
Êzîdî halkı Çarşemba Sor Bayramının hazırlıklarını günler öncesinden yapmıştı. 3 Ağustos fermanından sonra ilk defa bu kadar büyük bir günü birlikte kutladılar. Kutlamaya YJŞ, YBŞ, YJA-STAR, HPG gerillaları katılırken, yüzlerce kişi bayramda buluştu. Bu günü kutlamak için sabah erkenden uyanıp alana gelen savaşçıların da heyecanı göze çarpıyordu. “Biji berxwedana Şengal e” sloganlarıyla, kutlama alanına gitmek için herkes araçlarına biniyordu. Şengal’in o kıvrak yollarından Zerdeşte kampının önünden geçtik. Kampın sessizliği ilgimi çekmişti. Kampın sessizliğinin nedeni orada yaşayan halkın kutlama için alana gitmiş olmasıydı. Biz de kutlama yerine vardık. Alan girişinde bir pankart vardı, pankartta o güne ilişkin kocaman yazılar vardı.
Yumurtalarda YJA-STAR, YJŞ amblemleri
Pankartın az ilerisinde arabalardan beyaza bürünmüş, bir arazi görünüyordu. Arabayı park edecek bir yer bulup arabadan inmiştik. Orada bekleyenler birbirleriyle ve gelenlerle selamlaştık. Êzîdîlerin kültürüne uygun bir biçimde giyinilmişti ve herkes etkinlik alanında kurulan sahnenin önüne doğru gitti, bizler de halkla birlikte ilerledik. Herkes sahnenin önünde yerini almak istiyordu ve en çok da çocuklar önde oturmak için her köşeyi deniyorlardı. Çocukların bu hareketliliği oranın güvenliğinin tutan savaşçıları zorlamıştı. Etkinlik için hazırlanan sahne insanın ilgisini çekiyordu. İlgimi çeken bir diğer şey de renkli yumurtalar oldu. Yumurtalar dünyanın şeklini andırdığı için Êzîdîler kültür olarak kabul ediyorlar. Yumurtaların üzerinde değişik şekiller vardı. Boyanmıştı, PKK, HPG, YJA-STAR, YJŞ, YBŞ amblemleri vardı.
Êzîdî Meclisi bayrakları sürpriz oldu
Etkinlik, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Dışarıdan gelen misafirler Êzîdî halkının bayramını kutladı. Sahnede konuşmalar yapıldı. Örgütlenme ve kendini güçlendirme mesajları verildi. Konuşmaların bitimi ile annelerin zılgıtları devreye girdi. Bu zılgıtlar halkı daha da coşturuyordu. Konuşmalardan sonra Êzîdî Meclisi’nin sürpriz bayrağı dikkatleri üzerine çekmişti. Bayrağın sahneye çıkartılmasıyla birlikte zılgıtlar, alkışlar etkinlik alanını da daha da coşturmuştu. Yanımda duran bir çocuk “Biji Serok Apo” diyerek zafer işareti yapıyordu.
Halk ilk kez bu kadar coşkulu
Etkinlik halkın sevdiği müziklerin çalmasıyla devam etti. Halk 3 Ağustos fermanından sonra ilk defa bu kadar rahat, bu kadar coşkulu bir bayramı kutlamıştı. Orada DAİŞ çetelerinin saldırılarına karşı direnirken yaralanan biri dikkatimi çekmişti. İki ayağını kaybetmişti. Halk, savaşçılar, çocuklar onun orada olmasından büyük bir güç almış gibiydi. Herkes yumurtaların dağıtılmasını bekliyordu. Ve o vakit gelmişti. Renkli dünyalar olarak adlandırılan yumurtalar dağıtıldı. O günü kareme almak için dağıtılan renkli yumurtalara yetişememiştim. Halk ve savaşçıların yüzlerindeki o yorgunluğu hemen objektifime aldım.
Günün yorgunluğu en fazla bugünü görüntülemek isteyen gazeteciler ve çocukları yordu. Çocuklar annelerinin kucağında uyuyakalmış, kendilerini günün rüyalarına bırakmışlardı. Etkinlik bitmeden Êzîdîler kendileri için bestelenen Şerfedin şarkısı ile daha da coşmuştu. Uzun bir zamandan sonra Êzîdî halkını ilk kez bu kadar coşkulu görmek heyecan vericiydi.
Burcu Ariç/ŞENGAL