
KDP ve Türklerin, Şengal’deki gerilla varlığı üzerinden bir tartışma yürüterek asıl meseleyi gözden kaçırdığını söyleyen KCK Yürütme Konseyi Üyesi Rıza Altun, “Yaklaşım, Şengallileri özgürleştirme, özgürlük temelinde güvenceye almak olmalıdır. Şengallileri kültürel olarak eritmek için dünyanın her tarafına dağıtmışlar. Bu da yetmiyormuş gibi hiç bir sorunu çözmeden, Şengal üzerinde de hegemonya kurmak istiyorlar. Bu, Şengal’e verilecek en büyük bir zarardır” diye konuştu.
ANF’nin sorularını yanıtlayan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Rıza Altun, Eşbaşkanlık düzeyinde ulusal birlik için yaptıkları çağrıyı hatırlatarak, “Dört parça tüm Kürdistan’daki örgütlere mektuplar gönderildi. Şimdiye kadar gelişen tepkiler olumlu. Sadece KDP cephesinde belli bir muğlaklık var. Halen cevap verilmemiş. Onun dışındaki bütün Kürt gruplarının yaklaşımları olumludur. Bu çağrı sürecinin en kısa süre içerisinde aşılacağını ve bir toplantıya geçileceğini umuyoruz” dedi.
Rıza Altun, Ulusal Kongre’nin önemine dikkat çekerek, tam zamanı olduğunu söyledi: “Ulusal Kongre, bütün ulusal güçleri, ortak paydalarda birleştirmek; ortak paydalarda birleşmiş Kürtlerin, en azından mevcut çıkarlarını ifade etmek, değerlerini savunmada bir güç haline gelmeleri; giderek ulusal birliğin, daha üst siyasi birliklere çıkmasının yolunun açılması demektir. Her parçadaki sorunları çözen bir güçtür. Bu dönemde buna çok büyük bir ihtiyaç vardır.
Böyle bir çalışmanın zamanı değildir, yaklaşımı tehlikelidir. Tam da Kürtlerin birlik zamanıdır. Kim ki şimdi zamanı değil diyorsa bilin ki Kürdistan’ı satacak olan temel unsurdur. Ulusal Kongre’nin zamanıdır. Bir iki örgüte feda edilmemelidir.”
Hepsi Şengal’den özür dilemeli
Herkesin öncelikle Şengal halkından özür dileyerek işe başlaması gerektiğini belirten Altun, neden böyle söylediğini şöyle anlattı:
* Iraklılar, Şengal’i kendi toprakları, Şengal halkını da kendi halkı olarak görüyorlarsa bu toprakları DAİŞ’e peşkeş çektikleri ve o halkı DAİŞ’in insafına terkettikleri için suçludur.
* Eğer Federe Kürdistan, “Şengal, Kürdistan’ındır, Şengalliler de Kürt’tür” diyorsa, kendi toprağını DAİŞ’e bıraktığı, kendi halkını DAİŞ’in katline açık tuttuğu için suçludur.
*l Uluslararası güçler, Şengal halkı kırımdan geçirilirken, katledilirken müdahale etmediği; katliam bitene kadar beklediği için suçludur.
Şimdi Şengal’den özür dilemeyi bir tarafa bırakmış, yaptıkları bu kadar zulme rağmen, Şengal üzerinde nasıl hegemonya oluruz yarışı ve demagojisine girmişler.
KCK’nin yaklaşımı nettir
Bizim buradaki yaklaşımımız bellidir. Bu halk, yıllardır katliamdan geçiriliyor. Bu halka, ne bölge güçleri, ne uluslararası güçler ne de bu halkın gerçek öz kardeşleri Kürtler, sahip çıkmayı beceremedi. Bunun gözden geçirilmesi gerekiyor. Şengal halkına bundan sonra hiçbir katliama uğramayacağı, kendilerini koruyabilecekleri ve özgürce ifade edebilecekleri bir ortam sunulmalı. Bunun nasıl olması gerektiği üzerine tartışmak yerine, adeta “Şengal üzerine nasıl iktidar olurum”un dalgası gelişmiş. Bu durum, kabul edilemez; Şengal’e böyle yaklaşılamaz.
Şengal kendi öz yönetimine, kendi öz savunmasına kavuşmadan ve bunlarla kendisini güç haline getirmeden var olamaz, kendisini yeni katliamlardan kurtaramaz. Sorun budur. Sorun kimin Şengal’de olması, Şengal’in nereye bağlı olması değildir.
Biz PKK olarak kesinlikle hiçbir yerde ve hiçbir parçada halk üzerinde bir yönetim olmanın paradigmasına sahip değiliz. Şengal’deki varlığımız, katliamı durdurma ve Şengal’i koruma varlığıdır. Bu tehlike sürdükçe orada olmak durumundayız. Bizim ahlaki durumumuz, bunu gerektiriyor.
Ahlaki olarak yükümlüyüz
Şengal’in, özerk olarak kendi kendisini yöneten bir bölge konumuna gelmesi gerekiyor. Bunun için elimizden gelen her şeyi yaparız diyoruz. Çalışırız, çabalarız. Şengal tehlikede olduğu sürece savunmakla yükümlüyüz. Ahlaki olarak görevimizi yerine getiririz.
Türklerin Şengal aşkı
Sorun, Şengal’de kalıp kalmamak değildir. Ama başka güçler ne diyor? PKK Şengal’den çıksın mı çıkmasın mı? Şimdi bunu en çok söyleyen kimdir? Türklerdir. Peki, Kürtlere bu kadar düşmanlık yapan Türk siyasal sisteminin, Şengal aşkı nereden geliyor? Türklerin Şengal aşkı nerden geliyor ki Şengal üzerinde bu kadar yaygara koparıp strateji geliştiriyorlar. KDP’nin meseleyi ele alış biçimi de PKK oradan çıksın şeklinde. Biz, “Tartışalım, Şengallilerin özgürlüğünü güvenceye alalım” diyoruz. Yani kimin çıkıp kimin çıkmayacağına da gerek kalmaz. Herkes kendi pozisyonunu alabilir. Şunu tekrar söylüyorum; Şengal de kim var, kim yok, tartışması demagojik bir tartışmadır. Böyle bir tartışma, gerçeği çarpıtmaktır. Böyle bir tartışma, Êzîdîleri bölüp parçalayarak, yeni katliamlara açık tutmaktır.
Yaklaşım, Şengallileri özgürleştirme, özgürlük temelinde güvenceye almak olmalıdır. Ama ortada hiçbir şey yok. Katliam kapıdadır. Şengal’in geleceği ne olacak belli değildir. Şengallileri kültürel olarak eritmek için, dünyanın her tarafında dağıtmışlar. Bu da yetmiyormuş gibi, hiç bir sorunu çözmeden, Şengal üzerinde de hegemonya kurmak istiyorlar. Bu, Şengal’e verilecek en büyük bir zarardır.
HABER MERKEZİ