Kendilerini İslam Devleti (İD) olarak ilan eden, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) canileri, 3 Ağustos günü Şengal’i istila ettikten sonra yüzbinlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Şengal dağlarına sığınan binlerce insan, ölüm yolculuğuna dayanamadı. Şengal dağları insan cesetleri ile doldu, taştı.
Şengal’de yaşayan Êzîdî Kürtlerin, ulusal, etnik, ırksal ve dinsel olarak yok edilmesi için emperyalist güçlerin birliğine tanıklık ediyoruz hep beraber. Bunun adına sadece “katliam” demek yetmiyor. Şengal’de Êzîdî Kürtlere aleni soykırım uygulanıyor.
Şengal’den gelen haberler, görüntüler, resimler, tanıklar insanlığın nasıl yok edildiğini gözler önüne seriyor. Türkiye başta olmak üzere dünyanın bu sessizliğinin de bizleri nasıl insanlığımızdan utandırdığını söylememe, yazmama gerek bile yok.
Şengal dağından inen, vahşetten kaçan halkın çoluk, çocuk, yaşlı, kadın demeden sürgün yollarına düştüğünü izlemek, şahit olmak, Dersim’i, Zilan’ı, Halepçe’yi, Ermeni soykırımını bir kere daha hatırlatıyor. Bir kere daha binlerce kere yüreğimizi kanatıyorlar.
Bir halk katlediliyor. Aşırı sıcak, toz, duman, açlık ve elbet susuzluk… Yüzlerce çocuğun susuzluktan ölmesi... Hamile kadınların o yollarda doğum yapması, vahşetin içine doğan bebeklerini yaşatma mücadelesi, çaresizlik ve elbette beraberinde salgın hastalıkların meydana gelmesi…
Yaşanan ve gittikçe büyüyen göç dalgası ile birlikte insanlar sadece yollarda ölmüyor. Bu sağ kalanlar içinde başka bir ölüm oluyor. Soykırımların sonucunda bir halkın kültürünün, inancının nasıl yok edildiğini biliyoruz.
“Müslümanlık” adı altında yapılan bu zulme sessiz kalanlar, bir gün o sessizliğinizde boğulacaksınız.
“Müslümanlık zora dayalı bir din değildir” diye ciyaklayanlar neredesiniz?
İnsanlar kelime-i şahadet getirmediği için katlediliyorlar. IŞİD vahşilerinin, sapıklarının kadınlara tecavüz edip, öldürmelerini timsah gözyaşları dökerek mi izliyorsunuz?
Kadınların iki ayağına halatlar bağlayıp, iki aracı ters istikamete sürerek, kadınları iki parçaya ayırmalarından zevk mi duyuyorsunuz?
Siz sanıyor musunuz ki! Pazarlarda köle olarak satılan Êzîdî Kürt, Türkmen, Hıristiyan kadınlardır. Satılan insanlık onurudur.
Ey Müslüman olduğunu iddia eden AKP ve Erdoğan, bu vahşileri beslemeye ve onlara “terörist” dememeye kararlı mısınız?
Birleşmiş Milletler, uluslararası yardım kuruluşları neredesiniz?
Emperyalist güçler, akılları sıra Ortadoğu’yu yeniden tasarımlamak için IŞİD vahşilerini kullanıyorlar. Ne IŞİD ne de başka insanlık düşmanları hiçbir şey yapamayacaklar.
Şairin “hesap dağlarladır, umut, dağlarla” dediği gibi, o dağlar geçit vermeyecek o canilere… Ve yine unutmasınlar ki, Peşmerge, PKK, YPG ve Kürdistan’ın direnen tüm evlatlarını birbirine düşman edemeyecekler.
Neden mi?
Çünkü Kürdistan tek parçadır.
Şengal’de insanlık onuru katlediliyor
Günlerdir sadece “oy hawar” diyebiliyorum. “Yok mu bu vahşeti gören, duyan” diye çığlık atıyorum. Burnumuzun dibinde, yanıbaşımızda olan Şengal’de yaşananlara bu kadar sessiz kalmalarına küfrediyorum.