
Şengal’in yetimleri... Önceki gün tarihe unutulmaz bir direnişin armağanı olan Şengal zaferini sundular.
4 Ağustos 2014’ten bu yana nefes nefese süren, gittikçe büyüyen ve başarıya ulaşan direnişleriyle Şengal’in yetimleri KDP’nin halkımızın alnına sürdüğü utancın kirlerini kanlarıyla yıkadılar.
Dünya halklarının IŞİD barbarlığına direnmek için Kürt halkına gönderdiği yardımları cebine indirmekle, direniş için gönderilen silahları satarak kesesini büyütmekle uğraşan KDP, Barzani’nin ağzından Şengal’de peşmerge dışında bir gücün bulunmadığını büyük bir pişkinlikle açıkladı.
Rudaw’ın öncülüğünde Şengal’in yetimlerini gördüğünde kameralarını kapatacak kadar soysuz bir duruşla algı operasyonuna girişti.
KDP, IŞİD’e teslim etmeden önce Şengal nüfusunun 4 yüz bine yakın olduğu ve yaklaşık 5000 peşmergenin bulunduğu biliniyor. 14 yıldır Şengal’de hüküm süren KDP IŞİD’i görmeden, karşılaşmadan, bir tek kurşun sıkmadan Şengal’i bıraktı. Sonrası kıyım...
Kameralara yansıyan kaçış görüntüleri unutuldu. Dağlara yürüyen ve HPG gerillaları tarafından kurtarılan Ezidi halkımızın trajik görüntüleri unutuldu. Koridor açarak on binlerce Ezidi’yi Rojava’ya tahliye eden YPG-YPJ güçleri unutuldu.
PKK’ye bizzat KDP’nin yaptığı, “Hewler’in yarısı boşaldı. Halkı durduramıyoruz gerilla güçleri üstü açık arabalarda bayrakları ve silahlarıyla gelirse kaçışı durdurabiliriz. Yardım edin” çağrıları unutuldu. Bizzat Barzani’nin Mahmur’a giderek gerillayı direnişi ve başarısından dolayı kutladığı unutuldu.
KDP kaçarak yetim bıraktığı Şengal’i kurtarmanın değil yitirdiği prestiji ve mülkünü nasıl kazanacağının derdine düştü. Direnişi yükseltme mi, soysuzluğa devam mı seçeneklerinden ikincisini tercih etti.
PKK üzerine düşeni yapmıştı. Şengal’i yeniden KDP’ye terketmeliydi. Kalması halinde KDP’nin mülkü de, prestiji de kurtarılamazdı.
Çünkü PKK bir boy aynasıydı, keskin bir kılıç, ateşten bir eldi. Mülk ve koltuk üzerinde değil, halkının gönlünde taht kurandı. Destan gözlü oğulları ve kızlarıyla bütün yetimlerin yanındaydı.
IŞİD’i Kürt halkının kazanımlarına karşı konumlandıran AKP KDP’ye istediği aklı vermeye çoktan hazırdı. IŞİD Rojava’da YPG ve YPJ’ye yönelecek, KDP’de Güneyde PKK’nin gelişmemesi ve halk içindeki itibarını artırmaması için harekete geçirilecekti. Plan devreye sokuldu. Ondan sonrası çorap söküğü gibi geldi.
KDP Şengal’i yetim bıraktığını, katliama terkettiğini, kirli hesaplara kurban verdiğini unutmanın ve unutturmanın çabasına girişti.
HPG gerillalarını sınırlamanın, ortaklaşma çağrılarına kulak tıkamanın, dahası onları işgalci bir güç gibi göstermenin kirli çabasına düştü...
Akıldanesi AKP özgürlük gerillaları karşısında bir yandan IŞİD’i beslerken bir yandan da KDP’yi beslemeyi sürdürdü. İtiraf ettikleri gibi peşmergeleri silahlandırdı, eğitti, dezenformasyon nasıl yapılır öğretti. Rudaw MİT’in karargahı gibi yandaş medya taktikleriyle PKK karşıtı yayınlarını yoğunlaştırdı.
Giderek Güney’de KDP diktatörlüğüne ve vurgunculuğuna, siyasi komploculuğu ve darbeciliğine karşı halkın koyduğu tavır YNK-Goran-İslami Hareket gibi siyasi yapıların gösterdiği muhalefet bile PKK’ye mal edildi. Şengal’in değil sadece, Hewler’in de kurtarıcı gücü olan gerilla şeytanlaştırılmaya başlandı.
Oysa ki gerilla Şengal’in yetimlerinin yanındaydı. Aç çocukları doyurmanın, hastaları iyileştirmenin, yaraları sarmanın ve Ezidi halkımıza yapılanların intikamını almanın peşindeydi. Ulusal birliği sağlayarak, ortak komutanlığı oluşturarak halkını yeni katliamlardan korumanın derdindeydi. Hewler’de yeni kumpaslar kurulurken, uluslararası kaçakçılık şebekeleriyle yeni iş görüşmeleri yapılır, çıkar tezgahları yeni duruma uyarlanır ve dolar akışı yeniden sağlanırken Kürtlerin destan gözlü kızları ve oğulları IŞİD’e karşı direnişte toprağa düşüyordu...
Şengal’in yetimleri böyle kalktı ayağa. Korkudan ve ihanete uğramaktan dağılmış cesaretleri ve iradeleri yeniden doğruldu. Ellerine silah almaya, mevziye durmaya, topraklarına sahip çıkmaya ve özgürlük yemini etmeye böyle başladılar.
Şengal iki günde özgürleşmedi. Şengal Kürdistan ve dünyanın her tarafından gelen özgürlük savaşçılarının tatlı kanlarıyla sulandı aylardır. Hele bakın bu geçen zamanda Şengal’de kaç KDP Peşmergesi IŞİD’e karşı savaşırken şehit düşmüş? Kaç peşmerge yaralanmış?
Barzani ve AKP yönlendirmeli medyası bunları yok sayarken Kürt halkının aklıyla alay etmekte ama kendini de rezil etmektedir. Çünkü tarih hiçbir şeyi unutmaz. Bu zafer halkının özgürlük düşüne bağlı olanların zaferidir. İlk günden bu yana IŞİD’in Şengal’deki varlığını bir namus ve onur sorunu görenlerin zaferidir. Onun için Şengal’in buğday ambarı-kaymakamlık-hastane gibi tüm stratejik yerlerinde peşmergenin değil Şengal yetimleri ve HPG’nin bayrağı dalgalanmaktadır.