Türk devletinin Ceylanpınar’ın hemen karşısındaki Serêkaniyê’ye yönelik 6 gündür, sivil katliamlar pahasına 24 saat aralıksız havadan ve karadan tüm gücüyle saldırdığını Serêkaniyê’de büyük bir direniş sergileniyor.

Türk devletinin ‘kontrol altında’ yalanının aksine bombardıman altındaki Serêkaniyê’nin çeperinde dün de şiddetli çatışmalar devam etti.

İşgalci Türk ordusu ile bünyesini aldığı DAİŞ ve El Kaide arttığı çeteler, 9 Ekim’deni beri Kuzey-Doğu Suriye’ye işgal saldırılarını sürdürüyor. Sivil yerleşim alanları, sağlık merkezleri, sağlık personelleri, sivil konvoylar ve çarşı merkezleri hedef alınıyor. Tüm sınır hattındaki köyler ile beldeleri havadan ve karadan bombalıyor.

QSD savaşçıları, Serêkaniyê’ye üç koldan saldıran Türk ordusu ve çetelerine ağır darbeler vuruyor. Türk Cumhurbaşkanı ve Savunma Bakanı’nın iddiaların aksine kent dün de işgal altına alınamadı. Büyük bir direniş sergileyen QSD savaşçıları, yoğun bombardımana rağmen Türk ordusunun karadan ilerlemesini engelliyor, kentin çeperinde ev ev çatışıyor.

ANHA dün sabahtan itibaren aktardığına göre; QSD savaşçıları Serêkaniyê kent merkezine sabah saatlerinde sızmaya çalışan işgalci Türk ordusu ve çetelerine ağır darbe vurdu; 27 asker öldürüldü, 2 panzer ve 3 iş makinesi imha edildi.

Sonuna kadar direneceğiz

Serêkaniyê direnişince yer alan Savuşka Serêkanî: 6 gündür Türk devletinin saldırılarına karşı direniş içerisindeyiz. Türk devleti her ne kadar kenti almaya çalışsa da her seferinde saldırılarını kırıyoruz ve boşa çıkarıyoruz. Türk devleti bilmeli ki, Serêkaniyê hiçbir zaman onların toprağı olmayacak. Burası bizim toprağımız, bizim ülkemiz, kimse izinsiz giremez. Erdoğan bilmeli ki, hiçbir şekilde Serêkaniyê’ye giremeyecek. Bugün Serêkaniyê’nin kalbine ineceğini söylemiş. İşte biz buradayız. Henüz herhangi bir mahalleye bile girebilmiş değiller. Sınırda çatışmalar devam ediyor. Sonuna kadar direnişimizi sürdüreceğiz.”

Geldiklerine pişman oluyorlar

Serêkaniyê direnişinde yer alan Mordem Dirbêsiyê: Serêkaniyê’de savaş yaşanıyor. Türk devleti Serêkaniyê’yi işgal etmek istiyor. Tarihi tekerrür ettirerek, yağmalamak, bu halka karşı katliam yapmak için güdümündeki vahşi çeteleri buraya getirmek istiyor. Tabi, altı gündür burada şiddetli bir savaş ve direniş var. Bizim de önümüzdeki tek yol direniştir, başka yol yok. Zaten kaç gündür her geldiklerinde bağrışmalar duyuluyor. Her ilerlemek istediklerinde, geri kaçıyorlar. Serêkaniyê’de yaşanan budur, sonuç ise zafer olacaktır.

Onlara cehenneme çevireceğiz

Serêkaniyê direnişince yer alan HAT savaşçısı Goran Dêrik: Serêkaniyê kentinde 6 gündür savaşıyoruz. Türkler uçakları ve topçuları ile sürekli bombalıyor. Biz de onlara karşı savaşıyoruz. Sonuna kadar savaşacağız. Halkıma karşı yapılan katliam bizi  derinden etkiledi. Halkımıza, yaralanan ve şehit düşenler için söz veriyoruz, intikamlarını alacağız. Burayı onlar için cehenneme çevireceğiz. Serêkaniyê’yi aldıklarını iddia ediyorlar. Aksine kaçıyorlar. Şunu söylüyoruz, sonuna kadar savaşacağız. Direnmek yaşamaktır, teslimiyet ihanettir.

GİRÊ SPÎ

İşgalci Türk ordusu Girê Spî kent merkezi ile köylerini havadan ve karadan yoğun bir şekilde bombaladı. QSD Basın Merkezi’ne göre 13 Ekim’de Girê Spî’de şunlar yaşandı: Sabah saatlerinde, rastgele bombardımanın ardından işgalci Türk ordusu binlerce çete mensubu ile birlikte iki koldan kente saldırdı. Şiddetli çatışmalar ve aralıksız hava saldırıları ardından, işgalci orduya bağlı bir çok çete mensubu öldü. Çatışmalar ardından insansız hava araçlarının yoğun uçuşları nedeniyle bazı savaşçılarla bağlantımız koptu.

Türk ordusu, öğle saatlerinde ağır bir bombardımandan sonra tank ve panzerler eşliğinde Silûk beldesine saldırdı. Belde içerisinde uzun süre şiddetli çatışmalar yaşandı. Güçlerimiz Nestel bölgesinde ilerlemek isteyen Türk güçlerini vurdu, geri kaçmak zorunda kaldılar. Çatışmaların ardından savaş uçakları ve topçu birlikleri bölgeyi ağır bir şekilde bombaladı. Savaşçılar,  en az 10 işgalciyi öldürdü, 3 panzer imha edildi.

