SELAMİ ASLAN/DİHABER/ŞENGAL


DAİŞ saldırısında PKK’lilerin açtığı yaşam koridorundan kurtulan Xeznê Silêman, Êzidîlerin artık eski Êzidî olmadığını, kendilerini yönetme gücüne kavuştuğunu belirttti. “Kafamızı kesseler de Şengal dağından gitmeyecektik ve gitmedik!” diyen Silêman, Şengal’den geriye dönüş olmayacağını kaydetti.

Şengal’e saldırının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen katliam anları hafızalarda tazeliğini koruyor. Binlerce çocuğun kaybedildiği, bir o kadar kadının köle pazarlarında satıldığı ve yüzbinlerin göç ettiği Êzidîlerin hayatları paramparça oldu. Göç edenlerin büyük bir kısmı dönmezken, farklı bölgelerde çok sayıda Êzidî kamplarda yaşama tutunmaya çalışıyor. O günü yaşayan ve tanıklığını yapan Êzidî kadın Xeznê Silêman, artık geriye dönüşün olmadığını söyledi. 


Çocukların ayak tabanları kanardı…

12 PKK’linin açtığı yaşam koridordan kurtulan Êzidîlerden 11 çocuklu Xeznê Silêman, sığındığı dağdan bir daha dönmedi. Silêman, yaşadıklarını “Yazdı, ne su ne de yemek vardı. Bazılarımız ayakkabısız çıktık kendimizi yollara attık, çocuklarımızın ayağında zaten ayakkabı yoktu. Çocukların ayakaltları kanardı. Binlerce insan kaçıp dağa sığındık, susuz ve açtık. Bir kuyu vardı dağda, eskiden kazılmıştı. Oradan biraz su edinebildik yoksa birçok kişi susuzluktan ölecekti. Arkadaşlar (HGP ve YJA-Star gerillalarından bahsediyor) gelene kadar biz dağı bırakmadık. 10 gün kaldık. Bazı aileler önceden bu dağlardaydı, bu aileler tarımla uğraşıyordu. Salatalık, domates gibi şeyler vardı, çocuklarımız birkaç gün onlarla idare etti ta ki arkadaşlar yetişene kadar. Arkadaşlar geldikten sonra da yemek geldi. 3 yıldır bu dağdayız. Kafamızı kesseler de Şengal dağından gitmeyecektik ve gitmedik.”


PKK su getirdi, ekmek getirdi…

Kendilerini kurtaran PKK’lilere ilişkin konuşan Silêman, “Elimizi vicdanımıza koyarak söylemek zorundayız, eğer PKK gelmeseydi büyük bir kıyım yaşanacaktı. Êzidîler PKK’nin gelmesini bekliyordu. ‘PKK gelecek PKK gelecek’ diyorlardı. DAİŞ Girzêrik’e girdiğinde Êzidîler PKK’nin gelmesini umut ediyordu. PKK ne yaptı, DAİŞ geldiğinde bir kaç savaşçısını gizlice bu dağlara yerleştirdi. Bu bir kaç savaşçı, ferman olduğunda ve KDP bize sırtını dönüp gittiğinde DAİŞ‘in önünü kesti. PKK su getirdi, ekmek getirdi, gaz getirdi, elbise ve ayakkabı getirdi.” 


Katliamın sebebi KDP’dir

KDP’nin kendilerini savunmasız bırakmasını hatırlatan Silêman, sözlerini şöyle sürdürdü: “DAİŞ geldiğinde KDP vardı. Eğer KDP, ‘Biz karşı koyamıyoruz, gücümüz yok’ deseydi, biz direnebilirdik. Biz bu kadar kadın ve çocuklarımızın DAİŞ’in eline düşmesine izin vermezdik. KDP’liler ferman öncesi köyleri geziyorlardı, kimde bir silah varsa onu da alıyorlardı. Katliama maruz kalmamızın suçunu KDP işledi.”


Yeni tehlike Heşdi Şabi!

Êzidî yurdunun bir kısmının İran destekli Haşdi Şabi’nin kontrol etmesine de tepki gösteren Silêman, “Haşdi Şabi’nin bir şehidi mi var? Burası Êzidîlerin toprağı, Haşdi Şabi bazı köylere tanımadığımız insanları getirip yerleştiriyor. PKK, yüzlerce Êzidî kızı DAİŞ’in elinden kurtarıp getirmiş, Haşdi Şabi ne zaman bir kızımızı kurtarmış? Musul’da, kadınlarımız, kızlarımız, çocuklarımız vardı. Hangisini kurtardılar? Êzidî yemeklerini yemezler, bir Êzidî dükkanında alışveriş yapmazlar. Haşdi Şabi’nin burada olması bizler için fermanın devam etmesi anlamına geliyor.” 


KDP ve Heşdi Şabi’dekiler geri dönmeli

Fermandan sonra Êzidî toplumunun artık kendi kendini yönetebileceği bir güce kavuştuğunu vurgulayan Silêman, kendi halkına şu sözlerle seslendi: “Hiçbir devlete güvenmiyoruz. Ferman günü yanımızda yoktular. Êzidîler artık eski Êzidiler değil. Tüm kızlarımız artık silah kullanmayı öğrendi, eğer önce bunu yapabilseydik bu fermanı yaşamazdık. Kızlarımız Reqa’ya gidip esir kadınlarımızın intikamını alıyor. Tüm Êzidîlere çağrımdır; gelin YBŞ ve YJŞ’yi güçlendirelim. Kimse size bir şey yapmaz, Barzani’nin tank ve topları dünya kadardı ama bizim için ne yaptı? KDP ve Haşdi Şabi’ye gidenler geri dönmeli. YBŞ Êzidîlerin ittifakı olmalı. YBŞ ne kadar güçlense o kadar ferman yaşamayız.”


Berivan dağların yolunu tuttu… 

DAİŞ’in katliamından sonra yüzünü dağlara dönen kızı Berîvan’ın TSK’nin Kandil’e yönelik hava harekatında yaşamını yitirdiğini aktaran anne Silêman, “Berivan Êzidî çocukların nasıl katledildiğini görüyordu, kadın ve kızlarının nasıl bir saldırı altında olduğunu görüyordu, küçüktü yine de anlıyordu ve ‘Gidip eğitim almak istiyorum ve katliama karşı dur demek istiyorum’ derdi. Ferman öncesinde de sürekli Serok Apo’nun kitaplarını okurdu, hep onlarla olmak isterdi. Düğün olurdu, düğüne gitmez sürekli okurdu. Êzidî kızlarının çoğu da Berîvan’ın cesaretini bilir. ‘Keşke biz de gitseydik onunla’ derler” diye konuştu.