
IŞİD çetelerinin Kürt yerleşim alanlarına saldırması ve katliamlar gerçekleştirmesi üzerine Demokratik Toplum Kongresi (DTK) öncülüğünde Hakların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) belediye başkanlarından oluşturulan heyet, Güney Kürdistan ve Rojava’da yapmış oldukları inceleme ve temaslara ilişkin dün basın toplantısı düzenledi. DTK Konferans Salonu’nda yapılan toplantıya heyet üyeleri ve Êzîdî Dernekleri Federasyonu Eşbaşkanı Leyla Ferman katıldı. İki ayrı heyet tarafından gerçekleştirilen görüşme ve ziyaretlerde; Zaxo, Duhok, Laleş, Heci Awa, Ranya, Mexmûr, Ankawa, Rojava Cizîr Kantonu ve Amûdê kentinin ziyaret edildiği, parti temsilcileri, kamplarda kalanlar, savunma güçleri, Keldani, Asuri ve Süryani heyetleri ile görüşmeler yapıldığı aktarıldı. Heyet adına açıklama yapan HDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak, her iki heyetin de temaslarının; sosyal/diplomasi girişimleri, başta Êzîdîler olmak üzere farklı inançların yoğun olarak göç ettiği yerlerde yaşadığı sıkıntılar, karşılaştıkları soykırıma dair çözüm üretme ve ulusal birliğin sağlanması, Ulusal Kongre’nin toplanmasına yönelik olduğunu aktardı.
Bin 500 kadın esir
Irmak, amaçlarının Êzîdî halkının yalnız olmadığını ortaya koymak ve Kürtler arasındaki birliği oluşturmak olduğunu söyledi. IŞİD elinde bin 500 dolayında Êzîdî kadının olduğunu belirten Irmak, kadın şahsında topluma ve değerlerine el uzatılmak istenildiğini belirtti. BM kontrolünde olan Mexmûr kampına yapılan saldırının kolaylığına da dikkat çeken Irmak, bunun da soruşturulması gereken bir konu olduğunun altını çizdi.
Geri dönüş koşulları yaratılmalı
Başta Zaxo, Duhok ve Rojava olmak üzere yüzbinlerce insanın topraklarını terk etmek zorunda kaldığına dikkat çeken Irmak, acil olarak insani ihtiyaç sıkıntısının yaşandığını söyledi. Ranya bölgesine giden Mexmûrlular, Ninova’dan Ankawa’ya gelen onbinlerce Asuri, Keldani ve Süryani’nin yerlerinden, köklerinden koparak farklı yerlerde barınmak zorunda kaldığını söyleyen Irmak, Zaxo ve Duhok’ta insanların inşaatlarda, yol ortalarında kaldığını dile getirdi. Sadece bu iki yere gelen insan sayısının 400 bine yakın olduğunu belirten Irmak, “Bu konuda Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, uluslararası kamuoyuna çağrıları olmaktadır. Rojava’ya geçen onbinlerce insan yoğun savaş altında kurulan kamplarda, halkın yardımı ile yaralarını sarmaya çalışmaktadır. Hukuksal, güvenlik, sosyal, kültürel ve siyasi boyutlarda ortaya çıkan sorunlara çözüm aranmaktadır” dedi.
Tüm güçler seferber olmalı
Heyet olarak başta Türkiye kamuoyu olmak üzere uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunan Irmak, şöyle konuştu: “Bu beyaz ve modern soykırıma göz yumulmamalıdır. Güvenli koşullar sağlanarak geri dönüşler sağlanmalıdır. İnsani şartlarda geçinebilmek, ihtiyaçları karşılayabilmek için tüm güçler seferber olmalıdır. Sadece gıda değil, sağlık, eğitim ve diğer tüm alanlarda acil desteğe ihtiyaç vardır. Bu durumun en büyük mağdurları kadın ve çocuklar olmaktadır. Kadın kuruluşlarını bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Kadın ve çocuklara yönelik acil bir çalışma başlatılmalıdır.”
Özerk statü tanınmalı
Irmak, “Ortaya çıkan tablo ve kamplarda, temsilcilerle yaptığımız tüm görüşmelerde Şengal’e özerk bir statü verilmesi talebi önemle vurgulanmıştır. Yine savaş altındaki Rojava’nın özerk statüsünün tanınması ve gerekli yardımların uluslararası düzeyde yapılması dile getirilmiştir” diye belirtti.
Rojava’ya ambargoya son
Rojava üzerindeki ambargoya da dikkat çeken Irmak, Rojava’nın rolünü tam oynayabilmesi için bir an evvel ambargonun kaldırılması gerektiğini söyledi. Kürt halkına ve duyarlı kamuoyuna dayanışma çağrısında bulunan Irmak, Êzîdî halkına da kendilerini Avrupa ve dış ülkelere götürme vaadiyle kandırmaya çalışanlara kanmama çağrısında bulundu.
Kriz merkezleri güçlendirilecek
Oluşturulan kriz merkezlerinin de yetersiz kaldığını vurgulayan Irmak, koordinasyonun güçlenmesi için çalışma yürüttüklerini dile getirdi.
Irmak, izlenim ve incelemelerine ilişkin geniş raporu önümüzdeki günlerde kamuoyuna duyuracaklarını da sözlerine ekledi.
DİHA/AMED