UMUD DENİZ / ŞENGAL

  • YBŞ komutanlarından Zerdeşt Şengalî,  55 kilometre karelik Şengal alanında 25’e yakın Irak ve KDP gücünün DAİŞ saldırdığında kaçtığını hatırlatarak, Şengal halkının kendi çocukları olan YBŞ ve YŞJ dışında bir güce güvenmediğini söyledi.
  • Her ne kadar diğer güçler  bulunsa da Şengal alanının yüzde 75’lik bir bölümünün denetimlerinde olduğunu kaydeden Şengalî, “Bizim stratejimiz halkımızın öz savunması temelindedir” dedi. Şengalî, Türk saldırı ve tehditlerine de boyun eğmeyeceklerini vurguladı.

KDP’nin 15 yıllık yanlış politikaları sonucu fermanla yüz yüze kalan Êzîdî toplumunun yeniden toparlanmaya çalıştığını ve artık kendi kendisini yönetmek ve savunmasını üstlenmek istediğini söyleyen YBŞ Komutanlarından Zerdeş Şengalî, bunu başaracaklarını kaydetti.

YBŞ Komutanı Zerdeşt Şengalî, Şengal’deki durumla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Şengal merkez ve köylerindeki yerleşim durumu, oranı, nüfusun toplamı ve yapısını anlatabilir misiniz?

Fermandan önce Şengal’de 500 bin insan vardı. Kuzeyinde Bare, Zorava, Xanesor, Sinone, Digore, Dahola, Borık ve Gohbel Êzîdîlerin yoğunluklu yaşadığı köylerdir. Güneyindeki köyler ise Tılbenat, Koço, Solak ve Gırzerik bulunuyor. Ayrıca 2003’e kadar merkezin yüzde 70’i Êzîdî’ydi. 2008 nüfus sayımında Şengal merkezi yüzde 25’e düşürülmüştü. KDP, 2003’ten sonra Şengal’e sadece oy deposu olarak bakıyordu. Ne herhangi bir hizmeti ne de olası fermanlara karşı güvenlik tedbirleri vardı. Buna baskı ve asimilasyon da eklenince nüfus yapısı bu hale geldi. Yeni nüfus sayımına göre yaklaşık 120 bin Êzîdî Şengal’de yaşıyor. Şimdilik genel olarak kuzeyindeki köylerde yoğunluktadır. Bir kısmı da fermanda oluşan dağ kısmında Serdeşte bölgesinde yaşıyor.

Şehir veya köylerin yeniden inşası, onarımı, bakımıyla ilgili neler yapıldı ya da yapılıyor?

Şengal’deki yerleşim yerleri ya tamamen ya da çoğunlukla yıkıldı. Böylesi bir ağır bilançoda yeniden inşa zordur. Irak devletinin bir kaç defa girişimleri oldu fakat sonuçsuz kaldı. Ne uluslararası güçler ne Irak devleti ne de Federe Kürdistan yönetimi üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmedi. DAİŞ’in yakıp yıktığı şehir, köy ve mezralar YBŞ ve Şengal Özerk Meclisi tarafından belli bir düzeyde onarılmaya çalışılıyor. Kendi öz gücümüzle yapıyoruz ve halkın geri dönmesi için projeler geliştiriyoruz. Bazılarına başlandı, bazılarına da önümüzdeki süreçte başlanacak.

Köylerde ve merkezdeki halk, yaşamını nasıl idame ettiriyor?

Şengal toprakları verimlidir. Her mevsimde ekilecek tahıl ve meyvelerin yeşerebileceği bir iklim var. Ayrıca Êzîdî kültüründe doğaya karşı sorumluluk ve ziraat kutsaldır. Halkımız tarım ve hayvancılıkla geçiniyor. Zaman zaman kısıtlamalarla insani ve sağlık malzemeleri geliyor. Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı bazı kuruluşlar tarafından sağlanıyor. Diğer taraftan Şengal Özerk yönetimi yardım yapıyor.

Êzîdîler dışında kalan veya gelip yerleşen Arap veya sünni Kürt nüfus var mı?

