Bunun nedeni ise "can güvenliği riski". Gerekli düzenlemelerin yapılması halinde şiddet mağduru bu kadınların oy kullanabilmesi mümkün. Fakat buna dönük herhangi bir çalışma hazırlığı bile söz konusu değil.

Konuya ilişkin eski bakan Fatma Şahin, kadınların herhangi bir sandığa kayıtlarının yapılmasının, yerlerinin ifşa edilmesi anlamına geleceği için herhangi bir sandığa kaydettiremeyeceklerine dair açıklamada bulunmuştu. Ancak, Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı gönüllüleri Türkiye'de 2 bin 400'ün üzerinde kadının kaldığı sığınma evlerindeki kadınların seçme hakkını, kimlikleri ifşa edilmeden de güvenlik içerisinde kullanabilmelerini sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılabileceğinden yana.

Oy kullanamamaları bir hak ihlali

Vakfın gönüllülerinden Melike Keleş, oy kullanmanın en temel yurttaşlık hakkı olduğunu vurgulayarak, koruma altındaki kadınların oy kullanamamasının "hak ihlali" olduğunu ifade etti.
Devletin, kadınların oy kullanmalarını sağlamak için hala gerekli yasal düzenlemeleri yapmadığına işaret eden Keleş, oy kullanamamalarının kadınları güçsüzleştirmek anlamına geldiğini de söyledi. Keleş, "Kadınlar için, tek merkezde sandık kurulabilir. Devlet sandıkların güvenliğini alarak kadınların sığınaklarda oy kullanmalarını sağlayabilir. Önemli olan kadınların güvenliğinin sağlanması" diyerek, devleti seçim öncesi bu sorunu çözüme kavuşturmaya çağırdı.

Kampanya başlatıldı

Öte yandan Kadın Çalışmaları Derneği de sığınma evlerinde yaşayan kadınların seçme hakkını kimlikleri ifşa edilmeden güvenlik içerisinde kullanabilmelerini sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılmasını talep etmek amacıyla bir imza kampanyası başlattı. Kampanyanın muhatabı olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı gören dernek, "www.change.org" internet sitesi üzerinden başlattıkları imza kampanyasına ilişkin herkese destek çağrısında bulundu.


ZUHAL ATLAN/DİHA/İSTANBUL