Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan ağır tecride karşı Strasbourg’da bulunan Avrupa Konseyi (AK) ve İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) yakınında 23 Ekim’de başlatılan oturma eylemi bugün 30’uncu gününde. Kış koşullarına rağmen devam eden eylemde Kürdistan’ın dört bir yanı ve her yaştan katılımcılar yer alıyor. 


Evine uğramadan eylem alanına



İlerleyen yaşına rağmen oturma eyleminde yerini alan Asya Reşit, Rojava’nın Efrîn kentinden. İki gün önce ziyaret için gittiği Rojava’dan dönen Asya Reşit, gelir gelmez evine dahi uğramadan soluğu eylem çadırında aldığını söylüyor. 78 yaşındaki Asya Reşit her geçen gün kendisini hissettiren soğuğa aldırmıyor. Öcalan’ın Şam’da bulunduğu dönemde her yıl kendisini ziyaret etme ve gerçekleştirdiği halk toplantılarına katılma fırsatı bulduğunu belirten Asya Reşit, sohbetlerinde anılarını anlatması ve Öcalan’ın konuşmalarından örnekler vermesiyle dikkat çekiyor. Öcalan’ın tüm insanlığa güçlü bir mücadele ve ideoloji emanet ettiğini belirten Reşit, şöyle devam ediyor: „Bu mirası tüm insanlıkla paylaşmamız ve sahip çıkmamız gerekiyor. En büyük değerlerimizden biri de Önderliğimiz. O’na yönelik her uygulama tüm Kürt halkını ilgilendiriyor ve buna sessiz kalamayız. Kadınlar olarak sorumluluklarımız daha da büyük.“


Mücadelemizi büyütelim



Eyleme Fransa’dan katılan Serhatlı Berivan Ulusoy, dönüşümlü olarak devam eden eyleme üçüncü kez katıldığını belirtiyor. Türk devletinin uyguladığı tecrit ile Kürt halkı ve Öcalan arasına mesafe koyamayacağına vurgulayan Ulusoy, „Önderliğimiz’den haber alınmaması bizi kaygılandırıyor. Bir an önce avukatlar görüşe gidip Önderliğimizle görüşmeli. Avrupa’daki Kürtler olarak sorumluluğumuz büyük. Strasbourg’da devam eden eylemimizden sonuç almamız için daha çok çaba sarfetmemiz gerekiyor“ diyor. 


Sesimizle sessizliği kıracağız



Rojavalı Arife Tari ise Öcalan’ın esaretinden itibaren Kürt mücadelesinin çalışmalarında aktif olarak yer aldığını belirterek, „Önderliğimize verilmiş sözümüz var“ diyor. Tari, „Eylemimiz bir ayı buldu ama halen taleplerimize yanıt verilmedi. Önderliğimize yönelik komployu birlikte planlayanlar bugün de tecrit uygulamasına karşı ortak tutumu gösteriyor, sessiz kalıyorlar. Sesimizle bu sessizliği kıracağız. Önderliğimizden haber alancaya kadar buradan ayrılmayacağız“ mesajı veriyor. 


Kirli politikalardan vazgeçin



Bir hafta boyunca eylemde yer alacak Ronî Serhat ise geçmişte olduğu gibi bugün de Öcalan şahsında kirli politikaların devreye konulduğunu belirterek, bunun ancak mücadeleyle boşa çıkarılabileceğini vurguladı. Öcalan’ın bir birey değil, Kürt halkını ifade ettiğine dikkat çeken Serhat şöyle konuştu: “Avrupa devletlerinin de bu tecritte payı var. Kürt halkına yönelik politikalar gözden geçirilmeli, bu soruna ciddi yaklaşılmalı. Eylemimizle sessiz kalmayacağımızın mesajını veriyoruz. Sessiz kalmayacağız. İzolasyon ve tecrit gibi kirli politikalarından vazgeçmeliler.“


Başından bu yana Strasbourg’ta



Rojhilat’ın Mahabad kentinden olan Reber Qadiri ise eylemin başından itibaren burada olduğunu belirtiyor. Strasbourg’daki eylemde taleplerinin sadece tecridin kaldırılması değil, Öcalan’ın özgürleştirilmesi de olduğunu söyleyen Qadiri, Öcalan’dan haber alınmadığı için sağlığından endişe duyduklarını ve CPT İmralı’yı ziyaret edinceye kadar eylem çadırından ayrılmayacaklarını söylüyor. Qadiri, “Başta gençler olmak üzere herkes sorumlu yaklaşmalı ve eylemde yer almalı“ diyor. 


Haber alıncaya kadar buradayız



Tecrit ile Kürt halkının sabrının sınandığını belirten Agit Nisebin,  „Herkes Önderliğin Kürt halkı için neyi ifade ettiğini biliyor ama sessiz kalıyorlar. Buna karşı mücadelemiz sürecek ve alanlarda olacağız. Bir aydır eylemdeyiz ve Önderliğimizden haber alıncaya kadar eylemlerimizi sürdürecek, bu sessizliği protesto edeceğiz“ diye belirtiyor.  


Öncülük edelim

Qamişlo kentinden olan Agit Botan ise „Kürt gençleri olarak Önderliğimize uygulanan tecride karşı sessiz kalmamamız, öncülük etmemiz gerekiyor“ diyor. Öcalan’ın ağır tecrit koşullarında da mücadelesini sürdürdüğünü belirten Agit Botan, şunları belirtiyor: „Türk devleti Önderliğimizin sağlığı ve yaşamına yönelik spekülasyonlarla nabız yokluyor.  Eylemlerimiz Önderliğimizin yaşamının da garantisi olacak. Bu planları her yerde gerçekleştireceğimiz eylemlerle boşa çıkarmalı, bununla tecrit duvarlarını yıkmalıyız. Kürdistan’nın her yerindeki gençler alanlarda olmalı. Sonuçları herkes için ağır olabilir ve bunun bilinciyle yaklaşılmalı.“ 


YENİ ÖZGÜR POLİTİKA/STRASBOURG