Köln kentinde yılbaşı gecesi genç kadınları hedef alan toplu taciz olayı Almanya'da siyasetin ve kamuoyunun birincil gündem maddesi olmaya devam ediyor. Adalet Bakanı Heiko Maas ve Aile Bakanı Manuela Schwesig'in saldırı mağdurlarını başvuru yapmaları yönünde cesaretlendiren açıklamalarının ardından Köln'de taciz ya da hırsızlığa maruz kalanların verdiği şikayet dilekçelerinin sayısı ise 500'ü aştı. Şikayetlerin yüzde 40'ı cinsel tacizlerle ilgili.
Soruşturma sürüyor
Şüphelilerinin neredeyse tamamının ise Kuzey Afrika ve Ortadoğu kökenli göçmenler oldukları bildirildi. Polis, zanlılar arasında Almanya'ya yeni gelmiş olan mültecilerin de bulunduğunu da söyledi. Soruşturma ekiplerinin listesinde tam olarak kaç kişinin bulunduğu bilinmiyor. Polis yılbaşı gecesi taciz olayına karıştığı sanılan 32 kişiyi tespit ederken, 19 kişinin de ismini açıkladı. Bu 19 kişinin 14'ü Fas ve Cezayir kökenli. Zanlılardan 10'u sığınmacı. Bu 10 kişinin dokuzu da Almanya'da Eylül 2015'ten sonra gelmiş. Kalan dokuz kişinin ise, yasadışı yollarla Almanya'da kaldıkları tahmin ediliyor. Zanlıların hepsi henüz yakalanmadı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Organize suç mu?
Köln'ün yanı sıra Düsseldorf ve Hamburg kentlerinde de yılbaşı gecesi çok sayıda kadının polise cinsel taciz şikayeti ile başvurması ‘’organize suç mu?“ sorusuna neden oldu. Adalet Bakanı Maas, Köln'de yeni yıl kutlamalarında kadınların maruz kaldığı cinsel tacizlerin organize ve önceden kararlaştırılmış olduğunu söyledi. Maas, "Böyle bir çete suç işlemek için buluşuyorsa, bir şekilde planlı olmalı" dedi. Adalet Bakanı saldırganların özellikle belirli bir tarih ve insan kalabalığı aradığından şüphelenildiğini de belirtti.
Mülteci politikası sorgulanıyor
Failler arasında sığınmacıların da bulunması Alman hükümetinin mülteci politikasını tartışmaya açtı. Başbakan Angela Merkel üzerindeki baskı artarken sığınmacı kabullerinin durdurulmasını isteyenlerin sayısı da arttı. Eleştirilerin artmasının ardından Alman hükümeti iltica sürecini zorlaştıran ve suçlu sığınmacıların sınırdışı edilmesini kolaylaştıran adımlar atmaya hazırlanıyor.
Aşırı sağı güçlendirebilir
Öte yandan olayın Köln'ü aşıp federal düzeyde güvenlik kaygılarına ve sığınmacı tartışmasına dönüşmesi ise en çok aşırı sağa yarıyor. Son aylarda Dresden dışında destek kaybına uğrayan "Batı'nın İslamlaşması'na Karşı Yurtsever Avrupalılar" hareketi PEGIDA ile sağ eğilimli Almanya için Alternatif Partisi (AfD) mülteci politikası tartışmalarını kendi lehine çevirmeye kararlı görünüyor. Basına göre, PEGIDA ile AfD hem Köln'de yaşananları, hem de mülteci tartışmalarını malzeme yapıp önümüzdeki seçimlerde başarı dahi elde edebilir. Almanya'da eyalet seçimleri yaklaşıyor. Mart ayında 3, sonbaharda ise 2 eyalette seçimler yapılacak.
Köln'de yabancılar saldırıya uğradı
Köln'den gelen son haberler ise yabancıları tedirgin eder cinsten. Hafta sonunda şehir merkezinde Pakistanlılar ve Suriyeliler saldırıya uğrayarak, yaralandı. Alman medyası Köln'deki tacizlere tepki olarak bu saldırıların düzenlendiğini belirtiyor. Basında, Almanya'da bu tür olayların yaygınlaşmasının zaten zor ve sıkıntılı olan mülteci krizini daha da derinleştiren bir gelişme olabileceği yönündeki kaygılar dile getiriliyor.
KÖLN