Tutsak yakınları, olası şehadetlerden adım atmayan hükümet kadar sessiz kalan insanların da sorumlu olacağını söyledi.
20 yıldır cezaevinde tutulan Mehmet Nazir Gümüş, Bandırma Cezaevi'nde 1 Mart'a süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlayanlar arasında bulunuyor. Gümüş'ün annesi Hanife Gümüş, oğlu ile birlikte eylemde olan tutukluların kararlı olduklarını söyledi. Gümüş "Cezaevlerinden onlarca tabut bile çıksa diğerleri açlık grevine devam edeceklerdir. Kararlarında netler ve talepleri de bellidir" dedi.
Açlık grevindekilerin başına bir şey gelmeden devletin adım atması gerektiğini aktaran Gümüş, "Cezaevlerinden bir cenaze çıkması durumunda sorumlu hükümet ve Cumhurbaşkanı olacaktır. Devlet artık bu noktada adaletli bir adım atsın. Ölümler olmadan bir şey yapılsın" diye konuştu.
Ailelere psikolojik baskı
Cezaevi görüşleri sırasında aileler üzerinde psikolojik baskı oluşturulmaya çalışıldığını kaydeden Gümüş, şunları söyledi: "4 gün öce oğlumun görüşüne gittim. Çok sayıda tutuklu ailesi ziyarete gelmişti. Bir o kadar da asker ve polis ile karşılaştık. Diğer yandan cezaevlerine gönderdiğimiz mektuplarda bir kelime bile Kürtçe varsa 3 ay boyunca vermiyorlar. Kitapları, gazeteleri verilmiyor."
Bu zulme ortak olmayın
4 yıldır cezaevinde tutulan ve 1 Mart’ta Kırıklar F Tipi Cezaevi'nde açlık grevine başlayan Savaş Özer'in babası Veysi Özer de "Çocuklarımızın başına bir şey gelirse sorumlusu hükümettir" dedi. Özer, şöyle devam etti: "Oğlum daha önce 10 günlük bir açlık grevine girmişti. 1 Mart itibari ile o da süresiz dönüşümsüz açlık grevine girdi. Cezaevinde görüşe gittiğimde oğlumun yanında bulunan arkadaşları bana şunu söylediler, 'Bir arkadaşımız dahi şahadete ulaşırsa biz yüzlerce kişi devam edeceğiz. Kimse bizi durduramaz.' Bundan dolayı biz insanlara sesleniyoruz, vicdan sahibi, kendine Müslüman diyip evlerinde oturanlara sesleniyorum ve diyorum ki; bu zulme ortak olmayın. Gerçekten bu büyük bir yüktür. Bu zulmün önünü almalıyız. Bizde huzur kalmamış. Geceleri uyuyamıyoruz. Bizler de tecrit altındayız. Çocuklarımızın ellerinden başka bir şey gelmediği için bedenlerini açlığa yatırdılar."
Biz de taleplerini sahipleniyoruz
2 yıldır cezaevinde olan ve 1 Mart'tan itibaren bulunduğu Tarsus 1 Nolu T Tipi Cezaevi'nde açlık grevine başlayan tutuklu Mehmet Aktaş'ın kardeşi Ebedin Aktaş ise tutsakların talebinin vicdani, ahlaki ve hukuki bir talep olduğuna dikkat çekti. Kendilerinin de tutsakların taleplerini sahiplendiklerini vurgulayan Aktaş, tutsakların talebine ses verilmesi gerektiğini söyledi. Bir kişi dahi yaşamını yitirirsen sorumlusunun hükümet olduğunu söyleyen Aktaş, "Sorumlusu her ne kadar hükümet olsa da bizler sesimizi çıkarmazsak, seslerine ses olmazsak suçlu oluruz. Kendine demokratım diyen herkesin, tüm sivil toplum örgütlerinin bunun için mücadele etmesi ve Türkiye'nin gündemine sokması gerekiyor" şeklinde konuştu. Eylemdeki tutukluların kararlılıklarına işaret eden Aktaş, "Tutukluların moral ve motivasyonları yüksek ve kararlarında da netler" dedi.