Şenga-Rojava sınır hattında 9 Sünni Arap köyü bulunuyor. Bircari, Bir Kasım, Til Mişref, Hesawîk, Zeko, Faoya ve Mediban ve diğer yıkılan köyler gibi Arap köyleridir. Bu köylerdeki Arap halkı, ferman sürecinde katliama bulaşmadıkları gibi Êzîdî halkının yanında duruşları nedeniyle aynı şeyleri yaşamış. Şengal Meclisi tarafından köylerine dönüşleri sağlanıp genel ihtiyaçları YBŞ ve Özerk Meclis tarafından karşılanıyor. Onlar da kendi meclislerini oluşturdu. Şengal merkezde de Şii Kürtler ve Şii Araplar var. Keyrawan nahiyesinde yani Bileç olan bölgede belli bir kesim DAİŞ ile birlikte Êzîdîlere karşı cephe tuttu.

Hastane, fırın, eczane ve okullar var mı, nerede/ne kadar ve yeterli mi?

Şengal’de resmi kurumlar, okullar, fabrikalar patlatıldı. KDP’nin alanda bulunduğu 15 yıl boyunca hiçbir kurumsal çalışma yapılmadı. Mesela Şengal’de yol çalışması dahi yoktu. Saddam döneminden kalanlarla yetinildi. Fermandan bu yana gelişen süreçte TAJÊ (Tevgere Jinên Şengalê) çatısı altında halkın ihtiyaçlarını karşılayacak fırınlar, terzihaneler açıldı. Şengal Özerk yönetimi bünyesinde hastaneler, okullar ve iş imkanları oluşturuldu. 4 hastene ve halkın içinde hareketli sağlık birimleri mevcuttur. Kooperatifleşme modeli örgütlendirilip hayata geçirildi. Özerk Meclis’e bağlı Şengal merkez dahil 11 beldede belediyeler halka hizmet ediyor.

Şengal’in idari yapısını anlatır mısınız; Şengal veya Şengal bölgesinin resmi olarak statüsü nedir, Irak merkezi hükümeti ve Federe Kürdistan ile siyasi, idari ve ekonomik ilişkiyi paylaşabilir misiniz?

Şengal, Musul Vilayeti’ne bağlı bir kaza olarak devlet sistemindeydi. Şengal halkının artık kimseye güveni kalmadığı gibi artık kendi kendini yönetecek güven ve tecrübeye sahiptir. Ancak şu anda Heşdi Şabi tarafından atanan Kaymakam var.

YBŞ ve YJŞ’nin nasıl ve hangi şartlarda oluştu, askeri mevcudiyetleri Şengal’de nasıl karşılanıyor?

Şengal’de Irak ordusu, sınır güçleri, şehirdeki polis sayısı 10 bini geçiyordu, 12 bin de pêşmerge vardı; yani 55 kilometrekare çapındaki bir alanda toplamda 25 bin üzerinden devasa bir güç vardı ama DAİŞ saldırdığında bırakıp kaçtılar.

YBŞ ve YJŞ, Êzîdî halkının yaşadığı ferman sürecinde büyük fedakarlıklar, insan gücünün ulaşamadığı emeklerle ve Êzîdxan şehitleri sayesinde yaratıldı. Bu, Êzîdî halkında büyük umutlara vesile oldu ve bu umut her geçen gün büyüyor.

Şengal bölgesindeki askeri durumu analatabilir misiniz; Irak ordusu, Heşdi Şabi, Federe Kürdistan (KDP, YNK) ve bunlardan birine veya ikisine monte olan Heyder/Qasim Şeşo güçleri, konuşlanmaları, bir birleriyle ilişkileri, varsa hiyerarşik bağları nasıldır?

YBŞ ve YJŞ olarak varız. Irak ordusuna bağlı Heşdi Şabi tugayları da alanda sınır birlikleri olarak bulunuyor. Alanda diğer güçler ne kadar bulunsa da buralı değiller ve kendilerini buralı görmüyorlar. Şengal’de toplum için bir çalışma ya da savunma mekanizması oluşturmuş değiller. Heyder Şaşo ve Qasim Şeşo güçleri de alandadır. Bunlar Êzîdî toplumu içinde sevilen kişiler değil. KDP’ye olan bağlılıkları halkın tepkisine neden oluyor. Heşdi Şabi ve Irak ordusu geldi ama sadece Şengal sanırlarında, insani koridorda, Mediban ve Şengal merkezde kısmi bulunuyor.

