Paris'te bu yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Dayanışma ve Mücadele Günü etkinlikleri erken başladı. Önceki gün saat 14:30'da Bastille Meydanı'ndan başlayan ve Bulvar Raspail'e kadar yapılan yürüyüşe, her ulustan binlerce kadın katılım gösterdi. 
Bu yılki eylemin temel sloganı "İnsan hakları ülkeleri! Şiddete karşı kadın hakları nerede?" sorusuydu. 50'nin üzerinde kadın kurumunun imzacısı olduğu eylem için hazırlanan bildiride, kadına yönelik şiddetin her geçen gün biçim ve yöntem değiştirerek nasıl geliştiğine dikkat çekildi.

Yasalar yok etmemeli

Kadınları şiddetten koruma amaçlı yasa ve kanunların uygulamaya sokulması talebiyle yapılan yürüyüşün en ön kortejinde, 2012 seçimlerinde başkanlık adaylarından Tristane Banon, Eva Joly ve Cécile Duflot, Kadın Hakları İçin Ulusal Kolektif'te yer alan 50 kurum temsilcisi, Sosyalist Parti ve Komünist Parti milletvekilleriyle birlikte yürüdü. Eyleme en büyük katılımı Femmes Solidaire, Paris Kürt Kadın İnisiyatifi, Fransız Komünist Partisi (PCF), Yeni Anti-Kapitalist Parti (NPA), öğrenci sendikası UNEF, işçi sendikaları CGT ve FSU ile NPA, EELV, PS, PCF, FG ve Unef öğrenci sendikası sağlamıştı. Eylemde ön plana çıkan slogan şuydu: "Şiddet her yerde, adalet hiçbir yerde" idi.


Dernek ablukaya alındı
Kürt Kadın İnisiyatifi de 300 kişilik kortejiyle eylemde yerini aldı. Kürt kadınlar günlerdir hazırlandıkları eyleme katılmak amacıyla sabahın erken saatlerinde dernek binalarında toplanmaya başladı. Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi (AKKKM), sabah 10:30'da polis çemberine alındı. Polis'e gelen istihbaratta Almanya ve Fransa'nın Lyon kentlerinden gelen 500 kişilik faşist grubun dernek binasına saldırmayı planladığı ve Bastille'de yapılacak kadın yürüyüşünde Kürt kadınların hedeflendiği bilgisi mevcuttu.
Polis, dernek binasını güvenlik gerekçesiyle kordona aldığını açıklarken, dernek binasına giriş çıkışlarda sokak başlarını tutarak kimlik kontrolü gerçekleştirdi. Dernek binasının ablukaya alındığını gören Komünist Parti 10. Paris Bürosu derneğe gelerek, herhangi bir sorun olması durumunda Kürtlerle dayanışma içerisinde olacaklarını bildirdi. O aşamadan sonra dernek binasına yüzlerce Kürt girmek istedi, ancak sokak başlarında polisin engeliyle karşılaştı.
Kürt kadınları Bastille'de gerçekleşen yürüyüş için alana ulaştığında polis, 'Şu an 20 kadar araçta Türklerin bulunduğunu, hareket etmeleri durumda müdahale edemeyeceklerini' deklare etti. Ardından Kürt kadınlara dönük saldırı olacağı yönünde haberlerin yayılmasıyla Bastille Meydanı'na yüzlerce Kürt genci akın etmeye başladı. Faşistlerin Kürt kadınlara saldırı girişimi, gençlerin müdahalesiyle sonuçsuz kaldı.

Faşizme karşı ortak dayanışma

Kürt gençleri kadınlarla birlikte yürüyüş kortejine dahil oldukları esnada polis, gençleri almak istedi. Kadınların müdahalesiyle gözaltılar engellendi. Polisin Kürt kadınları etrafında kordon oluşturmasıyla, Yeşiller Ulusal Sekreteri Cécile Duflot, Sol Cephe Üyesi Martine Bilard, Komünist Parti milletvekilleri, Femmes Solidaires, Unef Öğrenci Sendikası üyeleri ve NPA'dan bir grup, Kürt kadınlarının oluşturduğu kortejin etrafında güvenlik çemberi oluşturdu. Polisin korteje her müdahalesine Fransız Kürt dostları koruma çemberi oluşturdu.

'Şiddete karşı barikat olacağız'

Komünist Parti milletvekilleri polisin alandan geri çekilmesi için sayısız görüşme gerçekleştirdi. "Kürt toplumu zaten kendi ülkelerinde Türklerin baskısı ve zülmü altındadır. Burada onlara şiddet uygulamanıza müsaade edemeyiz. Bugün şiddete karşı yürüyoruz, sizler gelip eylemimizde ezilen bir halkın kadınlarına, çocuklarına şiddet uygulamak istiyorsunuz. Buna biz barikat olacağız" şeklinde gelişen konuşmaların ardından resmi polisler geri çekildi. Ama üç saat süren yürüyüş boyunca geniş bir sivil polis ekibi Kürt kadınlarının kortejinin etrafında sürekli provokatif girişimlerde bulundu.
Recmi protesto etmek amacıyla kefen giyen Kürt kadınlar ve Çukurca'da kimyasal kullanılarak katledilen gerillaların yanık cesetlerin görüntülerinin yer aldığı pankart, Fransız basınının ilgi noktasıydı. Kürt kadınlar şiddete, AKP politikalarına, Türk devletinin şiddet politikasına karşı, Fransız polisinin baskısı altında seslerini yükseltti. Eylem bitiminde gençlere dönük polisin herhangi bir gözaltı vb. girişimi olabileceği gerekçesiyle Fransız Kürt dostları, eylemden ayrılana kadar Kürtlerin yanında yer aldı.


SELMA AKKAYA/PARİS