Yazmış olduğu şiirlerinde kadınların yaşadığı acıları ve erkek egemenliğinin kadınlar üzerindeki baskıyı konu edindiğini dile getiren Kejal, “Kerküklü kadınların maruz kaldığı şiddet devam ediyor ve gün geçtikçe ağırlaşıyor. Özellikle de Germiyan bölgesinde kadın ölümleri fazlalaştı. Ben bir kadın şair olarak Kerküklü kadınların maruz kaldığı şiddete şiirlerimle karşı çıkıyorum, şiirlerimle, kadın şiddetine karşı mücadele ediyorum” diye konuştu. 


‘Kadın şair az’

Erkek egemen zihniyetin baskıcı tutumundan kaynaklı Kerküklü kadınların yaşamın her alanında zorlandığını vurgulayan Kejal, Kerkük’te şair kadınların parmak sayısını geçmediğini belirterek bunun nedenini, erkek aklının baskısı olduğunu vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti: “Şair olduğumdan dolayı birçok erkek hatta kadının tepkisiyle karşılaştım. Bana bir kadının şiir okumasının ayıp olduğunu söylüyorlar. Erkek zihniyeti kadının şiir yazmasını, okumasını ayıp görüyor. Birçok festivale katıldım şiir okudum. Fakat katıldığım birçok programda genelde ben tek kadın oluyorum. Mesela Kerkük’te katıldığım bir programda 17 kişiden sadece ben kadındım. Kerkük’te yaşayan kadın şairler parmak sayısını geçmiyor. Oysaki ben inanıyorum ki şu anda Kerkük’te yüzlerce kadın şair var. Fakat toplumsal baskıdan dolayı kendilerini açığa çıkarmıyorlar.”


‘Şiir benim için yaşamın soluğu’

Şiiri kendisi için yaşamın soluğu olarak tanımlayan Kejal, şairlere karşı toplumsal algının değişmesi gerektiğini kaydetti. Kejal, “Bir şiirimde şiirin kızı olduğumu söylüyorum. Şiirin ben, benim de şiir olduğunu hissediyorum. Şiir benim için yaşamın soluğu. Fakat toplumumuz şairlerin deli olduğunu düşünüyor.  Bir radyo programına katılmıştım. Bana ilk sorulan soru şairlerin deli olduğu söyleniyor bunu nasıl görüyorsunuz olmuştu. Ben de hayır şairler deli değildir. Burada şairler adına kütüphaneler açılmış. İsimleri önemli yerlere verilmiş, bu algının şairlerin farklı duruşlarından kaynaklandığını ifade ettim” şeklinde konuştu. 


‘Gözyaşıyla yazıyorum’

Kadın doğasının şiir yazmaya daha yakın olduğunu ifade eden Kejal, “Kadının yaşadığı bazı duygular erkekte yok. Dünyadaki en narin varlıktır kadın. Düşünceleri ve algısı da öyledir onun için ben de kadının şiirden daha nazik olduğunu düşünüyorum” dedi. Her bir şiirini ağlayarak yazdığını dile getiren Kejal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ağlayarak yazmadığım şiirlerim yoktur.  Gözyaşı dökmeden şiir yazamıyorum. Belki de gözyaşlarımda süzülen acılardır bana şiir yazdıran.” 


‘Şiir okunacak yer yok’

Kejal, “Şu ana kadar Kerkük’te kadınların toplanıp birlikte şiir okuyabileceği ya da yazabileceği bir yer yok. Özellikle de şair olmak isteyen genç kadınlar mücadele etmelidirler” dedi. Şairlerin kolay yetişmediğini dile getiren Kejal “Şiir yazmak isteyen insanlar kolay kolay yetişmiyor. Bu insanlara değer vermeliyiz, önem vermeliyiz.”  


NEWROZ DIJWAR/JINHA/KERKÜK