YBŞ ve YJŞ şimdi nasıl bir savunma stratejisi izliyor? Şimdi ciddi bir savaşın içinde değil ama Türk saldırıları söz konusu. Buna karşı askeri olarak ne yapılabilir?

Her ne kadar diğer güçler Şengal’de bulunsa da yüzde 75’lik bir alan, YBŞ ve YJŞ denetimindedir. Bizim stratejimiz halkımızın öz savunması temelindedir. Halkımızın savunması için Şengal’in üç cephesinde bulunuyoruz. Tıl Efer, Bahaj ve Suriye sınır hattı. Ayrıca hem havadan hem de karadan saldırılara karşı tedbirler almaya çalışıyoruz. 320’nin üzerinde şehit verdik, bin 200’ün üzerinde arkadaşımız gazi oldu. YBŞ ve YJŞ olarak savunma stratejimiz, başka katliamların oluşmasının önüne geçmeye yöneliktir. Bunun için Irak gücü sayılması için yaptığımız görüşmelerde olumlu bir düzey sağlandı. Saha olarak ikiye ayırabiliriz güvenlik oluşumunu dağ ve ova tarzında. İçeride ve dışarıdan gelecek saldırılara karşı çalışma yapıyoruz. Elbette en büyük saldırgan Türk devleti. Êzîdî toplumu, Türkleri Osmanlı’dan beri biliyor. Elbette saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Özgürlük yürüyüşünden taviz vermeyeceğiz.

 

Şengal kendi yönetimini istiyor

Şengal Geçici İdare Meclisi’nin kuruluşunu değerli bir adım olarak gördüklerini açıklayan Şengal Demokratik Özerk Meclisi, Şengal halkını meclisin etrafında kenetlenmeye çağırdı.

Irak’ta bir dizi görüşme gerçekleştiren Şengal’in ileri gelenleri ve siyasi parti temsilcileri, iki aylık görüşmelerin sonucunda 27 Aralık’ta Şengal Geçici İdare Meclisi’ni ilan etti.

Êzîdî toplumundan tanınmış şahsiyet ve siyasetçilerin yanı sıra bölgedeki Şii, Sünni, Hristiyan ve Türkmen temsilcilerin de yer aldığı Meclis’in onaylanması için Irak Hükümeti’ne sunuldu. Meclis’in kuruluşunu kutlayan Şengal Demokratik Özerk Meclisi, şunları şunları belirtti: “Şengal halkının yönetiminde uzun bir dönemdir boşluk vardı. Şengal’i yöneten eski meclis birçok defa dönmek istedi, ancak Şengalliler bunu kabul etmedi. Şengalliler kendilerini iki defa yüzüstü bırakan yönetimi istemiyor. Meclisimiz bütün Şengallileri tek bir çatı altında topluyor. Şengal’in ittifakı için mücadele ediyor. Meclis, seçimlere kadar çalışmalarını yürütecek. Halkımız, meclis etrafında kenetlenmelidir ve desteklerini sunmalıdır. Şengal Demokratik Özerk Meclisi olarak, halka çağrımız büyük emeklerle kurulan meclisimize sahip çıksınlar.”


 

Türk devletinin Şengal’e saldırı ve tehditleri bitmedi

Şengal’de 2018’de bir taraftan Türk devletinin saldırı ve tehditleri devam ederken, diğer yandan demokratikleşme, özerk yönetim, bölge güvenliği konusunda da önemli adımlar atıldı:

  • KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 23 Mart 2018’de yazılı bir açıklama yaparak, Şengal halkını DAİŞ çetesine karşı korumak için bölgeye gelen HPG/YJA STAR gerillalarının görevlerini yerine getirdiğini ve geri çekileceğini bildirdi. Gerillalar, 2 Nisan 2018’de Şengal halkı tarafından özel bir törenle uğurlandı. Gerillalar, Şengal ve çevresinin güvenliğini YBŞ/YJŞ ve Êzidxan Asayişi’ne devretti.
  • Êzîdî Demokrasi ve Özgürlük Partisi (PADÊ),12 Mayıs 2018’de Irak Parlamentosu seçimlerine başvuru yaptı ve seçime katılmaya hak kazandı. Böylece seçimlere ilk defa Êzîdî bir parti katıldı.
  • Türk devletinin Şengal’e saldırıları Ağustos’ta da devam etti. Türk savaş uçakları, 15 Ağustos’ta Şengal bölgesini bombaladı. Bombardımanda, Koço Katliamı kurbanlarının yıl dönümü anmasından dönen Êzîdî Toplumu Koordinasyon Üyesi Mam Zeki Şengalî hedef alınarak şehit edildi.
  • Şengal’deki kurum sorumluları ve yöneticilerinden oluşan bir grup, Şengal halkının sorunlarının çözülmesi için 5 Eylül’de Bağdat ve Necef’i ziyaret etti. Şengal Demokratik Özerklik Meclisi Eşbaşkanı Hisên Heci başkanlığındaki grup, Bağdat ve Necef’teki yetkililerle görüşme yaptı. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler temsilciliğini ve ABD elçiliğini ziyaret etti. Irak’taki yetkililer de sorunlar üzerinde duracaklarını söyledi. Bir hafta süren ziyaretlerden sonra grup Şengal’e döndü. Görüşmeler sonraki aylarda da devam etti.
  • Êzidî çocukların, anadillerinde eğitim görmesi için de çalışmalar devam etti. 30 Eylül’de Şengal Êzîdî Dil ve Eğitim Kurumu, “Çocukların eğitimi devlet ve iktidarın değil, toplumun en temel görevidir” şiarıyla konferans gerçekleştirdi. Konferansta planlama çıkarıldı.
  • PADÊ, 20 Ekim’de “Özgürlük, Demokrasi, Barış” şiarıyla 2. kongresini gerçekleştirdi. 300 delegenin katıldığı kongrede, PADÊ’nin yeni yönetimi seçildi ve siyasi, toplumsal, örgütlenme konusunda birçok karar alındı.
  • Şengal’de güvenlik konusunda da önemli adımlar atıldı. Heşdi Şabi güçleri ve Irak ordusu, DAİŞ’in katliam gerçekleştirdiği bazı bölgelerin güvenliğini YBŞ/YJŞ ve Êzîdxan Asayişi’ne teslim etti. Heşdi Şabi, Siba Şêx Xidir köyünü ve Şengal’in Til Izêr beldesini YBŞ ve Şengal Özerk Meclisi’ne teslim ettiğini duyurdu. Böylece YBŞ, fiili olarak güvenlik gücü kabul edildi.
  • Heşdi Şabi güçlerinin saldırılarının olduğu dönemde Şengal’den kaçan KDP, Ekim ayında Şengal’e geri dönmek istedi. 31 Ekim’de Şengal’in eski kaymakam ve meclis üyeleri kent girişine kadar geldi. Ancak Şengallilerin, “Hain ve faşistleri burada istemiyoruz, burayı terk edin” sloganlarıyla karşılaşan kaymakam ve meclis üyeleri geri çekildi.
  • Halkın protesto eylemlerinden sonra Şengal Demokratik Özerklik Meclisi’nin isteği üzerine,  Şengal’de bulunan kurum temsilcileri, Êzîdî aşiret reisleri ve Şengal’deki etnik yapılar, Kasım’da bir toplantı gerçekleştirdi. Şengal İttifak Komitesi kuruldu. Komite, Şengal halkının taleplerini iletmek amacıyla Bağdat’taki Irak İnsan Hakları Örgütü’nü ziyaret etti. Komite aynı zamanda Irak’taki yetkililerle birkaç görüşme yaptı.
  • Hizmet ve çalışma anlamında da önemli adımların atıldığı Şengal’de, katliam döneminde göç eden halkn önemli bir bölümü topraklarına geri döndü. Şengal Demokratik Özerklik Meclisi de hizmet çalışmalarını sıkılaştırdı. Belediyeler kuruldu.
  • Türk devletinin saldırıları yıl sonunda da devam etti. Türk savaş uçakları, 13 Aralık’ta YBŞ’nin kontrolünde olan Şengal ve Şilo Vadi’sini bombaladı. Bombardıman sonucunda 3 sivil şehit düştü.