Dünyanın her yanında farklı sınıflara, etnik ve dini kimliklere sahip her yaşta kadının erkek egemen anlayış sonucu şiddetle yüzyüze kaldığı belirtilen açıklamada, sistemin varlığını devam ettirmek için direkt ya da dolaylı olarak kadınlara yönelik şiddeti meşru hale getirdiği kaydedildi.
Avrupa’da ise kadına yönelik şiddetin medyaya nadiren yansıtıldığı belirtilen açıklamada, olayların üstünün kapatılarak, kapitalizmin teşhirinin engellendiği ifade edildi.
„Kadına yönelik her türlü şiddet, insanlığa yönelik şiddet ve insanlık suçu olarak algılanmadıkça, bu mesele cinsler arası toplumsal sorun olarak görülmedikçe, çözüm yöntemleri de eksik kalacaktır. Dolayısıyla şiddeti gizlemek ona ortak olmaktır prensibinden hareketle, kadına yönelik şiddeti deşifre etmek, toplumsal mücadele vermek bütün duyarlı insanların sorumluluğudur“denilen açıklamada, emeği sömürülen tüm kadın emekçilerle dayanışmayı yükseltmek, zorla fuhuşa sürüklenen, çocuk pornosuna araç edilen, zorla evlendirilen kadınlar için tüm kadınlara 25 Kasım’da seslerini yükseltme ve örgütlenme çağrısı yapıldı.
HABER MERKEZİ