124'ü tutuklu 205 Kürt siyasetçinin yargılandığı 'KCK İstanbul davası'na, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde dün devam edildi. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma tutuksuz yargılananların kimlik tespiti ile başladı. Kürt siyasetçiler, "Ez li vir im" diye yanıt verdi. Mahkeme Başkanı Ali Alçık, avukatlar söz almaya başlamadan önce sözlü talep alınmayacağını bildirdi, yazılı olarak iletilmesini istedi. Bunun üzerine söz alan Avukat Ercan Kanar, sözlü taleplerin mutlaka alınması gerektiğini, ceza yargılamasında esas olanın tartışma olduğunu söyledi. Kanar, aksi takdirde bunun Engizisyon Mahkemeleri'ne dönmek anlamına geleceğini ve savunmaların kısıtlanacağını belirtti.
Mahkeme Başkanı Alçık'ın müdahalesine rağmen söz alan Avukat Sinan Zincir ise anadilde savunma talebini yineledi. Av. Zincir, salona Kürtçe bilen sertifikalı bir tercüman getirdiklerini belirtirken, izleyicilerin yanında oturan bu tercümanın sanıkların yanında oturmasını talep etti. Ayrıca son iki günün savunmalar ve taleplere ayrılmasını istedi.

Tecride son verilsin

Taleplerin karara bağlanması için verilen aradan sonra söz alan tutuklulardan Aslan İşçioğlu, "Kürt halkının felfesinde düşmanlık yoktur. PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin kaldırılmasını istiyoruz" dedi. Bunun üzerine mahkeme heyeti, İşçioğlu'nun elindeki mikrofonun alınmasını ve salondan dışarı çıkarılmasını istedi. Avukatlar müdahale ederken, izleyiciler de alkışlarla mahkeme heyetini protesto etti.
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde mahkeme heyeti Aslan İşçioğlu'nun "terör örgütü eleşbaşını övüdüğü ve terör propagandası yaptığı", "mahkemenin huzurunu bozduğu, disiplisizlik yaptığı" iddiasıya bu duruşmadan itibaren 9 Ekim'e kadar yapılacak olan duruşmalara, gerek duyulmadığı sürece getirilmemesine karar verdi.

Av. Kanar zorla çıkarıldı

Başkan Alçık, İşçioğlu'nun salondan çıkarılmak istenmesine itiraz eden ve savunma hakkının kısıtlandığını söyleyen Avukat Ercan Kanar'ın da "ısrarla konuştuğu ve mahkeme düzenini bozduğu" ididasıyla duruşmadan çıkarılmasına karar verdi.
Karara itiraz eden avukatlar, duruşma salonunda oturma eylemine başlarken, mahkeme heyeti salonu terk etti. Yarım saat sonra, duruşma salonuna giren jandarma, Avukat Ercan Kanar'ı fiziki şiddet kullanarak zorla dışarı çıkardı. Avukatlar jandarmayı engellemek isterken, onlar da dışarı çıktı.

Kanar: Onurumuzu çiğnetemezdik
Mahkeme heyetine tepki gösteren avukatlar, basın açıklaması yaptı. Jandarma zoruyla ve şiddet uygulanarak dışarı çıkarılan Ercan Kanar, "Zulme karşı onurumuzu, meslek ahlakımızı çiğnetemezdik. Savunmanın onurunu ayaklar altına alamazdık" diye konuştu.
Avukat Hüseyin Boğatekin ise "Bir kez daha adalet salonunda adaletsizlik, hukuksuzluk yapıldı" dedi.

Duruşma avukatsız sürdü
Jandarma müdahalesini protesto eden avukatlar duruşmaya katılmadı. Mahkeme heyeti, savunma avukatları olmadan iddianamenin okunmasına başladı. Bunun üzerine söz alan BDP İstanbul eski İl Eşbaşkanı Çiğdem Uçar Kılıçgün, avukatlar olmadan iddianamenin okunmasının doğru olmadığını söyledi.
Mahkeme heyeti başkanı Ali Alçık, "Sözlü talep alınmayacak. Bunlar duruşmayı engelleme çabalarıdır" diyerek, talebi kabul etmedi. Tutuklu sanıklar avukatlarıyla görüşmek ve duruşmaya yarın devam edilmesini talep ederken, Ali Alçık, "Mahkeme sanıkların düzenine göre ayarlanamaz" diyerek talebi reddetti.

Tutuklular sırtını döndü
Bunun üzerine yargılanan Kürt siyasetçiler, sırtlarını heyete dönerek alkışlarla protesto etti. 10 dakika süren eylem boyunca görüntü kaydı alınmadığı görüldü. Sonrasında heyet başkanı Ali Alçık, "mahkeme düzenini bozduğu, duruşmanın devam etmesini engellediği" iddiasıyla sanıkların mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verdi.
Duruşma, avukatlar ve sanıklar olmadan iddianamenin okunmasıyla devam etti.

Yüzlerce kişi barikatı aştı
Adliye içinde olduğu gibi dışarıda da gergin saatler yaşandı.
Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde yapılan duruşmaya alınmayan BDP'liler duruşma salonunun olduğu binanın 100 metre ötesine kurulan bariyerlerin arkasında bekletildi. Duruşmada gerginlik yaşanması ve ara verilmesi üzerine, avukatlar dışarı çıktı. Avukatlar, izleyicilerin salona alınması için jandarma komutanı ile görüşürken, BDP'liler "Basıklar bizi yıldıramaz" sloganları ile barikata yüklendi. Bu sırada jandarma ile aralarında arbede yaşandı. Jandarma, cop ve tekmelerle BDP'lilere vururken, geri adım atmayan BDP'liler barikatları aşarak duruşma binasının önüne gelmeyi başardı.

İSTANBUL