
DAİŞ çetelesinin 3 Ağustos 2014’te Şengal’e saldırması ardından binlerce insan katledildi, binlerce kadın esir düştü ve on binlercesi de göç yollarına düştü. 10 binin üzerinde Êzidî yurttaş ise tüm zorlu koşullara rağmen kendi topraklarını terk etmeyerek Şengal Dağı’nda kalmayı tercih etti. Geçen yaklaşık 11 ay içerisinde çete saldırılarına ve zorlu koşullara rağmen Şengal Dağı’nda kalanların büyük bir direniş örneği sergilediğinin altını çizen Şengal Êzidî İnşa Meclisi Sözcüsü Xıdır Salih, 3 Ağustos katliamından dolayı Kuzey ve Güney Kürdistan’a göç edenlerin kendi topraklarına dönmeleri gerektiğini söyleyerek, Şengal direnişine katkı sunmaya çağırdı.
11 aylık yoğun mücadele
Şengal Dağı’nda yürütülen direnişin ve oluşturulan Şengal Êzidî İnşa Meclisi’nin Êzidî halkının savunmasını ve iradesini temsil ettiğini kaydeden Salih, Êzidî halkının 11 ay boyunca Şengal’de verdiği mücadelenin önemine dikkat çekti. Salih, şunları söyledi: “Eğer Şengal’e gelip kendimizi örgütlersek, kendi irademizi ortaya koyarsak bir daha katliamlar yaşamayız. Kendimizi de savunabiliriz. Zaten şu anda savunma aşamasını aşmış durumdayız. Çünkü YBŞ-YPJ Şengal bu savunma aşamasını gerçekleştirmektedir. Kendimizi yönetebilmek, irademizi temsiliyete kavuşturabilmek için de Şengal Êzidî İnşa Meclisi’ni oluşturduk. Şengal dışında olan halkımız bunları küçümsemesin. Hatta bunların geleceğimizi oluşturacağının farkına varsınlar. Şu an bile Avrupa’da diplomasi çalışmaları yürüten ve Avrupa parlamenterleri tarafından davet edilen bir heyetimiz bulunmaktadır. Bunlar bu direnişin bir meyvesidir. Bunlara küçük şeyler olarak bakılmamalıdır. Geçen bu zaman dilimi içerisinde, tüm çete saldırıları ve zorlu koşullara rağmen Meclisimizi oluşturduk.”
Göç çare değildir
Şengal Dağı’ndan kalan Êzidî halkının 7’den 70’e büyük bir direniş sergilediğini; dışarıya göçe zorlanan halkın da bunu iyi bilmesi gerektiğini ifade eden Salih, şöyle devam etti: “Dışarıya göç etmek zorunda kalanlar kendi tarihleri ve inançları için kendi topraklarına geri dönmeliler. Çünkü dışarıda olmak, kendi topraklarında yaşamamak, kendi tarihinden ve inançlarından uzak kılar. Kendi topraklarımızda, inancımız ve tarihimizle yaşadığımızda vatanımızı özgürleştirebiliriz. O zaman büyük bir iradeyi, büyük bir savunma gücü takip eder. Bu irade ve savunma gücü ile hem kendi inançlarımız, hem de gelişebilecek saldırılardan halkımızı koruyabiliriz.”
Şengal Êzidî İnşa Meclisi üyesi Xıdır Salih, son olarak şu çağrıyı yaptı: “3 Ağustos katliamında zorla göç ettirilen halkımızın kendi topraklarına geri dönmelerini ve Şengal direnişine katkı sunmalarını istiyoruz.”
BAHOZ AMED/ROJNEWS/ŞENGAL