Meliha ve Ferit Aktaş çifti, mahsur kaldığı bodrumda çocuklarıyla yaptıkları son görüşmeleri anlattı. En son 5 Şubat günü kendisinden haber alınan Rohat’ın oğlu Rohat’ın davasına son derece bağlı ve korkusuz olduğunu söyleyen baba Aktaş, “Rohat doğruları yazmak için Cizre’ye gitti. Orada devletin vahşi saldırısı sonucu günlerce yaralı kaldı. Ambulanslar günlerce gitmedi ve orada katledildiler. Rohat halkına ve arkadaşlarına son derece bağlı birisiydi. Bu yaptıkları yanlarına kalmayacaktır” diye konuştu.




AKP’ye oy verenler sorumlu


Son günlerde devletin ‘Teslim olun’ çağrılarında bulunduğunu hatırlatan Aktaş, oğlu Rohat’ın yaralı arkadaşlarını bırakmadığını, onlara boyun eğmektense şerefli bir ölümü tercih ettiğini ifade etti. Bu yüzden de oğlu ile gurur duyduğunu belirten baba Aktaş, “Oğlum üncak DNA sonuçlarından teşhis edilebilindi. İnsanları katlettikten sonra benzin döküp yaktılar. Daha önce ne böyle bir vahşeti ne gördüm ne de duydum. AKP’ye oy verenler bu katliamdan doğrudan sorumludur. Uyanın artık! Celladınızın yanında yer almayın artık. Tek isteğim artık Kürtlerin birlik olması” dedi.




Hiçbir zaman yenik düşmedi


Rohat’ın daha 15 günlükken hayatın zorlu koşullarıyla savaştığını anlatan anne Meliha Aktaş da oğlunu korkusuz, çalışkan ve zeki biri olarak tarif etti. Rohat’ın çocukluğundan bu yana birçok zorlu hastalık geçirmesine rağmen yaşama tutunduğunu dile getiren anne Aktaş, şöyle devam etti: “Hiçbir zaman yenik düşmedi benim çocuğum. Tıpkı zalim ve vahşi devlete karşı boyun eğmeyip yenilmediği gibi. Hem kahramanlık hem de yoldaşlık anlamında eşine az rastlanır. Anlatılamaz Rohat’ım. Çocuklarımızı gözlerimizin önünde katlettiler. Diri diri yaktılar. Bunu tüm dünya gördü ve herkes sessiz kaldı. Rohat ile en son konuştuğumda sol kolundan yaralandığını ve iyi olduğunu söylemişti. Bir Rohat’ı katledebilirsiniz ama Rohatları katledemezsiniz. Bir Rohat gitti ama binlerce Rohat geldi. Demesinler biz yaptık, oldu bitti. Bu onların yanına kalmayacak. Rohat’ımın son sözü ‘Şerefli bir ölüm, yaşamın en iyi ifadesidir.’ Elbet intikamımızı alacağız.“ 



MEHMET SIDDIK DAMAR/DİHA/URFA






Çocuğum sen bizi affet


Cizre’de katledilen YPS’li Doğan Çalış (Ava Zer) ile Abbas Güllübahçe, Bitlis’te toprağa verildi. 

YPS’li Doğan Çalış’ın (Ava Zer) cenazesi, Silopi Habur Sınır Kapısı’ndaki geçici Adli Tıp Kurumu’ndan ailesi tarafından alınarak Bitlis’e bağlı Kasrîk (Narlıdere) köyüne getirildi. Cenaze törenine Çalış ailesi, DBP Bitlis İl Eşbaşkanı Enver Barin, Bitlis Belediye Eşbaşkanı Nevin Daşdemir Dağkıran da katıldı. Defin işleminin ardından kısa bir konuşma yapan Çalış’ın akrabası Hasan Akça, “Katliama uğrayan çocuklarımızın çığlıklarına ses olamadık. Biz görevimizi yerine getirmedik. Bu eksikliğimizdi. Çocuğum sen bizi affet. Bugün binlerce anne ve baban var. Her zaman yolunuzda yürüyeceğiz” dedi. 

Çalış’ın amcası Cemal Çalış ise yeğeninin Cizre’deki onurlu duruşunun kendilerine cesaret verdiğini söyleyerek, “Doğan, Kürt halkının şehididir. İradesinin önünde saygıyla eğiliyorum. Kürt halkının başı sağolsun” dedi. 

Abbas Güllübahçe’nin cenazesi ise gece saatlerinden Bitlis Mutki’ye bağlı Parsîng (Boğazönü) köyünde defnedildi.


4 kişi gece yarısı defnedildi

Cenazeleri Habur Sınır Kapısı’ndaki geçici Adli Tıp Kurumu’nda tutulan Egit Küçük, Haci Külte (13), Azad Yılmaz ve Harun Barin’un cenazeleri aileleri tarafından teşhis edildi. 

Teşhis işlemlerinin ardından aileler tarafından önceki akşam teslim alınan cenazeler, Cizre’ye getirildi. Cenazelerin gündüz defnedilmesini isteyen aileleri engelleyen Türk devlet güçleri, cenaze araçlarını Yasef Çocuk Mezarlığı’na yönlendirdi. Bu dayatma ile cenazeler, aileleri tarafından gece geç saatlerde defnedilmek zorunda kaldı. 


Edin de toprağa verildi

Cudi Mahallesi’nde bir evde sandığın içinde önceki gün cenazesi bulunan 3 çocuk babası Sahip Edin, Habur Sınır Kapısı’nda kurulan geçici ATK’de yapılan otopsi işlemlerinin ardından Cizre’ye getirildi. Kent girişinde uzun süre bekletilen cenaze aracı polisler tarafından aramak isteyince aile duruma tepki gösterdi. Uzun süre bekleyişten sonra kente sokulan Edin’in cenazesi Cizre Asri Mezarlığı’na getirildi. Devlet güçlerinin ablukası altına mezarlıkta dini vecibeleri yerine getirildikten sonra Edin okunan dualar eşliğinde toprağa verildi. 


 BİTLİS/ŞIRNAK