
IŞİD çetelerin katliamlarından kurtulmayı başaran Êzîdî Anne Ayşe Nasir (39) 2011 yılında çalışmak için Bağdat’ta gittiği sıra çeteler tarafından üç arkadaşıyla birlikte uğradığı suikast sonucu eşini kaybettiğini söyledi. Nasir, “Bu durumu daha özerimden atlatamadan bu kez de tüm Êzîdîleri katlamadan geçirdiler. Biz de buraya kaçmak zorunda kaldık” dedi. İnançlarından dolayı katliama maruz kaldıklarını belirten Nasir, “Biz Êzîdîyiz, dinimiz de Êzîdîdir. Bizlerin kimseye bir zararı dokunmaz, kendi halimizde olan insanlarınız. Feryadımızı kime duyuracağımızı bilmiyoruz’’ diye belirtti. Nasir, şimdi 2 çocuğu ve kayın validesiyle birlikte yaşam mücadelesi veriyor.
‘Topraklarımıza geri döneceğiz’
Annesiyle birlikte Şengal’i terk etmek zorunda kalan Bextiyar Hisên (14) ise “Babam geleceğine sayılı günler kala Bağdat’ta öldürüldü. Orada birlikte çalıştığı arkadaşlarına sorduğumuzda ‘neden öldürüldüğünü bilmiyoruz’ diyorlar. Babam öldükten sonra dedem de acısına dayanamadı, kalp krizi geçirerek öldü. Biz de IŞİD saldırılarından kaçıp buraya geldik” dedi.
Êzîdîlerin IŞİD çetelerine karşı savaşmaya hazır olduğunu söyleyen Hisen, “Şimdi bizlere silah verilse, gidip o çetelere karşı savaşırız. Topraklarımızı kimseye bırakmayacağız. Bizlere yapılanları IŞİD çetelerinin yanlarına bırakmayacağız. Bu çeteler babamı öldürdü, onların bu yaptıkları karşısında sessiz kalacak değilim. Onlarla savaşıp babamın intikamını almaya hazırım. Şimdi 14 yaşındayım, biraz daha büyüdükten sonra halkımın yardımına gideceğim, topraklarımızı kimseye bırakmayacağız. Biz topraklarımızı savunmaya ve tekrar topraklarımıza dönmeye mecburuz” dedi.
IŞİD çeteleri tarafından öldürülen Mecit Hisen Hemi’nin annesi Kite Xeribo Derveş ise, “Bizleri yurdumuzdan ettiler, IŞİD çetelerinin yaptıkları katliamlar yüzünden göç etmek zorunda kaldık. Oğlumu öldürdüler, eşim de oğlumun acısına dayanamadı. Benim bedenim canlı, yoksa bir ölüden hiçbir farkım yok” dedi.
Şengal’den ağıtlar kaldı
Birkaç gün önce Roboskî sınırından geçerek, Batman’a gelen Şemî Xidir (50) da aynı trajediyi yaşıyor. Batman Belediyesi Mehmet Sincar Halk Evi’ne yerleştirilen Şemî Xidir, trajedisini ağıda dökerek söylüyor. Acılarına tercüman olan Xidir’ın ağıtı karşısında çevredeki diğer Êzîdîler de göz yaşlarına hakim olamıyor.
Şemî Xidir, oğlu ile birlikte Batman’a gelirken, kızı olan Xanikê İlçesi’nde bırakmak zorunda kaldı. PKK’nin yardımıyla katliamdan kurtulduklarını belirten Xidir, “Eğer PKK olmasaydı Şengal Dağı’nda bütün Êzîdî çocuklar ve kadınları açlıktan ve susuzluktan yaşamını yitirirlerdi. PKK dışında hiç kimse bize sahip çıkmadı” dedi. PKK’lilerin bütün çocukları ve yaşlılarını sırtlarına alarak kendilerini ölümden kurtardıklarını söyleyen Xidir, sınırı geçerek Roboskî’ye yetişene kadar çok zorlu bir yolculuk geçirdiklerini dile getirdi.
Trajedinin şarkısını yaptı
Eşi ve 3 çocuğu ile birlikte Şengal’a bağlı Baedrî Köyü’nden göç eden Ayîd Baro Ebdal (33) da IŞİD çetelerinin saldırılarından çektikleri acıyı, bestelediği “Le dayê fermanê“ adlı şarkıyla anlattı. Baro Ebdal, şarkıyı söylerken yaşadığı trajedi yüzünden okunuyordu.
VELAT ÖZER/BİLAL GÜLDEM/DİHA/BATMAN