El emeği göz nuru istiyor
Kofî, kadınların el emekleriyle yapılan ve özel günlerde takılan kültürel bir aksesuar. Deri, 'dimsê elbika' olarak bilinen pekmez kabı tahtasından ve 'fîna' olarak adlandırılan keçe türü bir kumaştan yapılan kofî, el işlemeleri, boncuk, altın ve gümüş aksesuarlarla da süsleniyor. Ayrıca kofî yapımında, eski inançlara göre nazarı engellemek amacıyla tılsım şeklinde adlandırılan süslemeler de kullanılıyor.
Gelinlerin vazgeçilmez aksesuarı
Îdir'ın Tozan (Tuzluca) İlçesi'nde yaşayan Sefure Serin (60), kofîden vazgeçmeyenlerden. Çocukluğundan beri kofî takmayı sevdiğini belirten Serin, bu geleneksel kıyafeti "Bizim kıyafetlerimiz püsküllüydü ve geleneksel renklerden yapılırdı. Önümüze mêzer takar, üstüne de kurtik giyerdik. Yelek gibiydi ama püskülleri uzundu" diye tarif ediyor. Serin, kofînin gelinlerin vazgeçilmez aksesuarı olduğunu söylerken, şu tarifi yapıyor: "Kofîler süslenirdi. Kişi gücüne göre altın ya da gümüş ile süslerdi. Gümüşten taçlar da kofînin üstüne takılır, üzerine de bir tarafa kırmızı, diğer tarafa da yeşil şal atılırdı. Sarı şalı ise sağdıç geline takardı. Gelin kofîsini ömrü boyunca takardı."
Medeni duruma göre bağlama biçimi
Serin, kofînin bağlanma şekline göre anlamlar taşıdığını ifade ediyor. Henüz evlenmemiş, yeni evlenmiş ve dul kadınların kofîlerini farklı şekillerde bağladığına işaret eden Serin, "Eşi ölen bir kadın, beyaz bir yazma ile başındaki kofînin hepsini kapatacak şekilde başını örterdi. Yeni evlenmiş kadınlar ise yazmalarını, kofîlerinin süslemeleri görünecek şekilde bağlardı" diyor.
Şimdiki neslin geleneksel giyim kuşamla dalga geçtiğinden, hor gördüğünden yakınan Serin, "Kofî artık kullanılmıyor, ama ben inanıyorum ki gün gelecek kofîyi herkes takacak, tekrar kullanıma girecek" diyor.
GÜLŞEN KOÇUK/NAZAN TÜRTÜK/JINHA/ÎDIR