Yaşları 7 ila 15 arasında değişen 11 Êzîdî çocuğunun QSD’nin yürüttüğü ‘Cizre Fırtınası Hamlesi’nin son aşamasında kurtarıldığı açıklandı. Sadece bu çocuklar değil, onlarca Êzîdî kadın ve çocuğun daha kurtarıldığı açıklandı. Eminim bu çocukların görüntülerini herkes izlemiştir. Çocuklardan birinin QSD’li savaşçılara sorduğu bir soru insanlığa ve hepimize sorulmuş bir soruydu adeta: ‘Şengal’e bir şey oldu mu?’

Bir insanın, bir toplumun geçmişini, bugününü, kimliğini, kısaca kendini var ettiği topraklar ve oralarda yaratılan tüm değerler o insanın ve topluluğun varlığının da ispatıdır. Bir hakikate, evrensel oluşum sürecine dahil olduğumuz topraklar, mekanlar bu açıdan oldukça önemlidir. Toprak ve insan arasındaki bağın koparılması, insandaki toplumsal kimlik hafızasına vurulan en büyük darbelerden biridir. Zamanı yitirmektir… Yaşamın anlamına ulaşma yolculuğumuzun kesintiye uğramasıdır adeta…

3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal’e ve çevresine yapılan DAİŞ saldırılarında kaçırılan bu kadın ve çocuklar, sadece fiziki olarak esir düşmediler elbette. Varlık zincirlerinden, yaşam akışından koparıldılar. Toplumsal kimlik hafızalarına darbe vuruldu. Duyguları, düşünceleri kılıç darbesiyle kesildi. Bu soru; Kürt, Ermeni, Asuri, Süryani halklarını yaşadığı katliamlar sonrasında geride kalanların sesli ya da sessiz sordukları soruların bir özeti aslında.

DAİŞ’e karşı yürütülen, esasında ise Ortadoğu halklarına dayatılan faşizme karşı yürütülen direniş ve hesap sorma hamlesi olan ‘Cizre Fırtınası Hamlesi’; Şengal, Maxmur, Kobanê, Minbic, Reqa ile devam eden özgürlük ve demokrasi direniş güçlerinin yazdığı yeni tarihin bir parçası. DAİŞ’in insanlık dışı vahşeti karşısında ağlamayı, kendini parçalarcasına heder etmeyi seçmeyen bir toplum duruşunu ifade ediyor. DAİŞ’in elindeki tüm esir kadın ve çocukları kurtaranlar bu toprakların kahraman çocukları oldular. Bu çocukların rüzgarı Efrîn’de daha gür esmeye başladı.

Şengal, Kobanê gibi bizlere gösterdi ki; Kürtlere reva görülen ‘tarihi’ tekerrür etmeden tersine çevirebiliriz. Cizre Fırtınası Hamlesi’nde kurtarılan çocukların bakışları ne kadar da Palu, Dersim, Zilan, Ağrı, Halepçe katliamlarını ya da Ermeni halkının soykırımını yansıtan fotoğraflardaki çocukların bakışlarını bizlere bir kez daha hatırlatmıştır.

Bizler geçmişin acılarını, bugünün acılarına engel olarak aşabileceğimizi öğrendik. ‘Şengal’e bir şey oldu mu’ sorusuna ‘Yok bir şey olmadı, Şengal iyi ve sizleri bekliyor’ demeyi başarmak, tarihi yeniden yazmayı başardığımızı göstermektedir. Çocuklarımız karşısında başımız dik durabilmek, onların sorularına, gözlerimizi kaçırmadan özgüvenle cevap vermeyi başarmak, özgürlük mücadelesinde direnerek, bedel ödenerek yaratılan sayısız başarıdan biridir. ‘Şengal’i soran Êzîdî çocuğumuza güçlü ve net bir ses tonuyla cevap veren YPJ’li savaşçı, direndiği, mücadele ettiği ve zalimlerden hesap sormayı sürdürdüğü için bu kadar güçlü ve net...

Mücadelesiz hiçbir şeyin yaratılamayacağını hepimiz biliyoruz. Toplumsal hafızaları koparılmış, var oluş mekanlarından alıkonulmuş çocuklarımızı, benliklerine, kimliklerine, özgürlüklerine kavuşturma sorumluluğumuz devam ediyor. Onlara direnerek kazanılacağını, direnişin özgürleştireceğini gösteren Leylaları ve onun dünyanın dört bir yanındaki yoldaşlarını anlatma görevimiz var.

Onlara, DAİŞ Şengal’e saldırdığında ilk direniş hamlesini ve müdahalesini 12 fedai kadın ve erkeğin nasıl başlattığını anlatmalıyız. KDP peşmergelerinin arkalarına bakmadan nasıl kaçtıklarını anlatmalıyız sonra… Şengal’in yüreğinin nasıl büyüdüğünü, insanlığın Şengal’de, Kobanê’de nasıl tek yürek olduğunu anlatmalıyız. Son 5 yılı DAİŞ’ten kurtarılan çocuklara anlatmalıyız. Yiğitliğin, namertliğin, cesaretin, korkaklığın ne olduğunu anlatmalıyız onlara.

Bizlere sorulan ‘Şengal’e bir şey oldu mu’ sorusunun aynı zamanda çocukların biz büyüklerden sorduğu bir hesap olduğunu unutmamalıyız. Soykırım çemberinde olan Kürt ve diğer halklar, inançlar olarak, tarihin en uzun savaşı ile kırım yaşatılan kadınlar olarak, çemberi, tecridi parçalamak için mücadelemizi daha da büyütmemiz gerektiği açıktır.