Bunun bir handikap olduğunu söyleyen Özgen, emek söylemlerinin siyasi, aynı zamanda politik talepler olduğunu kaydetti.
Kamu emekçilerinin bütün işçiler, emekçiler ve ezilenler için 1 Mayıs'ı ortak mücadele günü olarak tanımladığını söyleyen KESK Genel Başkanı Lami Özgen, yaklaşan 1 Mayıs kutlamaları konusunda DİHA'ya değerlendirmelerde bulundu. KESK olarak diğer konfederasyonlarla geçen yıl olduğu gibi 1 Mayıs'ı ortak kutlama girişimleri olduğunu söyleyen Özgen, "Geçen yıl 6 konfederasyonun uzlaştığı bir birliktelik metni vardı. Bu birliktelik metni üzerinde tekrar bir araya gelmeyi hedefledik. Bazı konfederasyonlar özellikle AKP'nin geliştirdiği politikalar karşısında edilgen kaldı. Bize karşı bazı dayatmalarda bulunuldu. Örneğin ortak 1 Mayıs metninde Kürt sorununun siyasal çözümüne ilişkin herhangi bir talebin olmaması, cezaevi sorunları, cezaevinde yaşanan durumlara ilişkin bir şeylerin olmaması gerektiği söylendi. Politik talepler ifade edilmesin, sadece emek talepleri yer alsın, dediler. Bu da kendi içinde handikaptır. Bizim emek söylemlerimiz aynı zamanda siyası taleplerdir, politik taleplerdir. Yani emek talepleri hiç bir zaman siyaseten kopuk değildir" dedi.

Ortak kutlama olanağı yok
Bu nedenlerden, Türk-İş başta olmak üzere Hak-İş, Kamu-Sen gibi sendikalar ile 1 Mayıs'ı kutlama olanağının kalmadığını ifade eden Özgen, şöyle devam etti: "Özünde 2 durum vardır. Birincisi hükümetin siyası politikalarını eleştirmeyeceğiz, ikincisi 1 Mayıs'ı kendi özünden yani işçi sınıfının, ezilenlerin sınıfsal ve kimliksel özünden koparıp yani kendilerince işçilerin bir araya gelip bayram havasında kutlayacağı bir duruma indirgeyeceğiz. Biz bu durumu kabul etmedik. Doğal olarak diğer konfederasyonlarla bir ayrışma yaşandı. Buradan hareketle KESK, TMMOB, TTB ve siyası partiler bir arada başta Taksim Meydanı olmak üzere tüm Türkiye'nin illerinde eylem kararı aldık."

3 temel savaş yürütülüyor

Türk-İş'in içindeki Güç Birliği Sendikal Platformu'nun da Türk-İş'ten ayrılıp kendileri ile hareket ettiğini söyleyen Özgen, "Biz 1 Mayıs'a giderken Türkiye'de ve dünyada ciddi sorunlar var. AKP hükümeti bu 1 Mayıs sürecine giderken sistematik bir şekilde bize karşı yürüttüğü 3 temel savaş var. Birincisi içerde Kürt sorununda yürüttüğü bir savaştır. Kürt sorununda imha ve inkar siyaseti doğrultusunda sistematik operasyonlar devam ediyor. Kürt halkının demokratik hak taleplerinin inkarı üzerinde şekillenen güvenlik strateji ve Kürt siyasal alanın temsilcilerinin demokratik taleplerinin engellenmesi, tutuklanması sindirilmesi; bu yürüttüğü ilk savaştır. İkincisi dış savaştır. Bunun somut örneği Kuzey Afrika'da ve Ortadoğu'da gelişen bu emperyalist müdahalelerle yaşanan iktidar değişikliklerinden rol kapma. Bunun somut örneği Suriye'dir" diye kaydetti. Yine işsizliğin, yoksulluğun geliştirilmesi, çalışanların esnek ve güvencesiz çalıştırılıp klasik anlamda birer köle haline getirilmesinin hükümet tarafından yürütülen bir politika olduğunu dile getiren Özgen, meydanlara çıkış nedenlerini şöyle sıraladı: "Bütün politikalara; yani yürütülen savaşa karşı barışı ve kardeşliği, bir arada yaşamı ön plana çıkarmak amacıyla 1 Mayıs'ta alanlarda olacağız. Yine işsizliğe, yoksulluğa karşı bütün çalışanların yaşayabileceği, insanca bir ücret, güvenceli iş ve istihdam alanlarının yaratılması talebini ortaya koyacağız. Yine bu süreçte eğitim ve sağlığın ticarileştirilmesi olgusu var. Çevrenin talan edilmesi süreci var. Toplumsal alanda kadına yönelik şiddet var. Yine ülkede gençlik potansiyel suçlu olarak görülüyor. Üniversite gençliğine yönelik anti demokratik baskılar var. Bunları ifade edeceğiz."
Özgen, başta Taksim olmak üzere tüm illerde ezilen ve emekçi bütün halkların toplumsal dinamiklerinin bir arada kardeşliği, özgürlüğü, adaleti haykırmak için 1 Mayıs kutlamalarına davet etti.

MURAT ÇİFTÇİ / MUSTAFA EMRAH SÜER - DİHA/ANKARA