Direniş, çatışma ve bombardımanlarda toplam 6 savaşçı şehit düştü ve bazı savaşçılarla bağlantı koptu.

Siviller bombalandı

İşgalci Türk ordusu Tirbespiyê ilçesinin kuzeybatısındaki Til Şiîr köyünde bulunan tarihi bir tepe ile Til Cîhan köyünü bombaladı.

Girkê Legê’nin kuzeyindeki Qasteban köyüne Türk ordusu tarafından bombalandı.

İşgalci Türk ordusu Kobanê kentine de top ve havanlarla saldırdı. Bombardıman sonucunda Cemîl Ehmed Ehmed(65) ve Rohilat Yildiz(20) adlı siviller yaralandı. Siviller hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Türk ordusu tarafından Dirbêsiyê ilçesine bağlı Çetela köyüne dönük bombardımanda Ezedîn Mehmûd Yûsiv adlı sivil yaralandı.

 

SERÊKANİYÊ

 
 

Suriye devletine sınır daveti

 

Kuzey-Suriye Özerk Yönetimi, önceki gün yaptığı açıklamada, Rusya’nın da dahliyle Suriye devleti ile yaptıkları görüşme sonucu Suriye ordusunun sınırların savunmasını üstlenmesi konusunda uzlaştıkları açıkladı. Açıklamanın ardından Suriye askerleri Minbic, Til Temir ve Eyn Îsa’ya geldi.

Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından önceki akşam yapılan açıklama şöyle: Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak Suriyeli gençlerden oluşan demokratik güçlerimiz, 2014’te teröre karşı savaşa başlamıştır. Terör örgütüne karşı verilen bu kurtuluş savaşı Kuzey-Doğu Suriye’de devam etmiş, Fırat’ın batısındaki Minbic, ardından Girê Spî, Tebqa, Reqa ve Derazor’un kurtuluşuyla sürmüştür. DAİŞ terörüne karşı 5 yıl süren mücadelemiz, Derazor’da 23 Mart 2019 günü ilan edilen zafer ile sonuçlanmıştır. Terörden özgürleştirdiğimiz alanlar Suriye coğrafyasının yarısına tekabül etmektedir ve bu uğurda QSD 11 bin şehit ve 24 bin yaralı gibi büyük bir bedel vermiştir. Suriye halklarını özgürleştirme, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak ve halkı terör zulmünden kurtarabilmek için böylesine ağır bir bedel ödedik.

Kuzey ve Doğu Suriye’de ortaya koyduğumuz siyasi projemiz parçalanma çağrısı yapmamaktadır. Her zaman diyalog ve Suriye krizinin çözümü barışçıl yollarla çözümü için çağrıda bulunduk ve bulunmaya da devam ediyoruz. Türkiye başta olmak üzere hiçbir komşu ülkeye tehditte bulunmadık fakat Türkiye bizi terörle suçlamaktadır ve bu suçlamaya devam etmektedir. Bununla birlikte, Suriye krizinin başından bu yana terörün yayılması için olumsuz bir rol oynamış olan Türkiye, bugün, topraklarını kanlarıyla kurtarmış Demokratik Suriye Güçleri’ne saldırmaktadır.

Geçtiğimiz 5 gün içerisinde sivillere yönelik vahşi suçlar işlendi. QSD güçleri, Suriye topraklarının korunması için kahramanca direndi ve bunun neticesinde şehit ve gazi verdi. Türk devletinin işgal saldırıları devam ediyor. Bu işgal saldırılarının önüne geçebilmek için Suriye hükümeti ile anlaşmaya vardık. Suriye hükümeti, Suriye sınırları ve toprak bütünlüğünün korunması görevini yerine getirecektir. Suriye ordusunun, Türk devleti tarafından işgal edilen alanların özgürleştirilmesi ve Türk devletinin işgal saldırılarına karşı QSD’ye destek sunabilmesi için Suriye-Türkiye sınır hattının tamamına yayılmasına izin verilmiştir. Bu anlaşma, Efrîn başta olmak üzere Türk devleti ve bağlı çete grupları tarafından işgal edilen tüm Suriye toprakları ve kentlerinin özgürleştirilmesine imkan verecektir.

Bu temelde, sınır hattında bulunan halkımız başta olmak üzere tüm Kuzey-Doğu Suriye halklarına varılan anlaşmayı duyuruyoruz. Suriye ordusu, Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetim koordinesiyle bölgeye yayılacaktır.”

Xelîl: Rusya da vardı

TEV-DEM’den Aldar Xelîl, dün Ronahi TV’nin soruları üzerine Suriye devleti ile yapılan görüşmeye Rusya’nın katıldığını ve devletin tüm sınırların savunmasını üstlenmesinde uzlaşıldığını söyledi.

Suriye ordusu da geldi

Suriye ordusu da önceki akşamdan itibaren Kuzey-Doğu Suriye’ye gelmeye başladı. Suriye askerleri Minbic, Til Temir ve Eyn Îsa’ya geldi, Kobanê tarafına da gelmeleri bekleniyordu. Kobanê Askeri Meclisi, Kobanê’deki gecikmenin Koalisyon’un henüz çekilmemesinden kaynaklandığını söyledi.