Şengal’de AB, ABD ve Irak tarafından olumsuz karşılanmayan Demokratik Özerklik Meclisi’ne Şii Türkmen ve Sünni Arap aşiretleri de katılıyor.

DAİŞ’in 73. fermanı yaşattığı Şengal’in, 20 Ağustos 2017’de kuruluşunu ilan eden Demokratik Özerk Meclisi, çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hem Şengal hem de bölge halkı ile ilişkiler geliştirdiklerini belirten Demokratik Özerk Meclisi Eşbaşkanı Hecî Hesen Piso, sundukları proje konusunda Bağdat, Avrupa, ABD ve bölge güçleri ile olan ilişkilerini değerlendirdi. Piso, sadece Êzîdîlerin değil, Tel Afer ve çevresinde bulunan Şii Türkmen ve Arap aşiretlerinin de kendilerine olumlu yaklaştığını söyledi. 

Projelerinin demokratik özerklik olduğunu vurgulayan Piso, nasıl bir sistem istediklerini tüm taraflara ilettiklerini, daha önce geçici bir meclis kurulduğunu ve bu kapsamda çalışmaların yürütüldüğünü kaydetti. Bu meclisin 30 Mayıs 2017’de kendini yenilediğini ifade eden Piso, meclisin şimdi demokratik özerk meclis şeklinde örgütlendirildiğini aktardı. Piso, özerklik çalışmalarını 20 Ağustos’tan beri sürdüklerini de ekledi.  

 

Yaklaşımları olumsuz değil

 Hazırladıkları projeyi Avrupa Birliği (AB), ABD, Avrupalı parlamenterler ve Irak Hükümeti’ne de sunduklarını dile getiren Piso, “Bizim buradaki temel amacımız Êzidîlerin bir birliktelik sağlamasıdır. Bir güç haline gelmeleri gerekiyor. Ve kendilerini yönetmek istiyorlar. Kerkük olaylarında önce biz Bağdat’ta AB ile oturduk. Yüzde 80 olumlu bakıyorlar. Projeyi pozitif olarak görüyorlar. Ama halen bizim ile hükümet arasında bir şeylerin geliştirilmesi konusunda bir sorumluluk almadılar. Diaspora meclisimiz de bu anlamı ile ciddi çalışmalar yürüttü. Avrupa’da önemli adımlar attı. Bunun yanı sıra ABD de bizim projemize olumlu yaklaştı” dedi.

Bağdat hükümetinin de taleplerini reddetmediğini ifade eden Piso, onlarla yaptıkları görüşmelerde Tel Afer ve Şengal’in birlikte bir vilayet olmasının öngörüldüğünü söyledi. Piso, devamla şöyle dedi: “Tel Afer ve Şengal’in birlikte vilayet olmasını istiyorlar. Bu durum aramızda tartışma konusu olmadı, fakat görüşleri bu yöndeydi. Ayrıca Musul’un da ayrı bir vilayet olmasını istiyorlar. Musul ovası; Hemdanî, Bertila, Beşika, Şêxan, Tel Kêf, El Qûş ve Feyda bölgelerinden oluşuyor. Ve bunların hükümete bağlı olmasını talep ediyorlar.”

 

Sadece Êzîdîler değil

Piso, Şengal’de sadece Êzîdîlerin yaşamadığını, Şii ve Sünni Arapların da yaşadığını hatırlattıi. Piso, şöyle devam etti: “Onlarla ortak bir sistem yaratmak istiyoruz. Burada yaşayanların bazıları bize o kadar uzak değiller. Sadece Şengal’de değil, Tel Afer’den Musul’a kadar bu çevrede yaşayan herkes için bunu öngörüyoruz. Daha önce belirttiğimiz gibi eli Êzidî kanına bulaşmamış, kadınlarımızı esir almamış, Êzîdîlerin evini talan etmemişse ve DAİŞ’e yol açmamışsa onlarla oturabiliriz.”

 

Aşiretlerle görüşülüyor

Bu kapsamda Şengal ve Tel Afer’de yaşayan Şii Türkmen ve Arap aşiretlerinin önde gelen temsilcilerinin kendilerini ziyaret ettiğini dile getiren Piso, sundukları projeyi kabul ettiklerini ve bu konuda kendileri ile dayanışma içinde olduklarını aktardıklarını söyledi. Piso, özerklik projesinin bölgede yaşayan bütün halklar için ön açıcı bir gelişme olacağını vurguladı.