Çete grubunun Şengal’e yönelik işgal ve katliam girişiminin başladığı andan itibaren Rojava’nın her kenti büyük bir duyarlılık ve hassasiyetle ayağa kalktı.

İlk andan itibaren Şengal’daki işgal, katliam girişimine karşı yapabilecekleri ne varsa onun için sokaklara döküldü Rojava halkı ve halkları. Êzîdîsi, Süryanisi, Asurisi, Ermenisi, Suni ve Alevisi 'Şengal için bir şeyler yapılmalı' diyerek her kanton kendi çapında harekete geçti.
Cêzîre işgal girişimine karşı durmak, canları kurtarılan Êzîdîleri kucaklamak, onları bağırlarına basmak, onlara yer hazırlamak çalıştı. Öte yandan Serêkani’den Tel Koçer’e kadar geniş alanda büyük bir tehdit ve yer yer saldırı altında olmasına rağmen savunma güçleri Şengal’ın 'hawarına' koşmak, sağ kalan Êzîdîleri korumak, tehlikeli bölgeden çıkarmak için Şengal dağına kadarki hatta çatışarak gitti. Rabia ve Cezaa kasalarında süren şiddetli çatışmalarla Êzîdîleri tahliye etmek için bir güvenlikli kanal açtı. Şengal Direniş Birlikleri adıyla katılanları eğiterek Şengal çevresine ulaştırdı. Kanton yönetimi seferberlik ruhuyla işin başına geçerek diplomatik, siyasi girişimlerde bulundu.
Kobanê kuşatma ve ağır saldırılar altında olmasına rağmen anlamlı ve büyük bir değer ifade eden destekleri sunmada geri durmadı. Şengal'de yaşananların acısı yüreklerde hissedildi. Çünkü başlatılan işgal ve katliam girişiminin Efrîn’den Şengal'e oradan, Kaledizê, Haneqin’e kadar tüm Kürdistan'ı kapsadığını biliyorlardı. Yaklaşık bir yıldır Şengal’e yönelik başlatılan saldırıların ne tür acılar yarattığını çok iyi biliyorlardı. O yüzden Kobanê yapabileceğinin en iyisini yaparak en üst düzeyde sahiplendiğini ve yapacaklarını açıkladı.
İşgal ve katliam girişimin başladığı ilk günden itibaren ayakta olan diğer bir yer ise Êzîdîlerin diğer iki kantona oranla nüfus olarak daha yoğun olduğu Efrîn Kantonu oldu.
İşgal girişiminin ilk gününden itibaren Efrîn kantonunda 10 Êzîdî köyü Êfrîn merkezine akmaya başladı. Êfrîn Özgürlük Meydanı'nda Şengal için çadır açıldı. Çadırın altından dakika dakika Şengal'dan gelen haberlerin duyurusu yapılıyordu. Kötü haberlerde üzüntü üst düzeye çıkıyordu. Sevinçli haberlerde ise yüzler acı ile gülümsemeye başlıyordu.  Çadır üç gün kurulu kaldı. Yaşlı, kadın, çocuk, genç demeden Êzîdîler başta olmak üzere Êfrîn kantonunda yaşayan bütün insanlar Özgürlük Meydanı'nda açılan çadıra akın etti. Yaşlıların yüzünden acıları, özlemleri ve gördükleri zulmün derin izleri okunuyordu.
İkinci gününde Şengal Direniş Birliklerine katılmak için yaklaşık bir taburluk genç, çadırın altında toplananların huzurunda sözlerini verdiler. Çadır üç gün açık kaldıktan sonra kaldırıldı. Ancak bu kez her gün bir köyde açılmaya başlandı.
Öyle ki ağır saldırı altındaki Kabanê ve Efrîn'den onlarca genç, kanton yönetimlerinden habersiz şekilde Şengal Direniş Güçlerine katılmak için evlerinden ayrılıp gittiler. Birçoğu şimdi Şengal'de direniş saflarında yer alıyor.  Çünkü baştan beri kendilerine yönelik saldırıyı Kürdistan geneline yönelik bir saldırı olarak kabul ettiler ve bunun için direndiler. O yüzden şimdi direnişlerini Şengal dağına kadar ulaştırdılar….