Sürgün, bu topraklarda bir şeylerin doğru gitmediğini söyleyen insanların başına gelen trajedilerin başında geliyor. Binlerce yazar, sanatçı, aydın gerçeklerden taviz vermediği için ömrünün sonuna kadar istemediği topraklarda geçirdi yaşamını. Sürgünde doğan, sürgünü yaşayan ve ömrünü sürgünde tamamlayan sanatçılardan biri de Aram Tigran. Bugün, 53 yıllık müzikal yaşamına sayısız eseri sığdıran, yaptığı müziklerle sevenlerinin gönlünde taht kuran Aram Tigran’ın ölümünün üçüncü yıldönümü. Tigran, Yunanistan’ın başkenti Atina’da 8 Ağustos 2009’da geçirdiği beyin kanaması sonucu 75 yaşında yaşamını yitirmişti. Tigran’ın son vasiyeti çok sevdiği ama bir türlü gidemediği topraklarda gömülmekti ama egemenler cenazesinin halkıyla buluşmasını tehdit olarak gördü ve Tigran’ı Amed’e sokmadı. Şimdi mezarı Brüksel’de olsa da Tigran eserleriyle yaşamaya devam ediyor ve halkının sanatçısına olan sevgisi çığ gibi büyüyor.

Arkadaşları ruhunu şad edecek
Kürt müziğine yaptığı besteler ve katkılarla kendine ait bir ekol yaratan Ermeni kökenli sanatçı Aram Tigran, cümbüşüyle halkların ortak ezgilerini dile getirdi. Söylediği şarkılarla aşk ve özgürlük değerlerini birleştiren Tigran, sözlerdeki anlam derinliğiyle de sevenlerine önemli ruh zenginliği kattı. Klasik Ermeni müziği ile Kürt müziğini sentezleyerek aktaran Aram, müzikal dil olarak da Kürtçeyi seçmişti.
Kürtler, ailesini katliamda kurtardığı için babası ona ‘Sen sanatçı olacaksın ve ölene kadar Kürtlerle yürüyeceksin’ dediğinden Aram da ölene kadar Kürtlerin yanında yer aldı. Tigran’ın Kürtlerle olan dostluğunu eşi Sirvat Malikyan Tîgran şu sözlerle anlatıyordu: „Aram Kürt halkına aşıktı. Ölünceye kadar Kürtler için çalıştı. Kürtlerde O’nu kucakladı. Dünyanın dört bir tarafında O’nu anıyorlar. O bugün sürgünde ama birgün mutlaka Amed’e gidecektir. Arkadaşları ve Kürtler, onun ruhunu şad edecekler...“

Stilini değiştirmedi
Müzikal yaşamına 12 Kürtçe albüm sığdıran Tigran, Kürt dilinin yanında Mezopotamya’da yaşayan kadim halkların dillerini de unutmadı. Süryanice, Ermenice, Arapça, Türkçe ve Yunanca seslendirdiği şarkılarla da halkların acılarını ve sevinçlerini dile getirdi. Aram Tîgran, sadece bir yorumcu değildi. Aynı zamanda beste yapıyor, nota düzenliyordu. Hep yeni eserler üreterek halkına yeni müzikler dinletmek isterdi. Tîgran’ın kendine özgü diğer bir özelliği ise müziğe başladığı günden bugüne kadar şarkılarını tek bir stille söylemesi ve sesini de bu tarzda kullanmasıydı.


Amedliler Aram’ı anıyor
Tigran, ölümünün 3. yıldönümünde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Amed’de yarın 21.00’de çok sayıda sanatçının katıldığı Aram Tigran’ı anma etkinliği düzenleniyor. Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen etkinliği Aram Tigran Konservatuarı, Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) ile birlikte Amed Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi organize ediyor. Sümerpark Anfi Tiyatro’da düzenlenecek etkinlikte sanatçılar Tigran’ın eserlerini seslendirecek. Etkinliğe Cömert, Farqin, Bülent Turan, Mizgin Tahir, Hivda Gökel, Neşet Gökmen, Ali Geçimli, Ruken Devrim, Genim, Xanemir, Şilan ve Bavercan katılıyor. Etkinlik kapsamında ayrıca sinevizyon gösteriminin yanında Aram Tigran’ın hayatı ve eserlerinin yer aldığı „Denge Azadiye Sembole Biratiye Aram Tigran“ adlı biyografik kitabın da tanıtılacağı ifade edildi. Tigran’ın 3. ölümyıldönümüne yetiştirilen kitapta Tigran’ın 150 şarkısının notalı hali, şarkı sözleri ile birlikte farklı sanatçılarla yapılmış röportajlar bulunuyor. Öte yandan Tigran’ın mezarının yer aldığı Brüksel’de de ailesi ve sevenleri anma etkinliği düzenliyor.

Aram Tigran kimdir?
Aram Tigran, Ermeni katliamından kaçarak kurtulan Tigran ailesinin bir ferdi olarak 15 Ocak 1934’te Qamişlo’da dünyaya gelir. 15 yaşından itibaren cümbüş çalmaya başlar. 1953 yılında ilk olarak profesyonel söyler ve bu tarihle birlikte Kürtler arasında tanınan sayılı sanatçılar arasına girer. 1996’da da Erivan’a yerleşen Aram, burada 1985 yılına kadar Erivan Radyosu’nda çalışır. 1990 yılıyla birlikte Avrupa’ya çıkan Aram, yaşamını yitirdiği tarihe kadar çok üretken bir dönem geçirmiş ve sayısız eseri Kürt müziğine kazandırmıştır.


KÜLTÜR SERVİSİ