Cuma günü birçok ilde eşzamanlı olarak düzenlenen ve 41 kişinin gözaltına alındığı operasyonları kınayan sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri „Özgürlük ve adaletten yana olanlarla birlikte sesimizi yükselteceğiz“ mesajını verdi.
 EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan: AKP iktidarının gerici baskı ve terörünü bir kere daha kınıyoruz. Bütün demokrasi güçlerini, bu baskı ve zulüm politikalarına karşı birleşmeye ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
ÖDP Genel Başkanı Alper Taş: Bu baskınlara, ‘buna da şükür’ diyenlerden olmayacağız, mücadele edeceğiz. Özgürlük ve adaletten yana olanlarla birlikte demokrasiyi kazanmak için sesimizi yükselteceğiz.”
ESP Genel Merkezi: Bu baskınların emrini Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin vermiştir. Bütün demokratik ilerici sosyalist güçleri basılan binaların önünde açıklamalar yapmaya, dayanışma ziyaretlerinde bulunmaya çağırıyoruz.
DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan: Erdoğan barışla arasına mesafe koymayanları tehdit ediyor. Bugün BDP’ye, KESK’e ve partimize yapılan hukuk dışı polis baskınlarının sorumlusu savaşı kışkırtan bu zihniyettir.
Tüm Bel-Sen: Konfederasyonumuz ve Sendikalarımız olmak üzere toplumun emek, demokrasi, barış ve özgürlükten yana örgütlü güçleri, ülkeyi adeta açık bir cezaevine dönüştüren bu saldırılarla susturulamaz.“
KESK: Hiçbir baskı, yıldırma operasyonu bize mücadelemizden geri adım attıramayacak. Yirmi beş yıldır onlarca hükümete karşı bu mücadeleyi, her türlü baskıya rağmen bu günlere kadar nasıl sürdürdüysek bundan sonra da sürdürmeye kararlıyız.
DİSK: Siyasi iktidarın bu saldırısı sadece KESK’e yönelik değil, bütün emek ve demokrasi güçlerine yöneliktir. Bütün uluslararası işçi örgütlerini acil dayanışmaya çağırıyoruz.

İHD: Son operasyonla hükümetin merkezden planladığı bu operasyonun yeni stratejinin bir hamlesi olduğu ortaya çıkmıştır. Başbakan’ın Leyla Zana’yı hedef alan açıklamaları da karşılığını buldu. Özel yetkili savcılar ve mahkemeler de siyasal iktidarla ne kadar iç içe çalıştıklarını bir kez daha kanıtladı. İHD Diyarbakır Şubesi’ne yapılan baskınla Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi açıkça ihlal edilmiştir. Siyasal iktidarı demokrasiye bağlılığa davet ediyoruz. İnsan hakları savunucularının mücadelesi, tüm engelleme çabalarına rağmen, devam edecektir.

HABER MERKEZİ