganda Birliği, Şemzinan ilçe merkezinin denetimin iki saat elinde tutacak. Tabur ve karakolu uzun namlulu silahlar ve roketatarlarla vurulmuş, kayıp vermeden iki saat sonra ilçeden ayrılmışlardır.
Bu tarihten sonra Şemzinan bugüne kadar çeşitli tarihlerde yapılan karakol baskınlarına, eylemlere, kontrgerillanın provakasyonlarına tanıklık etmiştir.
Şemzinan’da 23 Temmuz’dan bu yana büyük bir savaş yaşanmaktadır. İlçe HPG güçlerinin kuşatması altındadır. Bu kuşatma halen devam etmekte, TSK silah ve teknik üstünlüğüne rağmen kuşatmayı sona erdirememektedir. Bu güne kadar olduğu gibi Şemzinan’ın kırsal alanları uçak, helikopterler tarafından bombalanmakta, karadan da kırsal alanlara havan, obus gibi ağır silahlarla atışlar yapılmaktadır.
İlçe’ye giriş ve çıkışlar yasaklanmış olup, BDP’li bölge milletvekilleri, belediye başkanlarınından oluşan heyetin çatışma bölgesine girişleri TSK tarafından engellenmektedir. Gazetecilerle görüşen köylüler geceleri bomba seslerinden uyuyamadıklarını, hayvanlarının, bağ ve bahçelerinin telef olduğunu, Kürdistan’ın güneyine göç edeceklerini açıklamaktadırlar.
HPG Komutanı Kemal Garzan ise elde ettikleri mevzileri terk etmeyeceklerini, bölgede kalıcı olacaklarını, bunun yeni, bir strateji olduğunu açıklamıştır.
Bu yazın çok sıcak geçeceğini, çatışmaların şiddetlenerek tırmanacağını KCK yöneticileri, HPG komutanları açıkladığı gibi aklı başında analistler de PKK’nin Ankara’yı zorlayarak barış kanallarını açmaya çalışacağını söylemekteydiler.
Şemzinan’daki savaş her zaman olduğu gibi “Cenevre Savaş Sözleşmesi”ne uygun olarak sürdürülmüyor. TSK Cenevre Sözleşmesi’nin kurallarına otuz yıldır uymadığ gibi, TC devleti de 1977 ek protokolunü iç savaşlardaki hukuk ihlallerini kapsaması nedeniyle bugüne kadar onaylamadı.
Şemzinan’da neler olduğunu bilmek hem Türk, hem de Kürt halkının hakkıdır. HPG bu konuda gerekli açıklamaları yapmaktadır. TC hükümetinin de Şemzinan’da neler olduğunu kendi kamuoyuna tarafsız bir biçimde açıklaması, özellikle kayıpları konusunda halkı doğru bilgilendirmesi gerekmekte, bölgeyi gözlemcilere açmak gibi bir görevi olduğunu unutmaması gerekmektedir.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 30 Temmuz 1979 tarihinde AP Urfa Milletvekili M.Celal Bucak’a Hilvan Kırbaşı köyünde düzenlenen eylemde Salih Kandal şehit düştü.
* 30 Temmuz 1983 tarihinde Barzan aşiretine mensup 8 bin Kürt baas rejimi tarafından gözaltına alındı. Ardından Enfal harekatı çerçevesinde öldürüldüler.
* 31 Temmuz 1992 tarihinde Yeni Ülke ve Ö.Gündem gazetesi gercüş temsilcisi Yahya Orhan geceleyin evine giderken uğradığı silahlı saldırıda şehit düştü.
* Kürt aydını, siyasetçisi, yazarı Dr.Nuri Dersimi 2 Ağustos 1973’te Halep’te yaşamını yitirdi.
* 2 Ağustos 1989 tarihinde Eskişehir Cezaevindeki Kürt tutsakların Aydın’a nakli sırasında PKK hükümlüleri Mehmet Yalçınkaya ve Hasan Hüseyin Eroğlu yaşamlarını yitirdiler.