Panele konuşmacı olarak Kürdistan İslami Hareketi üyesi Mele Şevket ve Demokratik Alevi Federasyonu üyesi Erdoğan Ergin katıldı. Mele Şevket, Şêx Said'in yaşamı ve tarihsel sürecini anlattı. 1 Şubat 1925'te tarihte "Şêx Said İsyanı" diye bilinen isyanın başında nasıl yer aldığı, sürecin nasıl örgütlendiği ve dönemin tarihsel koşullarını hatırlatan Mele Şevket, "5 bin kişilik bir güçle başlayan ayaklanma Hani, Muş, Elazığ, Varto ve Erzurum’a yayıldı. 2 Mart 1925'te harekete geçen devlet güçleri ayaklanmayı bastırdı. Hemen ardından Takrir-i Sükun Kanunu çıkarıldı ve bu kanun çerçevesinde İstiklal Mahkemeleri kuruldu. Şark İstiklal Mahkemesi'nde yargılanan Şêx Said ve beraberindeki 47 kişi idama mahkum edildi" dedi.
Erdoğan Ergin ise sözlerine "kadim topraklarda bulunan bir halkın temsilcileri kendi kültürlerini, inançlarını, dillerini barış ve kardeşlik ortamında yaşamak için direnişe geçti. Bu direniş mevcut statükoyu inşaa etmeye çalışan güçler tarafından kanla bastırıldı" diyerek Şeyh Bedrettin, Pir Suldan, Seyid Rıza, Şêx Saidlerin direngen ruhunun mevcut satatükoyu rahatsız ettiği için katledildiklerini ifade etti.
"Ben senin yalanlarınla ve hilelerinle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ben de senin önünde diz çökmedim, bu da sana dert olsun" diyen Seyid Rıza'nın sözlerini hatırlatan Ergin, imha ve inkar politikasına karşı direnen halkların katliamların intikamını almak için bugünki süreci iyi algılaması ve olanaklarını iyi görmesi gerektiğini hatırlattı.
Panele katılan her iki konuşmacı da farklı inançlara sahip olmalarına rağmen ulusal paydanın her iki tarihsel Kürt şahsiyetinde öne çıktığına dikkat çekti.


SELMA AKKAYA/PARİS